Esas No
E. 2011/6608
Karar No
K. 2012/4513
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

7. Hukuk Dairesi

E. 2011/6608 K. 2012/4513 T.
Karar Sonucu BOZULMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2011/6608, K. 2012/4513, T. 12.06.2012
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2011/6608
Karar No
2012/4513
Karar Tarihi
12.06.2012
Dava Türü
Hukuk
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

7. Hukuk Dairesi         2011/6608 E.  ,  2012/4513 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Kadastro sırasında dava konusu 148 parsel sayılı 125100,00 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. Davacı ... miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu 148 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 21.12.2010 tarihli rapor ve haritada (A),(B) ve (C) harfleri ile gösterilen toplam 23000,00 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin davacı ... adına tapuya tesciline, aynı tarihli rapor ve haritada (D) harfi ile gösterilen 102100,00 m2 yüzölçümündeki bölümün ise tespit gibi mera niteliği ile sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.

Mahkemece dava konusu 148 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 21.12.2010 tarihli rapor ve haritada (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen toplam 23000,00 m2 yüzölçümündeki bölümlerinin kamu malı niteliğinde mera olmadığı, bu bölümler üzerinde davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesinde öngörülen taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, ayrıca davalılar Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği temsilcilerinin davayı kabul yönünde beyanda bulundukları gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, mahkemece yapılan araştırma, uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.

Dava konusu taşınmazın 15.05.1962 yılında yapılan tespitine esas alınan Nisan 1292 tarih 21 sayılı tapu kaydı ile uzman fen bilirkişi rapor ve haritasında (A) ve (B) harfi ile gösterilen bölümleri kapsadığı belirtilen Nisan 1292 tarih 19 sayılı tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersiz olduğu gibi tespit bilirkişi ... ... dinlenilmemiş, varsa nedenleri gerekçeli kararda gösterilmemiştir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.

Yanlar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın 15.05.1962 yılında yapılan tespitine esas alınan Nisan 1292 tarih 21 sayılı tapu kaydı ile uzman fen bilirkişi rapor ve haritasında (A) ve (B) harfi ile gösterilen bölümleri kapsadığı belirtilen Nisan 1292 tarih 19 sayılı tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyup uymadığı ile taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı yönünde toplanmıştır.

O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle Nisan 1292 tarih 21 ve 19 sayılı tapu kayıtları ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte varsa haritaları da Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, sonrasında tapu kayıt maliki ile davacı arasındaki akdi veya ırsi ilişkiyi belirlemeye yarar nüfus kayıtları örnekleri Nüfus Müdürlüğü'nden getirtilmeli, gerektiğinde taraflara bu konuda veraset ilamı ibraz etmeleri için süre verilerek davacı ile tapu kayıt maliki arasında akdi ve ırsi ilişki duraksamasız belirlenmeli, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların tespitlerinin kesinleşerek tapuya tescili veya özel siciline kaydının yapılıp yapılmadığı Tapu Sicil Müdürlüğü'nden sorularak belirlenmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazı iyi bilen yerel bilirkişi ve tanıklar ve uzman bilirkişi, tapu fen memuru ve uzman ziraatçi bilirkişi, tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazın ilk tespitinde uygulanan Nisan 1292 tarih 21 sayılı tapu kaydı ile uzman bilirkişi raporuna esas alınan Nisan 1292 tarih 19 sayılı tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, uzman bilirkişiden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, bu yolla Nisan 1292 tarih 21 ve 19 sayılı tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza uyup uymadıkları duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Tapu kayıtlarının dava konusu taşınmaza uyduğunun belirlenmesi halinde Nisan 1292 tarih 19 ve 21 sayılı tapu kayıtlarında tarif edilen sınır yerleri de dikkate alınarak tapu kayıtlarının değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı kayıtlardan olduğu, bu nedenle kapsamının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yüzölçümüyle belirlenmesinin zorunlu olacağı kuşkusuzdur. Gerçekten, Nisan 1292 tarih 21 sayılı tapu kaydı sınırlarında tarik, sırt, çeşme ve dere, Nisan 1292 tarih 19 sayılı tapu kaydı ise sınırlarında tarik olarak tarif edilmiş olup, eylemli olarak da dava konusu taşınmazın doğu, batı ve güneyinde 147 ve 153 parsel sayılı mera taşınmazlarının bulunduğu anlaşılmaktadır. Hâl böyle olunca tapu kayıt miktar fazlasının meradan kazanıldığının kabulü gerekir. Kural olarak, meralar üzerinde sürdürülen zilyetlik süresi ne olursa olsun hukukça değer taşımaz. Ayrıca somut olayın özelliğine göre davalı Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği temsilcisinin davayı kabul etme yetkilerinin bulunmadığı hüküm kurulurken dikkate alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu olgular göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
BOZULMASINA Yargıtay Hukuk Gayrimenkul Hukuku 3402 sayılı Kadastro Kanunu K3402 md.14 K3402 md.20
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog