10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/13246 E. , 2024/10446 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit ve alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, bayram ikramiyesi talebi bakımından dava konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacının fark aylık ve fark prim taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili; davacının Yapı ve Kredi Bankası'nda çalıştığı dönemde malullük, yaşlılık ve ölüm primleri kesintisinin yüksek oranda yapıldığını, yapılan fazla kesintilerin öncelikle yaşlılık aylığına intibak ettirilmesi (ödenen aylığa yansıtılmasını), bu intibak sonrası oluşan eksik ödemeye bağlı aylık farkların yasal faizden düşük olmamak kaydıyla en yüksek reeskont faiziyle birlikte ödenmesi gerektiğini, davacının bayram ikramiyesine hak kazandığını beyan ederek, tespit ve alacak taleplerinin hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; Vakıf Tüzüğü'nün 2007 yılında tadil edildiğini, bir kısım emeklinin tadil işlemine karşı kararın iptali amacıyla dava açtığını, davanın İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/231 E., 2009/86 K. sayılı dava dosyasında görüldüğünü, davanın 09.04.2009 tarihinde reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, Vakfın 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'a aykırı bir prim kesintisi yapmadığını, Vakfın senedinde yapılan tadil öncesi sigortalıdan kesilecek prim oranının %14 oranında belirlendiğini, bunun Malullük, Yaşlılık ve Ölüm primleri adıyla belirlendiğini, bu dönemde sağlık sigortası harcamasının banka tarafından karşılanması nedeniyle sağlık primleri alınmayarak sigortalıdan alınacak toplam primlerin Malullük, Yaşlılık ve Ölüm primleri olarak alındığını, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 58 inci maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle bankaların Vakıflara kaynak aktarımının yasaklanması nedeniyle tüzükte değişiklik yapıldığını, değişikle birlikte yine %14 prim alınmaya devam edildiğini ancak primlerin sigorta koluna ait kısımlarında değişikliğe gidildiğini, SGK'nın dilekçeleri ekinde sunulan yazısında da emekli aylıklarının %14 prim oranına göre yeniden belirlenmesinin mevzuatta karşılığının bulunmadığına ilişkin yazısının olduğunu, bayram ikramiye ödemelerinin 5510 sayılı Kanun'un ek 18 inci maddesinde düzenlendiğini, ödemeyi Hazinenin yaptığını, Banka, Borsa ve Sigorta sandık emeklilerine Hazinenin ikramiye ödemesi yapmadığını, bu nedenle ikramiye ödemesi yapma yükümlülüklerinin bulunmadığını, primlerin fazla alındığına karar verilmesi halinde bile primler yönüyle zaman aşımı oluştuğunu beyan ederek, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili; bayram ikramiyesi taleplerinin faiz ve vekalet ücreti ile birlikte ödenmiş olması nedeniyle bu talep yönünden davanın konusuz kaldığını, reddedilen kısım yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olmadığını, davacıdan fazla prim kesintisi yapılarak vakfın haksız kazanç elde ettiğini, bu durumun Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 20.01.2020 tarih 1 nolu denetim raporu ile tespit edildiğini, talebin yanlış Kurum işleminden kaynaklı olması nedeniyle zamanaşımı süresinin işlemeyeceğini, aksi düşünülse dahi denetim raporu ile yapılan tespitin zamanaşımı süresini kestiğini beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili; bayram ikramiyesi talebi yönünden yükümlülükleri bulunmadığını, Maliye ve Hazine Bakanlığı tarafından ödendiğini bu nedenle husumet itirazları bulunduğunu ve değerlendirilmediğini, lehlerine hükmedilen 20,00 TL vekalet ücretinin hakkaniyetli olmadığını beyan ederek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Somut olayda;
I) Aylığa esas primlerin eksik bildirildiği yönündeki talepler yönünden yapılan inceleme;
Alınacak primler Vakıf Senedi'nin 60 ıncı maddesinde düzenlenmiştir. 08.02.2007 tarihinde Vakıf Tüzüğü'nde yapılan değişiklikten önce sandığa tabi sigortalılardan %14 oranında prim alınmakta olup, bu primler malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kollarına tabi prim olarak belirtilmiştir. Bu dönemde işveren banka ile davalı sandığa %11 oranında uzun vade sigorta primi, % 1,5 oranında iş kazası ve meslek hastalığı primi ödemekte, sağlık hizmetleri işveren banka tarafından üstlenildiği için hastalık ve analık primi ödenmediği gibi üye sigortalılardan da hastalık sigorta primi kesilmemektedir.
Yapılan tüzük değişikliği ile işveren banka tarafından hastalık ve analık sigorta kolundan yardım yapılmasına son verilmiş ve buna bağlı olarak prim oranları yeniden düzenlenmiştir. Yeni düzenlemeye göre alınan primler toplamı % 33,50 oranında olup, bunun % 19,50'si işveren banka, % 14’ü sigortalı tarafından karşılanmaktadır. Sigorta kollarına ilişkin prim oranları; malullük, yaşlılık ve ölüm aylığı primi işveren hissesi %11, malullük, yaşlılık ve ölüm aylığı primi üye sigortalı hissesi %9, hastalık primi işveren hissesi, %6, hastalık primi üye sigortalı hissesi %5, analık primi işveren hissesi, %1, iş kazası ve meslek hastalığı primi işveren hissesi, %1, 5 oranındadır. Üye sigortalıdan kesilen prim oranı toplamının gerek tadil öncesi ve gerek tadil sonrası aynı oranda (toplam %14) olduğu anlaşılmaktadır. Yapı ve Kredi Bankası A.Ş. Mensupları Yrd. ve Emekli Sandığı tarafından sigortalıdan alınan prim oranları 506 sayılı ve 5510 sayılı Kanun'a tabi sigortalıdan alınan prim oranları ile de birebir örtüşmektedir. Hem 506 sayılı hem de 5510 sayılı Kanun'a tabi sigortalıların prim oranları toplamı davalı sandıkta olduğu gibi %14 oranında yapılmaktadır.
Dosya kapsamından, davalı Vakıf tarafından yaşlılık aylığının tespitinde Kuruma bildirilen prime esas kazancın dikkate alındığı, değişiklik öncesi ve sonrası yapılan kesinti de her hangi bir fark bulunmadığı, Tüzük değişikliğinin yaşlılık aylığının tespitine her hangi bir etkisi bulunmadığı anlaşılmakla davacının Yapı ve Kredi Bankası'nda çalıştığı süreçte malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası prim kesintisinin yüksek oranda yapıldığının tespiti, kesilen primlerin faizi ile birlikte iadesi, fark aylığın tespiti ve faizi ile birlikte iadesi taleplerinin yerinde olmadığı, bu talepler yönünden davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2023/9347 E., 2024/189 K. sayılı 28.02.2024 tarihli kararının da bu yönde olduğu anlaşılmıştır. II) Bayram ikramiyesi talebi yönünden yapılan inceleme; 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesi kapsamında yardım sandığı niteliğinde bulunan davalı vakfın amacına ilişkin vakıf senedinin 3 üncü maddesi gereği, vakıf iştirakçilerine yapılacak sosyal sigorta yardımlarının Sosyal Sigorta Kanunu'na göre sağlananlardan aşağı olamayacağı hususu, 5510 sayılı Kanun'un 104 üncü maddesinde, 506 sayılı Kanun'a yapılan atıfların 5510 sayılı Kanun'u da kapsayacağına ilişkin düzenlemenin bulunması, diğer yandan 5510 sayılı Kanun'un Ek 18 inci maddesinde, “Kurumca bu kanun ve ilgili mevzuat uyarınca gelir ve aylık ödemesi yapılanlara…” hükmündeki “Kurum” tabirinden, aynı Kanun'un 3 üncü maddesine göre “Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı”nın anlaşılması gerektiğinin belirtilmesi, yine aynı Kanunun ek 18. maddesinde yer alan “…bu Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca gelir ve aylık ödemesi yapılanlara…” hükmünün 5510 sayılı Kanun'u amaçladığının anlaşılması karşısında, uzun veya kısa vadeli sigorta kollarından aylık ve gelir bağlanan sigortalılar ile bunların hak sahiplerine verilmekte olan bayram ikramiyesi ödemesinden, davacının da yararlanması gerektiği ile yine anılan senedin 3. maddesi gereği ödeme yükümlüsünün davalı vakıf olması gerektiği, nitekim Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2021/3580 E., 2021/13953 K. sayılı 10.11.2021 tarihli kararının da bu doğrultuda olduğu, davacının bayram ikramiyelerine hak kazandığı, davalı Vakıf tarafından karar tarihinden sonra bayram ikramiyelerinin faizi ve vekalet ücreti yönünden davacıya ödendiği, her ne kadar bayram ikramiyesi talebi yönünden dava kabul edilmiş ise de bu talep yönünden davanın konusuz kaldığı, davalın Vakfın davanın açılmasına neden olması karşısında HMK'nın 331 inci maddesine göre yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının gerektiği anlaşılmıştır (Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 2023/3394 E., 2023/3728 K. sayılı, 05.04.2023 tarihli kararı).
Yukarıda yer alan maddi ve hukuki açıklamalar ışığında; konusuz kalan bayram ikramiyesi talebi yönünden yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden, istinaf sebepleri de gözetilerek yapılan istinaf incelemesine göre, davacı vekilinin ve davalı Vakıf vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 hükmü gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, bayram ikramiyesi talebi yönünden dava konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, davacının fark aylık ve fark prim taleplerinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle "I) Davacı vekilinin ve davalı Vakıf vekilinin istinaf istemlerinin kabulü ile İstanbul 20. İş Mahkemesinin 25.02.2022 tarihli, 2020/435 Esas - 2022/91 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kaldırılmasına, II) Bayram ikramiyesi talebi bakımından dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, Davacının fark aylık ve fark prim taleplerinin reddine," karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf aşamasında ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigorta prim kesintilerinin aylığa yansıtılıp yansıtılmayacağı hususu ile 7143 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi ile 5510 sayılı Kanuna ilave edilen Ek 18 inci madde kapsamından davacının yararlanıp yararlanmayacağına ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 331, 332, 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 7143 sayılı Kanun'un 23 üncü Maddesi ile 506 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesi, Geçici 20 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesi, Ek 18 nci maddesi, davalı Vakıf Senedi,
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, temyiz edenin sıfatına göre, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.