ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T. C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/563 Esas - 2024/1296
T.C.
ANKARA BATI
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili; müteveffa ...'ın olay günü taşıt yolunda karşıya geçmek istediği anda yolun ortası mevkide davalı ... yönetimindeki aracın çarpması sonucunda yaşamını kaybetmiş olduğunu, meydana gelen kaza ile ilgili olarak düzenlenen bilirkişi raporları kapsamında sürücü ...'ün kusurlu olduğunun belirlenmiş olduğunu, Ankara ... Asliye Ceza Mahkemesinde ... Esas sayılı dosya kapsamında yapılan yargılama sürecinde sürücü ...'ün 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmış olduğunu ve çeşitli konularda detaylı açıklamalarda bulunarak davalı tarafların kusur ve sorumluluk oranlarının ve olay nedeniyle meydana gelen manevi zararın tespiti ile tespit edilen muhtelif zararın davalılardan sorumluluk durumlarına göre faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili; mevcut belgeler ve bilirkişi raporları kapsamından müteveffa yaya'nın meydana gelen kazanın oluşumunda ağır kusurlu olduğunun açıkça görüldüğünü, kaza sürecinde karşıdan karşıya geçen yayanın kural dışı davranışlarının bulunduğunu, olayın meydana gelişi ve kaza sürecinde de müvekkilinin hafif kusurlu olması nedeniyle talep edilen tazminat miktarının fazla olduğunu ve çeşitli konularda detaylı açıklamalarda bulunarak beyanları kapsamındaki taleplerinin değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili; ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından ZMMS poliçesi ile teminat altına alınmış olduğunu, davacı tarafın başvuru şartını tam olarak yerine getirmeden davayı ikame ettiğinden başvurunun usulden reddinin gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının somut olay itibariyle fahiş ve hakkaniyete aykırı olduğunu ve çeşitli konularda detaylı açıklamalarda bulunarak haksız ve mesnetsiz davanın esastan ve usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalı ... Şirketi tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
Ankara ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası, müteveffanın gelir durumu, davacıların ve müteveffanın SGK kayıtları, davacıların SGK kayıtları, takbis ve trafik tescil kayıtları, davacıların ekonomik ve sosyal durum tespiti, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, 18/10/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi raporunda, meydana gelen trafik kazasında müteveffa yaya ...ın %80 oranında kusurlu olduğunu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ün ise %20 oranında kusurlu olduğunu belirtilmiştir.
GEREKÇE
Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle uğranılan manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. 05/01/2022 tarihinde, sürücüsü davalı ..., maliki ... Şirketi olan, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nce sigortalı olan ... plakalı aracın yaya ...'a çarpması sonucu ölümlü trafik kazası meydana geldiği, bu kaza neticesinde davacılar miras bırakanı ...'ın vefat ettiği anlaşılmıştır. ... plakalı aracın davalı sigorta şirketince 04/10/2021 - 04/10/2022 tarihleri arasında genişletilmiş artı kasko sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, poliçe teminat limitinin manevi tazminat yönünden 250.000,00TL olduğu, sigortalı aracın kullanım durumunun ticari olduğu, davacı yanın arabuluculuk başvurusu ile oluşan zararının tazminini davalılardan talep ettiği, davalılar tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, arabuluculuğun 25/10/2023 tarihinde anlaşmama ile sonuçlandığı tespit edilmiştir.
Bu itibarla sigorta şirketinin 25/10/2023 tarihi itibariyle temerrüte düştüğü kabul edilmiştir.
Dosya arasına alınan Ankara ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı dosyasında, 05/01/2022 tarihli kazaya ilişkin taksirle ölüme neden olma suçundan kovuşturma yapıldığı ve sanık ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan hapis cezasına hükmedildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itirazın reddi ile kesinleştiği, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda kazanın meydana gelmesinde müteveffa yaya ...ın asli düzeyde kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ün ise tali düzeyde kusurlu olduğunun rapor edildiği, yine kovuşturma aşamasında alınıp hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin raporunda da müteveffa yaya ...'ın asli düzeyde kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ün ise tali düzeyde kusurlu olduğunun rapor edildiği görülmüştür.
