Aramaya Dön

Danıştay 5. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/13924
Karar No
K. 2023/16928
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2023/13924 E.  ,  2023/16928 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No: 2023/13924
Karar No: 2023/16928
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

İstemin Özeti : 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Somut olayda ceza hukuku anlamında bir ceza ve suçlamanın söz konusu olduğu, 26/05/2016 tarihli Millî Güvenlik Kurulu kararı öncesinde bir terör örgütünden bahsedilemeyeceği, yasal faaliyetlerin suç delili olarak kabul edilemeyeceği, bu şekilde bir kabulün hukuk devletine, suç ve cezaların geriye yürümezliği ilkesine, hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkesine aykırı olduğu, darbe girişimi ile ilgili olarak hakkında herhangi bir iddiaya yer verilmediği, Garson kod adlı gizli tanıktan elde edilen listelerin çelişki içerdiği, telefon ve GSM hattında ByLock programının tespit edilmediği, hakkındaki mahkûmiyet kararının kesinleşmediği iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.

Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde verilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; "...... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık adına kayıtlı ... numaralı GSM hattının bylock kullanımına ilişkin ... ID numaralı Tespit ve Değerlendirme Tutanağı ve eklerinin dosyamız arasına alındığı, mahkememizce yapılan inceleme sonucu bahsi geçen tutanakta sanığın bylock kullanıcı adının "...", şifresinin "...." olduğu, tespit edilen ilk log tarihinin 08/11/2014 olarak belirtildiği, ekli kişilerde sanık ile meslektaş polis memuru ve komiser yardımcılarının ekli olduğu, bylock programına kaç defa girdiği, kullanıcı kimliğine bağlı kişi listesi, arama kayıtları gibi bilgilere yer verildiğinin görüldüğü,

Mahkememizce sanık adına kayıtlı ... GSM numaralı telefon hattının ve hattın kullanıldığı cihazın belirtilen tarihler arasında bylock uygulamasına ait ... numaralı IP numaralarına erişim ve iletişim sağladığı tarihlerin baz istasyonu bilgileriyle Bilgi Teknolijileri ve İletişim Kurumu'ndan getirtildiği, 16/08/2017 tarihinde BTK'dan gelen cevabi yazı eki olan CD üzerinde yapılan incelemede sanığın ilk oturum başlama tarihi olarak 27/08/2014, son oturum başlama tarihi olarak ise 04/07/2015 olacak şekilde, 813 kez bylock programına ait olduğu belirtilen IP adreslerine erişim ve iletişim sağladığı..." şeklinde tespitlere, öte yandan anılan ceza mahkemesi kararında davacının; "...A.K. isimli şahsın hemşehrisi olması sebebiyle tanıdığını, sınavdan yaklaşık 1 ay önce ikamet ettiği 500 konutlarındaki adresini hatırlamadığı yere gelerek 300 kadar soruyu A4 kağıdında kendisine verdiğini, sorular için Polis okulunda çalıştığını bu soruların çıkmasının muhtemel olduğunu, A.K.'nin örgütle bağlantısı olduğunu bilmediği için soruların örgüt tarafından temin edildiğini düşünmediğini, M.A. isimli şahsı tanımadığını, A.A. isimli şahsı ... birlikte çalıştığı için zaman zaman irtibat kurduğunu, 2010 komiser sınavı ile ilgili herhangi bir görüşmelerinin olmadığını, M.K. ile aynı apartmanda oturduğunu, M.O. ve H.A. ile aynı mahallede oturduğunu, M.S. ve D.S. isimli şahısları tanımadığını ve baz bilgilerinin nasıl örtüştüğünü bilmediğini, bu şahıslarla sınav öncesi sınavla ilgili hiçbir şekilde hiçbir yerde bir araya gelmediğini, her ne kadar etkin pişmanlıktan faydalanmak istemediğini belirttiği ancak A.K. isimli şahsın Polislerden sorumlu abi olarak değerlendirilen kişi olduğunu öğrendikten sonra kendisine verdiği soruların Polislik sınavında çıkan sorular olduğunu anladığını, örgütle herhangi bir bağının olduğunu bilmediğini, örgütün soruları ele geçirdiğini bilmediğini..." şeklinde ikrar niteliğinde beyanlarına ve yine anılan ceza mahkemesi kararında; "...Sanığın çok zor olarak nitelendirilen 8 sorudan 8'ini, zor olarak nitelendirilen 3 sorudan 3'ünü, adaylar tarafından çözülmesi veya aynı şıkta birleşmelerinin imkansız olduğu 26. Soruyu doğru işaretlediği, iptal edilen 8 sorudan 8'ini ve iptal edilen 7 sorudan 7'sini bildiğinin görüldüğü, sanığın 2008 yılında girdiği komiser yardımcılığı sınavından 50 puan aldığı sonrasında 2010 sınavına girip 80 puan almasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, kaldı ki sanığın 2008-2010 yılları arasındaki komiser yardımcılığı sınavlarına da girmediği..." yönünde tespitlere yer verilmiş olup, bu durumda, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan bilgi, belge ve tespitler ile ceza yargılamasında elde edilen tespitler birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog