10. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/8209
- Karar No
- 2024/10481
- Karar Tarihi
- 06.11.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Sigorta Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
10. Hukuk Dairesi 2024/8209 E. , 2024/10481 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket bünyesinde çalışırken 26.09.2012 tarihinde geçirdiği olayın iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurumun 1040941 sicil sayılı dosyasında kayıtlı işverenin işçilerinden kurum sigortalısı ...'un 26.09.2012 tarihinde işvereni ... Otomotiv San. ve Tic. A.Ş.'nin bir teslimatı sırasında taşıdığı eşyanın sarılı olduğu naylonun kopması sonucu düştüğünü, bu nedenle %48 oranında maluliyeti doğduğunu belirtir 17.05.2016 tarihli dilekçe sunduğunu, dilekçe üzerine SGK Başkanlığı Eskişehir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Tepebaşı Sosyal Güvenlik Merkezince tanzim edilen 2016/30 numaralı, 03.08.2016 tarihli komisyon kararınca, kazanın iş kazası olduğuna karar verilmiş olup, akabinde dosyanın maluliyet oranının tespiti hususunda Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezine gönderildiğini, Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünce yapılan inceleme neticesinde davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının %37 olarak tespit edildiğini ve dosyanın 29.09.2016 tarihli, 2016/21 sayılı genelge gereği soruşturma için Teftiş Kuruluna gönderildiğini, davacıya geçirdiği iş kazası sebebiyle sürekli işgöremezlik geliri bağlandığını ancak davacının ihbar ettiği iş kazası olayı ile ilgili olarak 09.08.2017 tarihli ve 93243/47/İR/47 sayılı Başmüfettiş ... tarafından düzenlenen rapor uyarınca davacı ...'un 26.09.2012 tarihinde uğradığını iddia ettiği iş kazası olayının hiç yaşanmamış olduğu, kazalının iddialarının gerçekle bağdaşmadığı ve bu sebeple olayın 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesine göre iş kazası olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığına karar verildiğini ve kendisine bağlanan maaşın iptal edildiğini, açıklanan nedenlerle davacının haksız ve gerçeğe aykırı davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirket bünyesinde çalışırken 26.09.2012 tarihinde kamyonun arkasından düştüğü iddiası ile iş kazası geçirdiğinden bahisle SGK'ya 17.05.2016 tarihinde müracaat ettiğini, akabinde Tepebaşı Sosyal Güvenlik Merkezinin 03.08.2016 tarihli komisyon kararı ile olayın iş kazası olduğuna karar verdiğini, sonrasında dosyanın maluliyet oranının tespiti hususunda Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğüne gönderildiğini, Kocatepe Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğünün davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranını %37 olarak tespit ettiğini, bunun üzerine dosyanın soruşturma için Teftiş Kuruluna gönderildiğini, bu arada davacıya SGK tarafından meslekte kazanma gücü kaybı oranı da dikkate alınarak sürekli işgöremezlik geliri bağlandığını, davacının kesinlikle iş kazası geçirmediğini yine davacının yıllardır süregelen bel fıtığı ve iki bacak ağrısı rahatsızlığının hastane kayıtları ile sabit olduğunu, işbu hastalığın sanki iş kazası gibi gösterilmeye çalışıldığını, açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf bavurusunda; kazada üç görgü şahidi olduğunu, bunların ..., ... ve kendisine teslimat yapılan ev sahibi olduğunu, diğer şahısların kazayı görme imkanının bulunmadığını, tanık ...'un düşme anını gördüğünü ve fakat üç yıl öncesine kadar davalı işyerinde çalışması nedeniyle aksi yönde beyanda bulunduğunu, davalı işverenin kendi aleyhine bir faturayı muhasebe kayıtlarına geçirmesinin olağan olmadığını ileri sürmüş ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 26.09.2012 tarihinde meydana gelen olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.