Mahkememizce taraflarca bildirilen deliller dosya arasına alınarak kaza görüntülerini içerir CD de dosyaya kazandırılarak bilirkişiden kusur raporu alınmıştır.
Mahkememizce alınan raporda da ceza yargılamasında alınan raporlarla örtüşecek şekilde tespitler yapıldığı ve müteveffa yaya ...'ın %80 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı aracın sürücüsü ...'ün ise %20 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce kaza görüntüsü izlenmiş ve bilirkişi raporundaki kusur belirlemesinin olayın oluş şekline uygun olduğu, yayanın tedbirsiz ve dikkatsizce yola çıkmasıyla aracın çarpılmasına maruz kaldığından asli kusurun yayada olduğu kabul edilmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Davacılardan ... ve ... oğullarının ölümü ile, ... ve ...'ın kardeşlerinin ölümü ile müteveffanın manevi desteğinden yoksun kaldıkları, olay sebebiyle ruhsal ve manevi olarak çöküntüye uğradıkları tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. Davacıların vefat eden müteveffa ile yakınlık dereceleri gözetildiğinde; davacıların yaşadıkları elem ve acı, kaybettikleri manevi destek göz önüne alınarak, ruhsal dengesi bozulan davacıların uğradıkları manevi zararın giderimi amacıyla, paranın satın alma gücü itibariyle belirli bir meblağın davalıdan alınarak davacılara verilmesi suretiyle, davacıların zedelenmiş olan yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özlenir kılmamak, günün ekonomik koşullarına TBK'nın 56. maddesi uyarınca uygun bir tazminata hükmedilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Bu tazminattan davalı ...ün araç sürücüsü olması ve haksız fiil sebebiyle sorumlu olduğu, davalı ... Şirketi'nin araç işleteni olması sebebiyle sorumlu olduğu, davalı ... Sigorta Şirketi'nin ise kasko poliçesi sebebiyle sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.
Bu itibarla davacıların manevi tazminat talepli davalarının kısmen kabulü ile, davacı ... için takdiren 40.000,00TL, davacı ... için takdiren 40.000,00TL, davacı ... için takdiren 20.000,00TL, davacı ... için 20.000,00TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, hüküm altına alınan tutarlara davalılar ... ve ... Şirketi yönünden olay tarihi olan 05/01/2022 tarihinden, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 25/10/2023 tarihinden itibaren sigortalı aracın kullanım durumu gözetilerek avans faiz işletilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE, Davacı ... için takdiren 40.000,00TL, Davacı ... için takdiren 40.000,00TL, Davacı ... için takdiren 20.000,00TL, Davacı ... için 20.000,00TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, hüküm altına alınan tutarlara davalılar ... ve ... Şti. yönünden olay tarihi olan 05/01/2022 tarihinden, davalı ... Sigorta AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 25/10/2023 tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2.Alınması gereken 8.197,20TL karar ve ilam harcı ile 427,60TL başvuru harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.120,00TL'nin kabul oranına göre hesaplanan 1.386,00TL'sinin davalı sigorta şirketinden, 1.734,00TL'sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Suç üstü ödeneğinden karşılanan 617,00TL tebligat ve posta gideri ile 3.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.617,00TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre hesap edilen 1.607,55TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, kalan 2.009,45TL'nin davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacıların kendilerini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden AAÜT gereğince davacı ... için hesap edilen 30.000,00TL, davacı ... için hesap edilen 30.000,00TL, davacı ... 20.000,00TL ve davacı ... için hesap edilen 20.000,00TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ayrı ayrı davacılara ödenmesine,
5.Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden; davalılar ... ve ...
Sigorta A.Ş.'nin kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle; karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 3/2. ve 10/2. maddesi gereğince reddedilen miktara göre hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'dan, 30.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'dan, 20.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...'dan ve 20.000,00TL vekalet ücretinin davacı ...dan alınarak bu davalılara ödenmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı ... vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/11/2024
Katip Hakim
(e-imzalıdır)