2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2016/11360 E. , 2016/14295 K.DELİLLERİN TAKDİRİ KYB KONUSU OLAMAZ.
YARGI HİZMETLERİNİN ETKİNLEŞTİRİLMESİ AMACIYLA BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI VE BASIN YAYIN YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARA İLİŞKİN DAVA VE CEZALARIN ERTELENMESİ HAKKINDA KANUN (6352) Geçici Madde 2 TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62 TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 163 "İçtihat Metni"
Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçundan sanık A. Ş.'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 163/3 ve 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kırıkkale 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/02/2014 tarihli ve 2012/580 esas, 2014/75 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 02/03/2016 gün ve 6115-2015-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09/03/2016 gün ve 2016/94112 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
1.Sanığın mahkumiyetine karar verilen 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 163/3. maddesinde karşılıksız yararlanma suçunun "Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur" şeklinde düzenlendiği,
Dosya kapsamına göre, sanığın elektrik kullanımından kaynaklanan borcunu ödememesi sebebiyle katılan şirket tarafından elektrik sayacının sökülmesini müteakip, sanığın şirketin rızası hilafına yeniden sayaç takarak elektrik kullanmaya devam etmesi şeklinde gerçekleşen olayda, kullanılan elektrik enerjisinin tüketim miktarının belirlenebilir olduğu dolayısıyla karşılıksız yararlanma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde,
2.02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki Kanun'un geçici 2. maddesinin 1. fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmeleri halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği hususu gözetilerek, öncelikle bilirkişiden normal tarifeye göre (vergiler dahil cezasız) kurum zararının belirlenmesine esas olmak üzere rapor aldırılıp ardından sanığa “bilirkişi tarafından tespit edilecek vergiler dahil cezasız kaçak kullanım bedeline ilişkin zarar miktarını gidermesi halinde 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdiri gerektiği gözetilmeden sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
1.1 no'lu kanun yararına bozma istemi nedeniyle yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma; kesinleşmiş hakimlik veya mahkeme kararlarına karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Bu yasa yolu ile kanunların aynı (tek) biçimde uygulanması, Yargıtay denetiminden geçmeksizin kesinleşen kararlardaki hukuka aykırılıkların giderilmesinin sağlanması amaçlanmaktadır. Kanun yararına bozmanın konusu hukuka aykırılıkların giderilmesi olunca, ayrıntıları 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere, yasaya aykırılık halleri uygulamadaki yanlışlıklar ile esasa etkili usul hatalarından ibarettir.
İnceleme konusunu oluşturan davada olduğu gibi olayla ilgili tüm kanıtların toplanıp değerlendirilmesi yapıldıktan sonra verilen kararlarla ilgili olarak, kanıtların takdir ve değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğünden ya da eksik kovuşturma ile karar verildiğinden söz edilerek kanun yararına bozma yasa yoluna başvurma olanağı bulunmadığından, (KIRIKKALE) 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 18.12.2014 gün ve 2012/580 E., 2014/75 K. sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2.2 no'lu kanun yararına bozma istemi nedeniyle yapılan incelemede; 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2. maddesinin 1. ve 2. fıkra hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, kurum zararının giderilmesi halinde öncelikle ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden, kurum zararı normal tarifeye göre vergi ve cezalar hariç olarak bilirkişiye hesaplattırılıp, bilirkişi tarafından belirlenen zararı gidermesi halinde, 6352 sayılı Yasa'nın geçici 2/2. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair sanığa bildirimde bulunulması, ödeme için makul bir süre verilip, sonucuna göre hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeyip, süre verilirse borcunu ödeyeceğini belirten sanığa, normal tarifeden hesaplanacak zarar miktarına göre bildirimde bulunulmadan hükümlülük kararı verilmesi nedeniyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (KIRIKKALE) 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 18.12.2014 gün ve 2012/580 E., 2014/75 K. sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 26.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.