8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2024/20283 E. , 2024/9002 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, sanık ...'in 31.07.2024 tarihli dilekçe ile temyiz talebinden vazgeçtiği anlaşılmakla, sanıklar ..., ... ve ... müdafileri temyiz istemlerine hasren yapılan incelemede, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2022 tarihli iddianamesi ile sanık ...'ın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a, 5, 53, 54/1-4, 63 maddeleri, sanık ...'nın 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 5, 53, 54/1-4, 58, 63 maddeleri, sanık ...'in 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 4-a, 5, 53, 54/1-4, 58, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
B.İzmir 11.Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.12.2023 tarihli ve 2022/121 Esas, 2023/451 Karar sayılı kararı ile uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanıklar ... ve ...'ın 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 4-a, 62/1, 52/2-4, 53, 63. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000 TL adli para cezası, sanık ...'nın 5237 sayılı Kanun'un 188/3, 62/1, 52/2-4, 53, 58, 63. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
C.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26.Ceza Dairesinin, 01.03.2024 tarihli ve 2024/298 Esas, 2024/826 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar ... ve ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...
müdafinin temyiz istemi özetle; suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Sanık ...
müdafinin temyiz istemi özetle; suçun unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ses analizi yapılmaması nedeniyle eksik araştırma yapıldığı ilişkindir.
C. Sanık ...
müdafinin temyiz istemi özetle; yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, 21.05.2021 tarihinde uyuşturucu madde ile yakalanan temyiz dışı sanık ... hakkında verilen iletişim tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması karına istinaden yapılan dinlemede uyuşturucu ticareti yaptıkları anlaşılan diğer sanıkların da tespit edildiği ve haklarında başlatılan soruşturma kapsamında 22.09.2021 tarihinde temyiz dışı sanık ...'ın uyuşturucu madde temin etmek isteyen kullanıcı ...'ı temyiz dışı sanık ... ve sanık ...'ya yönlendirdiği, sanık ... ile ... arasında uyuşturucu teminine ilişkin görüşmeler geçtiği, bu görüşmeler doğrultusunda yapılan fiziki takip neticesinde sanıklar ... ve ...'nın aynı araç ile kullanıcı ... ile buluşmak üzere gittikleri yerde, sanık ...'in araçtan inerek kullanıcı ...'a uyuşturucu madde verdiği, akabinde durdurulan kullanıcı ...'ın aracında uyuşturucu maddenin ele geçtiği, böylece sanık ...'nın ... ile birlikte uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği, 02.10.2021 tarihinde ise sanıklar ... ve ...'in başka şahıslara satışını yapacakları uyuşturucu maddeleri temyiz dışı sanık ...'ten satın alacakları, bu amaçla buluşma sağlayacakları değerlendirilerek yapılan fiziki takipte sanık ...'i arayan ve sanık ... adına kayıtlı GSM hattından bir bayan şahsın ... ile uyuşturucu almak amaçlı görüşme yaptığı ve bayan şahsın “Yarım saate orda olacağım” bilgisi üzerine ...'in kardeşinin ikamet adresi önünde sanık ... aracı park halinde görüldüğü, akabinde sanık ... üzerine kiralanmış araç ile sanıklar ... ve ...'ın ... ikametine geldikleri, yaklaşık bir saat sonra bahse konu ikametten ayrılarak park halinde bulunan araçlarına yöneldikleri esnada ekipler tarafından müdahale edildiği, sanık ...'in ... ile çantasında bulunan uyuşturucu maddeleri teslim ettiği, sanıkların böylece uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir. Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1.22.09.2021 tarihli olay yönünden; temyiz dışı sanık ... ile sanık ... ve temyiz dışı sanık ... arasında uyuşturucu temin ve pazarlanmasına ilişkin konuşmaların geçtiği, Sercan'ın kullanıcı ...'