7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2024/5815 E. , 2024/10123 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozma üzerine verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, bilirkişi raporunda her ne kadar suça konu alanın sanığın işgal ederek kullandığı alanın dışında kalmış olduğu belirtilmiş ise de, suça konu yerin kesinleşmiş orman sınırları içinde olduğuna, sanığın kullandığı alanın orman alanı olduğunu kabul ettiğine, suça konu alanın sanığın tel örgüyle çevirdiği alanın bitişiğinde olduğuna, sanığın ağaçların kim tarafından kesildiğini görmemesinin hayatın olağan akışını aykırı olduğuna, eksik inceleme ve soruşturmaya dayalı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
II. GEREKÇE
İhbar üzerine orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde açma yapmak için kesilen meşelerin sanığın çektiği sınır tellerinde direk olarak kullanıldığının anlaşıldığı ve sanığın ağaç kesmediğini ve açma yapmadığını beyan ettiği tespit edilerek sanık hakkında suç tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında suçlamayı kabul etmemiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu orman bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, kesim yapılan sahanın sanığın arazisini çeviren tel örgünün dışında olduğu, 2012 yılı Nisan- Mayıs aylarında motorlu testere ile meşe ağaçlarının kesildiği, suç tutanağında kesilen meşelerin sınır tellerini koruma amacıyla kullanıldığı yazılmakta ise de, sanığın arazisini batıdan çeviren ve ormanla sınır oluşturan tel örgüde kesilen meşelerin kullanılmadığı, açma yapılan veya işgal edilen orman sahası bulunmadığı tespit edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi tarafından, hükmün açıklanmasının geri bırakılması sonrası denetim süresi içerisinde yeni suç işlenmesi nedeniyle hükmün açıklanmasına karar verildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.
Kararın sanık tarafından temyizi üzerine kararın Dairemizin 11.12.2023 tarihli ilâmı ile "sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek, beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Dairemiz bozma ilâmı üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek, sanığın beraatine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmesi karşısında, Bölge Adliye Mahkemesi kararı yerinde görülmüş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çubuk 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde karar verildi.