7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2011/6424 E. , 2012/4549 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 110 ada 37 parsel sayılı 467.02 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davalıların miras bırakanları ... ..., ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir.
Davacı ... adına tespit gören 110 ada 39 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün davalı taşınmaz içinde bırakıldığını öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, taşınmazın uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 68.21 m2 yüzölçümüdeki bölümünün davacıya ait 110 ada 39 parsel sayılı taşınmaza eklenmesine geri kalan bölümünün tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan uzman bilirkişi ... tarafından düzenlenen 21.01.2010 tarihli rapor ve haritada (A) harfi ile gösterilen 68.21 m2 yüzölçümüdeki bölümünün davacıya ait 110 ada 39 parsel sayılı taşınmazın devamı niteliğinde bulunan yer olduğunu, gerçek sınıra göre 110 ada 37 parsel sayılı taşınmazın 290.07 m2 yüzölçümünde olması gerektiği belirtilmiş ise de taşınmazın tutanaklarında yazılı yüzölçümleri ile uzman bilirkişi raporunda belirtilen yüzölçümleri karşılaştırıldığında farklılık bulunduğu bir başka anlatımla bilirkişi raporunun çelişkili bulunduğu anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; mahkemece dosyanın keşifte hazır bulunan uzman fen bilirkişisine verilerek çelişkiyi giderecek şekilde denetime elverişli ek rapor alınması toplanan ve alınacak ek raporun sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken infazı mümkün olmayan uzman bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi dava konusu olmayan ve davacı adına tespit gören 110 ada 39 parsel sayılı taşınmaza ait tutanak aslı ve eki belgelerinin kesinleştirme işlemleri tamamlanmak üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesine karar verilmesi gerekirken taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde tescil hükmü kurulması dahi isabetsiz olup davacı ...'ün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 13.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.