ı, sanıklar ... ve ...'ya yönlendirdiğinin açık ve net bir şekilde tape kayıtlarından anlaşıldığı, bu yönlendirme üzerine sanıklar ... ve ...'nın takibe alındığı, ...'in kullandığı aracın olay yerinde park ettiği, sürücü kısmında ...'in ön yolcu kısmında ise ...'nın oturduğunun görüldüğü, ...'in araçtan indiği, park halinde beklerken başka aracın ...'in bulunduğu aracın yanına geldiği, bu araç içinde şoför koltuğunda oturan içici ... ile tokalaştıkları, bu arada uyuşturucu madde satışının gerçekleştiği, daha sonra içici ...'dan 2 adet metamfetamin ele geçtiği, içici ..., sanıklar aleyhine beyanda bulunmadığı, ancak ara yakalama sonrası ... ile Sercan arasındaki konuşmalarda ...'ın yakalandığı, hatta uyuşturucu maddeyi teslim edip etmediğinin merak edildiği, "acaba aracın göğüs bölümünün üzerindeki örtünün altına mı bıraktı" şeklinde meraklarını ve telaşlarını ortaya koydukları, Sercan'ın, içici ...'e uyuşturucu maddeye aracılık yaptığı ve bu uyuşturucunun ... ve ... tarafından teslim edileceği hususunda konuşmaların tape kayıtlarıyla tespit edildiği, bu ara yakalama kapsamında ... ile içici ... arasındaki telefon görüşmelerinde; ...'in, ...'e, kendisinin polis tarafından yakalandığını, kendisinden aldığı uyuşturucuya polisin el koyduğunu açıkça söylediğinin görüldüğü, hatta; Sado lakaplı ...'in, ...'e "ne bileyim belki muhbirsindir" şeklinde beyanda bulunduğu, ...'in ise ona cevaben; "ya salak salak konuşma, yıllardır tanıyon beni, manyak" şeklinde karşılık vererek daha önceden de ... ile bu türden bir alışveriş gerçekleştiğini şifreli olarak ortaya koyduğu, sanık ...'nın duruşma sırasında telefondaki konuşmaları kendisinin yapmadığını ileri sürüp ses analizi yapılmasını istediği, ...'in ise telefondaki konuşmaları ... ile yaptığını söylediği, ...'in bu ara yakalamada yanında bulunan kişinin ... olduğunu söylediği, fakat ...'in bu beyanına rağmen tutanak tanığı ... ...'nın olay anında ...'in yanında bulunan kişinin sanık ... olduğunu net bir şekilde teşhis ettiği, hatta; olay günü sanık ...'nın siyah saçlı olduğunu, oysa yargılama aşamasında saçını sarıya boyattığını gördüğünü beyan ettiği, ...'nın bu olayla ilgili olarak hazırlıktaki ifadesinde; sadece bu görüşmeyi kendisinin yapmadığını, kendisine ait telefonla ...'in kız arkadaşı ...'in ...'le konuştuğunu söylediği, duruşmada ise telefonunun kaybolduğunu, hatta polise de bu şekilde beyanda bulunduğunu, ancak tutanaklara geçmediğini belirterek beyanları arasında tutarsız davrandığı, bu nedenle ...'nın beyanlarına itibar edilme olanağının bulunmadığı, ...'nın telefondaki konuşmanın kendisine ait olmadığını ve ...'in yanındaki kişinin kendisi olmadığını söylemesine rağmen; doğrudan görgü tanığı ve operasyonda görev alan ... ...'nın yeminli beyan ve teşhisi karşısında; olay günü ...'in yanında bulunan kişinin ... olduğunun anlaşılması nedeniyle ...'nın, konuşmanın kendisine ait olmadığı yönündeki beyanıyla ses analizine gidilmesini temin ve duruşmayı bu sebeplerle uzatmaya matuf taleplerinin yerinde görülmemesi nedeniyle telefon görüşmelerindeki konuşmaların ...'ya ait olup olmadığı noktasında ses analizi yaptırmaya gerek görülmediği, bu olayla ilgili olarak netice itibariyle ... ve ...'in uyuşturucu madde pazarladıkları, temyiz dışı sanık ...'ın, yardım eden sıfatıyla eyleme katıldığından; 3 veya daha fazla kişinin birlikte eylemi gerçekleştirme durumu söz konusu olmadığından Türk Ceza Kanunu'nun 188/5 maddesinin tatbiki cihetine gidilmediği, bu olayla ilgili olarak tape kayıtları, fiziki takip ve ...'in yakalanarak üzerinde uyuşturucu maddenin ele geçirilmesi gibi somut kanıtlar karşısında; sanık ...'nın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği,
