Esas No
E. 2013/26122
Karar No
K. 2013/22797
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2013/26122 E.  ,  2013/22797 K.

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :İş Mahkemesi Av.... İhbar Olunan : 1-Belpa A.Ş. vekili Av....

2.On İlaçlama Sağlık Hiz.Ltd.Şti.(On-Çağ Ortaklığı) vekili Av....

3.Asya İlaçlama Dezenfetasyon Tem. Gıda İnş.Tur. Bilgi İşlem San.Taah.Tic.Ltd. Dava Türü : Alacak

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen direnme kararının Yargıtayca incelenmesi süresi içinde davalı vekili tarafından istenilmekle, Dairemizin 6352 sayılı Kanun'un 40.maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun Geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

Davacı vekili, 05.01.2008-28.02.2011 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde temizlik elemanı olarak çalıştığını, davalının asıl işveren, taşeronların alt işverenler olduğunu, iş akdinin herhangi bir sebep gösterilmeksizin feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.

Davalı vekili, husumet itirazında bulunmuş, davalının ihale makamı olduğunu, davacının hiçbir baskı altında kalmadan kendi isteği ile tek taraflı olarak iş akdini feshettiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemenin 29/05/2012 tarih ve 2011/652 E.- 2012/1141 K. sayılı kararı ile “…Davacının 05.01.2008-28.02.2011 tarihleri arasında toplam 1140 gün süreyle ve 1.034,10 TL brüt ücretle temizlik elemanı olarak asıl-alt işveren ilişkisi bulunan davalı ile dava dışı ihbar olunan taşeron şirketlerde çalıştığı, iş sözleşmesinin yeni ihaleyi alan şirket tarafından ihbar önelsiz feshedildiği sonucuna varılmakla açılan davanın kabulüne, denetime elverişli 24.02.2012 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen miktarlara göre kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Yargıtay 22.H.D.nin 18.09.2012 tarih ve 2012/13946 E.- 2012/18707 K. sayılı kararı ile “İşçinin işyerinden istifa ederek ayrılıp ayrılmadığı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık Olup, dosya içerisinde davacının imzalı istifa dilekçe bulunduğu, mahkemece bu istifa dilekçesi hakkında inceleme ve değerlendirme yapılmadığı, anılan dilekçenin davacıya gösterilerek kendisi tarafından yazılıp yazılmadığı ve imzanın kendisine ait olup olmadığı sorulup sözleşmenin hangi tarafça feshedildiği hususu açıklığa kavuşturulduktan sonra ihbar ve kıdem tazminatı talepleri hakkında bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı görülerek karar bozulmuştur.

Mahkemenin 24/01/2013 tarih ve 2012/1082 E.- 2013/42 K. sayılı kararı ile “…Mahkememizce bozma ilamına uyulmuş ve dosya içerisinde mevcut bila tarihli istifa dilekçesi okunup davacının beyanı alınmış ve bahsi geçen istifa dilekçesinin davacının gerçek iradesini yansıtmadığı, şablon olarak ve alacaklarının ödeneceği inancı ile imzalandığı kanaat-sonucuna varılarak bozma öncesindeki bilirkişi raporunda da belirlendiği üzere davacının temizlik elemanı olarak aralarında asıl-alt işveren ilişkisi bulunan davalı ile dava dışı ihbar olunan taşeron şirketlerde çalıştığı, iş sözleşmesinin ihbar öneli verilmeksizin ihaleyi alan şirket tarafından feshedildiği değerlendirilerek açılan davanın kabulüne, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinin davalıdan tahsiline ilişkin olarak verilen karar, Dairemizin 19.03.2013 gün ve 2013/4241 Esas, 2013/3919 Karar sayılı kararı ile “..Mahkemece bozma ilamına uyularak davacının devamsızlık tutanaklarına karşı beyanını aldıktan sonra devamsızlık tutanaklarına itibar etmeyerek kıdem ve ihbar tazminatını hüküm altına aldığı, mahkemece devamsızlık tutanaklarının iş akdinin feshinden sonra tek taraflı olarak düzenlendiği gerekçesi ile itibar edilmemiş ise de, bu kabulün eksik incelemeye dayalı olduğu, iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığını ispat külfetinin davalı işverene ait olduğu, işverenin bu çerçevede dosyaya sunduğu devamsızlık tutanaklarını tanzim ettiği, bu itibarla davacının devamsızlık yaptığına ilişkin tutanaklarda imzası bulunan zabıt mümzilerinin tanık olarak beyanının alınması ve dosya içindeki diğer tüm deliller ile birlikte bir değerlendirmeye tabi tutulduktan sonra karar verilmesi gerektiği...” gerekçesi ile bozulmuştur.

Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, “..ilk bozmadan sonra dosya içerisindeki bila tarihli istifa dilekçesi okunarak davacının beyanının alındığı ve bu beyan ile dosya kapsamı değerlendirildiğinde bahsi geçen istifa dilekçesinin davacının gerçek iradesini yansıtmadığı şablon olarak ve alacaklarının ödeneceği inancıyla imzalandığı sonucuna varılıp ilk bozmadan önceki bilirkişi raporundaki tespitler de dikkate alınarak iş sözleşmesinin ihbar öneli verilmeksizin ihaleyi alan şirket tarafından feshedildiği ve davalı ile dava dışı ihbar olunan taşeron şirketler arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu belirlenip davanın kabulüne, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verildiği ve verilen kararın ilk bozma ilamı gereklerine uygun olduğu, önceki kararda değiştirilmesi ya da araştırılması gereken bir hususun bulunmadığı gerekçesiyle bozma ilamına direnilmesine ve 24.01.2013 tarihli mahkeme kararı doğrultusunda davanın kabulüne, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Dairemizce devamsızlık tutanaklarında ismi bulunan tutanak mümzilerinin dinlenmesi için kararın bozulmasına karar verilmiş ise de Dairemiz bozma kararının dosya kapsamına uygun olmadığı, davacının fesih sebebinin devamsızlık değil istifa dilekçesine dayandığının savunulduğu anlaşılmakta olup Dairemizce maddi hata sonucu temyiz incelemesi sırasında aynı Mahkemeden verilen ve aynı davalıya karşı açılan davalarla aynı nitelikte olduğu zannıyla yukarıda açıklanan şekilde tutanak mümzilerinin dinlenmesi için kararın bozulmasına karar verilmiş olduğu, anlaşılmaktadır.

Bu itibarla Dairemizin 19.03.2013 gün, 2013/4241 Esas 2013/3919 Karar sayılı bozma kararının yerinde olmadığı, direnme kararının doğru olduğu anlaşılmakla dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun geçici ek ikinci maddesi uyarınca ONANMASINA, davalıdan temyiz harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 19.12.2013 gününde oybirliği karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku 6352 sayılı Kanun 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu K6352 md.40
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog