7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2023/3699 E. , 2024/3898 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil, olmadığı takdirde alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın alacak talebinin kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davalı vekilinin istinaf talebinin redddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; 137 ada 13 parsel sayılı taşınmazın müvekkili tarafından 4/11/1994 tarihli adi yazılı senetle muris ...'den satın alınmasına rağmen o sırada taşınmazın kadastro mahkemesinde davalı olduğundan tapuda devrinin yapılamadığını, mahkeme kararının kesinleşerek tapu kaydının oluşmasından sonra bir kısım mirasçıların tapuda devre yanaşmadıklarını ileri sürerek tapu iptali ve tescil, bu mümkün olmadığı takdirde tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 137 ada 73 parsel (tapulama tespit tutanağında 908 parsel ) sayılı taşınmazda 1955 yılında kadastro çalışmaları yapıldığı, 908 sayılı parselin davalıların murisi ... adına tespit gördüğü, Karaman Kadastro Mahkemesinde 18/05/1957 tarihinde kadastro tespitine itiraz ve tescil davası açıldığı, yargılama neticesinde Karaman Kadastro Mahkemesinin 2009/3 Esas ve 2010/2 Karar sayılı kararı ile davaya konu 908 parsel sayılı taşınmazın İbrahim oğlu 1938 doğumlu ... adına, ancak malik ...'in 16/10/1999 tarihinde vefat ettiğinden tespitin iptali ile taşınmazın aynı nitelik ve aynı parsel adı altında ve tamamı 24/24 hisse kabul edilerek bunun, 6/24 hissesinin ..., 3/24'er hissesinin ..., ..., ..., ..., ..., ... adına tapuya kayıt ve tesciline hükmolunduğu, hükmün Yargıtay incelemesinden geçerek 24/08/2011 tarihinde kesinleştiği, yargılama sırasında 4/11/1999 tarihinde davalıların murisi ile davacı arasında 908 parsel sayılı taşınmazın devredileceğine ilişkin "Gayrimenkul Satışı Zilyetliğin Devri Mahallen Senedi" başlıklı sözleşme yapıldığı, sözleşme tarihinde dava konusu taşınmazda kadastro çalışmalarının yapıldığı görülmekle taşınmazın tapusuzdan taşınır niteliğinde kabul edilemeyeceği, zilyetliğin devri ile mülkiyetin geçmeyeceği, bu nedenle bir kısım davalıların da kabul beyanına itibar edilemeyeceği anlaşılmakla tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar verilmiş; taşınmaz üzerindeki ağaçların ve yapıların bedeli istemine ilişkin talebin ise hüküm kurmaya ve denetime elverişli 06/07/2021 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile 50.457,00 TL'nin dava tarihi olan 07/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ve gerekçeden yoksun olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kısmen kabul yönündeki kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafça ikame edilen davaya ilişkin yatırılan harcın tamamlanmasına ilişkin itirazının dikkate alınmadığını, davacı tarafın iyi niyet iddiasında bulunmasının mümkün olmadığını, kararın eksik inceleme ve hatalı karar verildiğini belirterek, kararın kaldırılmasını savunmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar ..., ..., ..., ... ve ...’in davayı kabul ettikleri, davalı ...’in davanın reddini savunduğu, davalı tarafça da varlığı kabul edilen davacı tarafın dayanağı 04/11/1994 tarihli adi yazılı satış senedi, keşifte mahalline uygulanmasa da kadastro mahkemesi dosyasında bulunan komşu parsel tutanaklarına göre sınır itibariyle 137 ada 13 parsele uyduğu, keşifte dinlenen senet mümzi tanık ve diğer tanık beyanlarınca da davacının dava konusu taşınmazı ...'den satın aldığı, satıştan itibaren zilyetliğin davacıya teslim edilerek çekişmesiz sürdürüldüğü anlaşıldığından davacının satın alma ve eklemeli zilyetlik hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil talebinin kabul edilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile davalı vekilinin istinaf isteminin reddine, HMK'nin 353/1-b.2 maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına, 137 ada 73 parsel sayılı taşınmazın (Tapulama Tespit Tutanağında 908 No.lu parsel) davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan ...
vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ...
vekili temyiz dilekçesinde özetle; aşamalardaki, istinaf başvurusundaki savunmalarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını, davanın reddini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tespitten sonra kesinleşmeden önce satın alma ve eklemeli zilyetlik; olmadığı takdirde temliken tescil hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil, o da olmadığı takdirde tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 762 nci maddesi: “Taşınır mülkiyetinin konusu, nitelikleri itibarıyla taşınabilen maddi şeyler ile edinmeye elverişli olan ve taşınmaz mülkiyetinin kapsamına girmeyen doğal güçlerdir.”, yine 763 üncü maddesi ise: “Taşınır mülkiyetinin nakli için zilyetliğin devri gerekir. Bir taşınırın zilyetliğini iyi niyetle ve malik olmak üzere devralan kimse, devredenin mülkiyeti devir yetkisi olmasa bile, zilyetlik hükümlerine göre kazanmanın korunduğu hallerde o şeyin maliki olur.” hükümlerini ihtiva etmektedir.
2.Tapuda kayıtlı bulunmayan taşınmazlar TMK’nın 762 nci maddesi hükmüne göre menkul mal niteliğindedir. Aynı Kanunun 763 üncü maddesi uyarınca bu gibi malların mülkiyetinin devri zilyetliğin karşı tarafa teslimi ile gerçekleşir. Tapusuz taşınmazın satışı resmi şekle bağlı olmadığından adi yazılı senetle satışı mümkündür.
3.Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.