2.02.10.2021 tarihli olay yönünden; sanıklar ..., ... ve ... arasında telefon konuşmalarının madde ticaretine yönelik olduğu, ... ve ...'in başka şahıslara uyuşturucu madde satacakları ve bu maddeyi de ...'ten temin edeceklerinin görüldüğü, ...'in telefon mesajı ile ...'e "10 dakikaya oradayım" şeklinde mesaj gönderdiği ve ... ile ...'in, ... adına kiralanmış araçla olay yerine geldikleri, ...'in kullanımında olan aracın da orada park halinde olduğu, ... ve ...'in, ...'in evine girdikleri 1 saat bu adreste kalıp sonra çıktıkları ve park halindeki araçlarına yöneldikleri sırada polisin müdahale ettiği, ...'in rızasıyla çantasını açtığı ve polis tarafından yapılan aramada maddelerin ele geçirildiği, mümzi tanıkların alışverişi doğruladıkları, tape kayıtları, gerek fiziki takip tutanağı ve gerekse tutanak tanıklarının anlatımları karşısında sanıklar ..., ... ve temyiz dışı sanık ...'in birlikte uyuşturucu madde ticareti yaptıkları, ... ve ...'ın birlikte hareket ederek satış yaptıkları ve bu uyuşturucu maddeyi yeri geldiğinde ...'ten temin ettikleri ancak üçünün ... ve irade birliği içinde hareket ederek satış yaptıkları kesin olarak kanıtlanamadığından Türk Ceza Kanunu'nun 188/5 maddesinin tatbiki cihetine gidilmediği gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
hakkında kurulan hüküm yönünden; Sanık ve müdafiinin kanunî süresi içinde temyiz talebinde bulunduktan sonra, sanığın 31.07.2024 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmıştır.
B. Sanıklar ..., ...
ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına, suçun sübutuna, sanıklar ... ve ...'in arasındaki iştirak iradesine, sanık ... hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına, sanıklar ... ve ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendinin uygulanmasına, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 22.09.2021 tarihli olay yönünden sanık ...'nın temyiz dışı sanık ... ile birlikte temyiz dışı sanık ...'ın yönlendirdiği kullanıcı ...'a uyuşturucu madde temin ettiği, 02.10.2021 tarihli olay yönünde ise sanıklar ... ve ...'in birlikte uyuşturucu satmak üzere temyiz dışı sanık ...'ten temin ettikleri uyuşturucu maddeler ile yakalanmaları, tape kayıtları, fiziki takip tutanağı, savunmalar, kriminal rapor ve tüm dosya kapsamından sanıkların uyuşturucu madde ticareti suçunu işledikleri anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
Sanık ...'nın belirttiği şahıslar hakkında sanık ya da müdafii tarafından delilleriyle birlikte suç duyurusunda bulunulması ve dava açılması neticesinde mahkûm olması halinde, sanık hakkında etkin pişmanlıkla ilgili 5237 sayılı Kanun’un 192/3. maddesi hükümlerinin yargılamanın yenilenmesi yoluyla değerlendirilmesi mümkün görülmüştür. Suçun işlenmesinde kullanılan Adli Emanetin 2022/260 ve 2021/11320 sırasında kayıtlı eşyalar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesi yerine, imhasına karar verilmesi, isabetli bulunmamışsa da bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
A. Sanık ...
hakkında kurulan hüküm yönünden; Gerekçe bölümünde (A) başlıklı bentte açıklanan nedenlerle, 5271 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
B. Sanıklar ..., ...
ve ... hakkında kurulan hükümler yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) başlıklı bentte açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 01.03.2024 tarihli ve 2024/298 Esas, 2024/826 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi gereği İlk Derece Mahkemesi hükümlerinin, hükmün müsadereye ilişkin fıkrasında yer alan 2022/260 ve 2021/11320 Sırasına kayıtlı eşyalar için "imhasına" ibaresi çıkartılarak yerine, "5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 11.Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.