2. Ceza Dairesi
2. Ceza Dairesi 2016/8474 E. , 2016/13991 K.HAPİS CEZASININ ALT VE ÜST SINIRINDA TAKDİR HAKKI MAHKEMEYE AİTTİR.
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 142
TÜRK CEZA KANUNUNUN YÜRÜRLÜK VE UYGULAMA ŞEKLİ HAKKINDA KANUN (5252) Madde 9
TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 142
TÜRK CEZA KANUNU (MÜLGA) (765) Madde 59
"İçtihat Metni"
Hırsızlık suçundan sanık M. K.’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1, 522 ve 59/2. maddeleri gereğince 4 sene 10 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/06/2000 tarihli ve 2000/494 esas, 2000/496 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, sanığın talebinin reddine ilişkin aynı Mahkemenin 10/06/2005 tarihli ve 2000/494 esas, 2000/496 sayılı ek karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 17/05/2016 gün ve 7279-2015-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/06/2016 gün ve 2016/227780 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre,
1.Uyarlama yargılaması yapılırken infaz yasası hükümleri nazara alınmaksızın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesi ile 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği, temel cezanın ne şekilde saptanacağının belirlenmesi ve bireyselleştirmenin yapılması için de duruşma açılması gerektiğinin gözetilmemesinde,
2.Sanığın, müştekiye ait işyerinin kapı kilidini kırarak hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 493/1. maddesindeki cezanın yukarı haddi 5 yıl olarak takdir edilmesine rağmen bu kez uyarlama yargılamasına ilişkin olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 3/1. maddesinde belirtilen "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.", şeklindeki orantılılık ilkesine aykırı olarak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b maddesinde belirlenen eylemde öngörülen cezanın en üst haddi olan 5 yıl hapis cezası üzerinden değerlendirme yapılarak uyarlama isteminin reddine karar verilmesinde, isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1.2 no'lu kanun yararına bozma istemi nedeniyle yapılan incelemede;
Sanığın, şikayetçiye ait işyerinin kapı kilidini kırmak suretiyle atılı hırsızlık suçunu işlediğinin anlaşılması karşısında, mahkemece 765 sayılı TCK’nın 493/1. maddesinde 3 yıldan 8 yıla kadar öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı 5 yıl olarak takdir edilmesine rağmen, bu kez uyarlama yargılamasına ilişkin olarak 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b maddesinde öngörülen cezanın en üst sınırı olan 5 yıl hapis cezası üzerinden değerlendirme yapılarak uyarlama isteminin reddine karar verilmiş ise de, mahkemece belirlenen hapis cezasının, uygulama maddesindeki alt ve üst sınırlar arasında takdir hakkının kullanılması kapsamında değerlendirilmesi gerekeceğinden, (GAZİANTEP) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 10.06.2005 gün ve 2000/494 E., 2000/496 K. sayılı sayılı ek karara yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2.1 no'lu kanun yararına bozma istemine gelince; 5252 sayılı Kanun'un 9/1. maddesi, 01.06.2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak 5237 sayılı TCK'nın lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde duruşma yapılmaksızın da karar verilebileceğini öngörmüşse de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 gün ve 162/173 sayılı kararında açıklandığı gibi lehe olan yasanın belirlenmesi herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa veya cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin hükümlerin uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılması, yine 5237 sayılı TCK'nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK'nın 493. maddesinde tanımlanan suçun unsurlarının farklı olması nedeniyle, şikayetçiye ait işyerinin kepenk kilitlerini kesmek suretiyle girilerek gerçekleştirilen eylemin, hırsızlık suçunun yanı sıra suç tarihi itibariyle uzlaşma kapsamında bulunan işyeri dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilmeden, bu suçlarla ilgili bir değerlendirme yapılmayıp, 5252 sayılı Kanun’un 9/3 maddesi uyarınca, 765 sayılı ve 5237 sayılı Kanun’ların ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanması ve her iki yasaya göre verilecek cezaların, denetime olanak sağlayacak şekilde ayrı ayrı saptanıp, sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma ile denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması nedenleriyle kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, (GAZİANTEP) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 10.06.2005 gün ve 2000/494 E., 2000/496 K. sayılı kararın 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 19.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.