10. Hukuk Dairesi
10. Hukuk Dairesi 2024/7989 E. , 2024/10461 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bingöl 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali-alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle asıl davanın kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı-karşı davacı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı-karşı davacı Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA
Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; prim borçlarını ve sair borçlarını ödediğini ve emekli olduğunu, emekli olduğu tarihte herhangi bir borcunun olmadığını, ancak Kurum tarafından prim borcu olduğunu ve başka bir sigortalının prim hesabından (askerlik borçlanmasından) usulsüz olarak hesabına ödemelerde bulunulduğunu, ancak emeklilik için Kuruma başvurduğu zamanda herhangi bir prim borcunun olmadığını, yaşlı olduğu ve tek gelirinin emekli maaşı olduğunu, davalı Kurumun yersiz ödeme olarak talep etiği asıl alacak ve ferileri bakımından işlemin iptali ile borçlu olmadığının tespitine, emekli işlem tarihinde emekli olmaya hak kazandığının tespiti ile maaş iptali yönündeki işlemin iptaline ve maaş ödemesinin devamının gerektirdiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada ise; Teftiş Kurulu Başkanlığının yaptığı soruşturma neticesinde düzenlenen rapor sonucunda, davalı sigortalının emekliliğinin iptal edildiğini, hayali bir biçimde kayıt gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, sigortalının da usulsüz ve hayali aktarma işlemlerine konu ödemeyi yaptığına dair makbuz ya da ödeme belgesini sunamadığını, davalı sigortalının şahsi sicil dosyasında da ödeme gerçekleştirildiğini gösteren herhangi bir belge bulunmadığını, bu nedenle aktarma işlemlerinin gerçeğe ve mevzuata aykırı olarak bilgisayar ortamında bulunan kayıtların yer değiştirilmesi suretiyle gerçekleştirildiğinin tespit edildiğini, sigortalıya yersiz ödenen ana para ile sağlık gideri faiziyle tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Birleşen dosyada davalı ... vekili duruşmalarda ve cevap dilekçesinde verdiği beyanlarında açılan davanın haksız olduğunu, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulü ile SGK Bingöl İl Müdürlüğünün 07.01.2011 tarih, 446.295 sayılı Kurum işleminin iptaline, birleşen davanın davalı ... mirasçıları yönünden reddine, birleşen davanın davalı ... yönünden husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV.İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-karşı davacı Kurum istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri: Davalı/birleşen davada davacı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle;
Mahkemece verilen kararın eksik araştırma dayalı olduğunu ve ... yönünden verilen husumetten red kararının hatalı olduğunu ve Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyuşmazlık davacının 1479 sayılı Kanun'a göre yaşlılık aylığı, sigorta müfettişi tarafından yapılan inceleme sonucu, hesaplarına usulsüz prim aktarımı nedeniyle aylığın iptal edilmesinin hukuka uygun olup olmadığı noktasında toplanmakta olup davanın yasal dayanağı mülga 1479 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi olup, primlerin ödendiğinin ispatı sigortalıya aittir. Aylık koşullarını yitiren sigortalının yersiz aylık ödemesi nedeniyle iade ile yükümlü olduğu açık ise de, sigortalılık süresi, prim ödeme gün sayısı ve prim borcu olmaması yönünden yaşlılık aylığı şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilip ve Kurum tarafından iptal edilerek, sigortalının prim hesabından çıkarılan prim dahil edilmediğinde dahi sigortalı açısından kısmi aylık koşullarının oluştuğu anlaşılmakla yerel mahkemece kurulan hüküm hukuka uygundur. (Mahkemece karar verilen iş bu dosya ile emsal nitelikte Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 13.06.2022 tarihli ve 2022/4810 E., 2022/8914 K.; 13.06.2022 tarihli ve 2022/4808 E., 2022/8913 K. sayılı kararları mevcuttur.) Kurum alacağının tahsili amacıyla Kurum memuru davalı ... aleyhine açılan dava yönünden, Mahkemenin, sorumluluğun değerlendirilmesi ile bu davalı yönünden davanın husumetten reddine dair kararı isabetlidir. Bu açıklamalar kapsamında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalı/birleşen davada davacı Kurum istinaf başvurusunun esas yönünden ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili;
istinaf dilekçesinde belirttiği hususlar ile temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava Kurum işleminin iptali, birleşen dava yersiz ödemenin tahsili istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.Mülga 1479 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi atfıyla 4857 sayılı Kanun'un madde 92 son ve 1479 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 5510 sayılı Kanun'un 96 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının a bendi hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-karşı davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.