7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2013/12904 E. , 2013/21007 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili davalı apartmanda asgari ücretle bina görevlisi olarak çalıştığını, davalı işveren tarafından iş akdinin haksız olarak fesih edildiğini, müvekkilinin kış aylarında sabah saat 04:00 ile akşam 24:00 arası, yazın sabah 08:00 ile 23:00 arası haftanın 7 günü çalıştığını işverence fazla çalışma alacağının ödenmediğini, resmi tatillerin tamamında çalıştığını, yıllık izin olarak sadece 7 gün izin kullandırıldığını, bunun haricinde izin kullandırılmadığı gibi ücretinin de ödenmediğini, işten çıkartılırken yasal haklarının ödenmediğini bildirerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma resmi tatil ve yıllık izin ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacının kendi isteği ile işten ayrılarak adres belirtmeden binayı terk ettiğini, işe dönmesini istemelerine rağmen işe dönmediğini, 15 günlük süre geçmesine rağmen geri dönmeyince 18.10.2011 tarihinde sigorta işlemini durdurarak işine son verme kararı alındığını, davacının söylediği çalışma süresinin doğru olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti ve genel tatil çalışma alacağının kabulüne karar verilmiştir.
Anayasanın 141'nci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır. Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrasının birbirine aykırı olmaması gerekir.
Somut olayda, mahkemece tavzih kararı ile gerçekte fazla çalışma ve genel çalışma alacağının %50 hakkaniyet indirimine göre hesaplandığı ancak bu indirim oranının sehven %30 olarak yazıldığı belirtilerek , hakkaniyet indirimin gerçekte %50 indirim oranına göre yapıldığı belirtilmişse de, bu durumun gerçeği yansıtmadığı bilirkişi raporunda hesaplanan fazla çalışma ve genel tatil alacağının hüküm fıkrasında belirtilen %50 hakkaniyet indirimini karşılamadığı anlaşılmış olup gerekçe ile hüküm fıkrasında karışıklığa sebep olunması nedeniyle, kararın bozulmasını gerektirmiştir. Yapılacak iş; Bu aykırılığın giderilmesi suretiyle gerçeğe ve hukuka uygun bir karar vermektir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.