Aramaya Dön

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/711
Karar No
K. 2024/781
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/711 Esas
KARAR NO: 2024/781
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/11/2024
KARAR TARİHİ: 23/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... ile Müvekkili Şirket arasında belirsiz süreli “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” akdedildiğini, Davalı ile süregelen ve anılan sözleşmeden kaynaklı ticari ilişki boyunca, cari hesap ekstresinde de yer alan ve farklı tarihlerde düzenlenen ürün iadeleri, fatura, hizmet bedelleri, kargo ve sair bedellere ilişkin toplam 14.899,92-TL'nin cari hesabına kaydedildiğini, söz konusu borcun tahsil edilememesi üzerine Müvekkili Şirket tarafından ...26. İcra Dairesi ...Esas sayılı dosyası üzerinden ilgili cari hesap ekstresi dayanak gösterilerek icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu, uyuşmazlığa ilişkin öncelikle arabuluculuk kanun yoluna başvurulduğunu ancak muştur. davalının görüşmeye katılmaması ile sonuç alınamadığını, davalının itirazının haksız olması nedeniyle ...

26.İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile kötü niyeti tazminatına ve yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Esasa ilişkin olarak, müvekkilinin dava konusu olay hakkında hiçbir bilgisinin bulunmadığını, müvekkilin eline ulaşan ilamsız icra ödeme emriyle bu borçla karşı karşıya kaldğını, davacı şirketi arayarak bilgi sahibi olmaya çalıştığını ancak kendisine bir satış işini nedeniyle borçlu olduğunun bildirildiğini, davanın esastan reddinin gerektiğini beyan etmiş, müvekkilinin davacı şirkette veya şirket vasıtasıyla hiçbir satış, ticari iş yapmadığını, müvekkilinin tacir olmadığını, davacı şirketle ticari iş yapmadığını, bu sebeple işbu davada ticaret mahkemeleri görevsiz olup genel mahkemenin asliye hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenle davanın görev yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce ... Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğü ile yazışmalar yapılmış, davalının kaydının bulunmadığı bildirilmiştir.

Gelir İdaresi Başkanlığının 08/12/2024 tarihli cevabi yazısında ise; "Başkanlıklarınca ... tarihi itibarıyla yapılan araştırmada, ... T.C. kimlik numaralı ...'ın ... Defterdarlığına bağlı ... Vergi Dairesi Müdürlüğünce 01/11/2023 tarihinde e-Yoklama yapıldığı ve ilk yoklamada bulunamadığından dolayı mükellefiyet kaydının aynı tarih itibarıyla terk ettirildiği, ortaklık ve yöneticilik bilgisinin bulunmadığının" bildirildiği anlaşılmıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4.maddesinde, bu kanundan doğan hukuk davalarının ticari dava sayıldığı, aynı kanunun 5.maddesinin 2. fıkrasında, bir yerde ticaret mahkemesi varsa asliye hukuk mahkemesinin vazifesi içinde bulunan ve bu kanunun 4.maddesi hükmünce ticari sayılan davalara ticaret mahkemesinde bakılacağı hususları düzenlenmiştir. Bir hukuki işlemin veya fiilin TTK'nun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen bu kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bir hukuki işlemin veya fiilin olması gerekir.

Somut olayda davalının "... Defterdarlığına bağlı ... Vergi Dairesi Müdürlüğünce 01/11/2023 tarihinde e-Yoklama yapıldığı ve ilk yoklamada bulunamadığından dolayı mükellefiyet kaydının aynı tarih itibarıyla terk ettirildiği, ortaklık ve yöneticilik bilgisinin bulunmadığı" bildirilmiş olup, davalının tacir olmadığı anlaşıldığından, görev hususunun mahkemece resen her aşamada değerlendirilebileceği, davanın niteliği itibari ile 6102 Sayılı Kanunun 4-5.md kapsamında kalmadığı bu haliyle 6100 Sayılı Kanunun 2.maddesinde yer alan ''Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesidir.'' hükmü gereğince davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan Mahkememizin Görevsizliğine, dosyanın talep halinde ve karar kesinleştiğinde, yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne Gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dosyanın talep halinde ve karar kesinleştiğinde, yetkili ve görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,

2.HMK 20/1 maddesi gereğince, mahkememiz kararının kesinleşme tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde, dava dosyasının görevli ya da yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA,

3.Harç, vekâlet ücreti, arabuluculuk ücreti, yargılama giderleri konusunda görevli mahkemece karar verilmesine,

4.Davacı tarafından, HMK 20/1 maddesi gereğince işlem yapılmaz ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilirse; davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

5.Karar kesinleştiğinde ve talep halinde, davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın davacıya iadesine, Dair tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere tarafların yokluklarında dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 23/12/2024

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog