Aramaya Dön

22. Asliye Ceza Mahkemesi

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

BURSA "Türk Milleti Adına"

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR

Esas No: 2019
Karar No: 2019
Hakim: ... ...
Katip: ... ...
Davacı: ... -

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilin iş yerine ait ... plakalı araç ile işyerine gitmek için iş arkadaşı ile yola çıktığını ve davalının kullandığı ...plakalı araç şoförünün arkadan hızla gelerek ve yolda zikzaklar yaparak şerit ihlali yaparak müvekkilin kullandığını araca çarptığını ve kaçtığını, bunun üzerine davacının kendisine çarpan aracı Akom ışıklarında kırmızı ışıkta yakaladığını ve davalıya şirket aracına çarpması nedeni ile çalıştığı şirkete hesap vermekte sorumluğunun olduğunu ve kaza tespit tutanağı düzenleyelim demesi üzerine davalı yanın kaçmak istediğini, kaçmak isterken müvekkilin ayağının üzerinden aracıyla geçmek suretiyle yaralanmasına sebebiyet verdiğini, bu olay nedeniyle müvekkilin çalışamaz hale geldiğini ve davacı müvekkilin sol ayağının sürekli sakat kaldığını, doktor raporu ile bu durumun sabit olduğunu, bu nedenlerle tüm dava ve alacak hakları saklı kalmak kaydıyla davalılardan araç sahibi ve kazayı yapan kişiden müşterek ve müteselsilen 20.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkil davalının davacı tarafın kullandığı araca çarpıp kaçmadığını, davacı tarafın olayın meydana gelmesine kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini, olayın gerçekleştiği gün müvekkilin davalıyı torunu diğer davalı ...'i diyaliz tedavisi olması için tedavi gördüğü merkeze yetiştirmeye çalışırken Akom ışıklarında kırmızı ışık yandığı sırada sevk ve idaresindeki araca yanaşan davacı taraf ve birlikte bulunan diğer arkadaşlarının önce ağır küfür ve hakaretlerine maruz kaldığını ardından davacı tarafın ve arkadaşlarının müvekkile ait araca ellerindeki sopa ile yumruk ve tekmelerle saldırıda bulunduklarını, olayın gerçekleşmesinde davacı tarafın ve arkadaşlarının müvekkil davalıya ait araca saldırmak ve aracın etrafını sarmak, ardından hareket eden aracın kapı koluna asılarak düşmek suretiyle yaralanma olayına kendi kusurlarıyla sebebiyet vermiş olduklarından davacı tarafın maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddinin gerektiğini, bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikamet edilen davanın usulden ve esastan reddine, mahkemece görevsizlik kararı verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.

Dava dilekçesi ile eklerinin davalı yana usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı ...'in yasal süresi içinde davaya cevap vermediği anlaşıldı. Dava, trafik kazasından kaynaklı sürekli işgöremezlik maddi tazminat ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkememizce yargılama yapılmış, Bursa 22. Asliye Ceza Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası celp edilmiş, dosyamız arasına alınmıştır.

Bilindiği üzere 19/12/2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7155 sayılı Yasanın 20. Maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. Maddesinden sonra getirilen 5/A-maddesine göre: Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Yukarıda anılan 7155 sayılı Yasanın Yürürlük başlıklı 26. Maddesinin 1-a) bendine göre 10, 20 ve 21 inci maddeleri 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Davacı tarafından açılan eldeki davanın ise 20/08/2019 tarihinde yasal düzenleme yürürlüğe girdikten sonra açılmış olup iş bu davaya uygulanması zorunludur.

O halde yukarıdaki yasal düzenlemeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde, dava trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi istemiyle açılan tazminat davası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 792. maddesinde düzenlendiğinden mutlak ticari dava olup, tazminat davasının konusunun, para alacağına ilişkin ve eda davası olduğu sabit olup ayrıca davanın taraflarca serbestçe üzerinde tasarruf edebilecekleri işlerden kaynaklandığından davacı tarafından dava açılmadan önce dava şartı olan arabulucuya başvuru zorunludur. Dolayısıyla dava dilekçesi ve cevap dilekçesi kapsamında arabulucuya başvurulmadığı sabit olduğundan, davacının açmış olduğu tazminat davasının arabulucuya başvuru dava şartı noksanlığı sebebiyle HMK' nın 115/2. maddesi gereğince usulden reddine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle,

1.Dava şartı yokluğundan davanın usülden REDDİNE,

2.Alınması gerekli 44,40 TL harçtan peşin alınan 170,78 TL'nin mahsubu ile artan 126,38 TL'nin karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,

3.Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4.Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5.Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra re'sen davacıya iadesine,

6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Dair, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalının yokluğundan hükmün tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde BAM'da istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.13/12/2019 Katip ...

(e-imzalıdır)

...

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.