10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2023/6334 E. , 2024/9652 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Lüleburgaz İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunun esastan reddine, kamu düzeni kapsamında İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle yapılan ilk incelemede noksan tespit edilen hususların ikmali için dosya mahalline geri çevrildikten, noksan tespit edilen hususlar ikmal edildikten sonra, dosya dairemize gelmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işyerinde 26.08.2009 tarihinde işe başladığını, 08.09.2009 tarihinde çalışmakta iken işyerinde iş kazasına maruz kalması sonucunda 70 gün yoğun bakımda kaldığını, iş kazası sebebiyle gözünü kaybettiğini, vücut hareket kabiliyeti ve çalışma gücünü de yitirdiğini, kazanın işverenin kusurundan kaynaklandığını, inşaat şantiyesinde gerekli iş güvenliği önlemlerin alınmamış olup tedbirsizliğin kazaya neden olduğunu, müvekkilin maluliyeti için Kuruma başvurulduğunu, tedavisinin halen devam etmekte olduğunu, iş kazası sonucu müvekkilinin maddi ve manevi zararlara uğradığını beyanla; fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ile 150.000.00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faizleri ile birlikte tahsilini talep etmektedir.
II. CEVAP
1.Davalı ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı Tic A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili şirket arasında herhangi bir hizmet akdi veya ilişkisi bulunmadığını, müvekkili ile diğer davalı arasında iş sahibi-yüklenici ilişkisinin mevcut olduğunu, iş sahibi konumundaki müvekkili şirketin diğer davalıya "Anahtar Teslimi" iş ihale ettiğini, iş sahibi olan müvekkilinin iş kazasından veya işçilik alacaklarından kaynaklanan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, Yargıtay 9. ve 21.HD kararlarının da aynı yönde olduğunu, müvekkili şirketin Sermaye Piyasası Mevzuatı çerçevesinde faaliyet gösteren Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı olup, inşaat ve taahhüt işlerini doğrudan doğruya kendisini yapmadığını, müvekkili şirket yönünden öncelikle husumet yönünden davanın reddini talep ettiklerini, davacıya SSK’ya karşı dava açması için kesin önel verilerek sonucuna göre işverene yönelmesi gerektiğini, davacını manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, hükmedilecek tazminatın belirlenmesinde kusur oranının da göz önüne alınması gerektiğini beyanla; öncelikle esas hakkında karar beklenmeksizin davanın husumet yönünden, kabul edilmemesi halinde sair nedenlerden reddine karar verilmesini talep etmektedir.
2.Yargılama sırasında iflasının açılmasına karar verilen davalı ... Ticaret A.Ş.'yi temsile yetkili iflas idare memurlarına tebliğ yapılmak suretiyle taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "davacının, davalılara ait iş yerinde çalıştığı esnada 08.09.2009 tarihinde iş kazası geçirerek yaralandığı, kazanın işverenlerin iş yerinde gerekli iş güvenliği önlemlerini almaması nedeniyle gerçekleştiğinin alınan bilirkişi raporu doğrultusunda tespit edildiği, dosyadaki mevcut kusur bilirkişi raporuna göre; davalı ... Müteahhitlik ve Tic. A.Ş.'nin %30, davalı ...Ş.'nin %50, davacının ise %20 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek maddi tazminat hesabının yapıldığı, yerleşik Yargıtay uygulaması gereğince; iş kazası veya meslek hastalığından ... tazminat davalarında SGK tarafından bağlanan gelirlerin varsa "İlk Peşin Değerinin" ve varsa geçici iş göremezlik ödeneği miktarından "rücu edilebilecek kısmının" zarar tutarından indirilmesi gerektiği, davacıya 52.307,06 TL ilk peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, iş bu tutarın rücu edilebilecek kısmı (ödeme x davalının kusuru) bilirkişi raporu ile hesaplanan maddi zarardan tenzil edildiğinde dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ile davacının toplamda 164.960,70 TL maddi tazminat alacağı olduğu, açıklanan gerekçelerle davalıların müştekerek ve müteselsilen bu maddi zarardan sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
Davacının kaza geçirdiği tarihteki yaşı ve olayın gerçekleşme şekli, kusur oranı, belli bir süre geçici iş göremezliğe uğraması, zararın gerçekleştiği 08.09.2009 tarihinden bu yana geçen zamanda oluşan ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek hak ve nesafet çerçevesinde yaşanan elem ve ızdırabı hafifletici ve caydırıcılık uyandırması da dikkate alınarak davacı için takdiren 75.000,00 TL manevi tazminata karar verilmiş olup davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle " Davanın kabulü ile,
A) Davalıların maddi tazminat bedeli 164.960,70 TL ile 75.000,00 TL manevi tazminat bedelinden kaza tarihi olan 08.09.2009 tarihinden itibaren işlemiş olan yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının tespiti ile, işbu alacakların davalı ...Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, B) Davalı müflis ... Müteahhitlik ve Tic. A.Ş. yönünden ise tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile işbu alacakların Kocaeli 6. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1 sayılı iflas dosyasında masaya alacak olarak kaydına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine," dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş.
vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile diğer davalı arasında anahtar teslimi iş ilişkisi bulunmasına ve müvekkili ile davacı arasında herhangi bir hizmet ilişkisi bulunmamasına rağmen müvekkilinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu, müvekkilinin kusuru olmadığını, hükme esas alınan kusur raporunun hatalı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "İlk Derece Mahkemesinin, davalı ... Ort. A.Ş. vekilinin tüm istinaf sebeplerini karşılar mahiyetteki karar ve gerekçesinin dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun olduğu, kusur raporunun dosyadaki delil durumuna uygun tespit ve değerlendirmeler içerdiği hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, istinaf isteminin tümüyle reddi gerektiği ne var ki; davalı müflis Özmaş Müteahhitlik ve Tic. A.Ş. yönünden "tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile işbu alacakların Kocaeli 6. İcra Müdürlüğü'nün 2015/1 sayılı iflas dosyasında masaya alacak olarak kaydına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine," şeklindeki hükmün infaz kabiliyetinin bulunmadığı, hükmün bu haliyle HMK 355 inci maddesi kapsamında kamu düzenine aykırılık teşkil ettiği, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken bu şekilde hüküm kurulmasının usul ve yasalara aykırı olduğu anlaşılmakla, HMK 355 inci maddesi kapsamında kamu düzenine aykırılık nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş.
vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan ilk raporda ihale makamı olduğunu tespit edildiğini, yer teslim tutanağının bulunmamasının sorumluluğunu gerektirmeyeceğini, bu husustaki evrak eksikliği nedeniyle %50 kusur verilmesinin hatalı olduğunu, ihale kapsamında yürütülen işler için kendi personelini istihdam etmesinin asıl işveren sıfatını oluşturmayacağını, zorlama bir yorumla müvekkiline kusur atfedildiğini, bilirkişi heyetinde inşaat ve ihale alanında uzmanı bilirkişinin de bulunması gerektiğini, ilk kusur raporunda müvekkiline kusur verilmediğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 8 inci ve 31 inci maddeleri.
3.Değerlendirme
1.4857 sayılı Kanun'un 2 nci maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.
2.İş Kanunu'nun 2 nci maddesinin 7 nci fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden ... yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
3.5510 sayılı Kanun'un 12/6 ncı maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile sorumlu tutulmuştur.
4.4857 sayılı Kanun'un 2/7 nci maddesi ile işçilerin İş Kanunu'ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden ... hakları, 5510 sayılı Kanun'un 12/6 ncı maddesi ile de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik ... daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde 4857 veya 5510 sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu.
5.Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu "müteselsil sorumluluktur". Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2 nci maddesinin 6 ncı fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı nedeniyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu nedenle meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.
6.Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır.
a)İşyerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan “işveren” sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır.
b)Bir başka işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır.
c)İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş nedeniyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım işyerlerinde çalıştırdığı sigortalılar nedeniyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır.
d)İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır.
e)İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendi iştigal konusu olmayan bir işi kendisi sigortalı çalıştırmaksızın bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi (ihale makamı) Yasanın tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır.
f)Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İş yerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.05.1995 gün ve 1995/9-273-548 sayılı kararı da aynı yöndedir.)
7.Öte yandan Dairemizin emsal nitelikteki 28.05.2024 tarih ve 2023/2005 E- 2024/5973 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere "... sahibinin eseri denetlemek için denetmen görevlendirmesi ... sahibine asıl işverenlik sıfatı bahşetmez"
8.Somut olayda, davalılar arasındaki 11.09.2007 tarihli anahtar teslim içerikli sözleşme içeriğinde yapı denetiminin davalı ...Ş. tarafından yerine getirilecek olması yukarıda açıklanan ilkelere kapsamında davalıya asıl işveren sıfatı bahşetmeyeceği açıktır. Ancak somut olayda Emlak Konut Yatırım Ortaklığı A.Ş.'nin anahtar teslim olarak belirtmekle beraber davaya konu "Kırklareli Lüleburdaz ilçesi konut, villa 24 derslikli ilk öğretim okulu inşaatları ve Cami subasman inşaatı ile ada içi alt yapı ve çevre düzenlemesi ikmali işini" verdiği anlaşılmaktadır. Söz konusu inşaatın "ikmal inşaatı" olduğu bu işin Emlak Konut Yatırım Ortaklığı A.Ş. tarafından kimden alındığı araştırılarak, ana sözleşmesi kapsamında da olay tarihinde inşaat yapma yetkisinin iş bu davalı şirket ait olup olmadığı ticari kayıtları da değerlendirilmek suretiyle belirlenerek asıl işveren sıfatı olup olmadığının bu kapsamda değerlendirilmesi, giderek bu davalının inşaat yapımı konusunda işçi istihdam etmediğinin ve ticari faaliyetinin de bu alanda olmadığının anlaşılması halinde husumetten reddi gerekirken yazılı şekilde eksik araştırma ile tazminat alacağından sorumlu tutulması hatalı olmuştur.
9.Ayrıca Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak kamu düzeni kapsamında yeniden hüküm kurulmuş ise de, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf incelemesinin Emlak Konut Yatırım Ortaklığı A.Ş.'nin istinaf başvurusuna bağlı olduğu gözetilerek bu davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi giderek istinaf ret harcının da anılan davalıya yükletilmesi karar verme tekniğine aykırı olup bozma sebebi olarak değerlendirilmiştir.
10.O halde, davalı ...Ş. vekilinin bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin, Bölge Adliye Mahkemesinin esas hakkındaki kararı bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Davalı ...Ş. vekilinin bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin, Bölge Adliye Mahkemesinin esas hakkında verdiği kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi