Aramaya Dön

8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2021/815
Karar No
K. 2024/991
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2021/815 Esas
KARAR NO: 2024/991
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 21/12/2021
KARAR TARİHİ: 12/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23/01/2020 günü Davalı ---- sevk ve idaresinde bulunan ---- plakalı minibüs ile ---- İlçesinden aldığı yolcuları ----- götürmek üzere seyir halinde iken ---- İlçesinden çıkış yaptığı sırada---- üzerinde, araçlarından düşen plakaları aramakta olan müteveffalar ---- çarparak ölümüne neden olduğunu iddia ettiğini, kazadan dolayı ------- dosyası altında cezai yargılama sona erdiğini ve dosya ----- sayılı kararı doğrultusunda ------ tarihinde kesinleştiğini, sanık yapılan yargılama neticesinde sanık 3 yıl 4 ay hapis cezası alarak, cezanın adli para cezasına çevrildiğini beyan ettiğini, olay yeri keşif ve ölü muayene otopsi tutanağında: ------- ortasında bir erkek şahsa ait cesedin yatar vaziyette olduğu, cesedin olduğu yerden 37 metre gerisinden fren izlerinin başladığı, fren izlerinin başladığı yerde kazaya sebebiyet veren ------- plaka sayılı araca ait kırık parçalarının yine aracın ölenin bulunduğu yerden itibaren yaklaşık 24 metre sonra durabildiğinin tespit iliyle aracın ölen --------çarptıktan sonra 35 metre sürüklediğini belirterek, trafik kazasında ölüm nedeniyle destekten yoksun kalan davacıların, 6100 sayılı Yasa'nın 107.maddesi uyarınca maddi tazminat isteklerinin incelenmesine, olay tarihindeki sigorta limitini aşmamak üzere, dava tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.

Yargılama sırasında davacı davasını ıslah etmiş ve harçlandırmıştır.

SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların müracaatı üzerine, müvekkili şirket tarafından destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini, davacılardan eş -----, çocuk --- ve çocuk ----protokol, sulh, feragatname ve ibraname ile; müvekkili şirket, eş ---- 75.071,00 TL, çocuk ----- için 9.852,00 TL ve çocuk ------- için 6.568,00 TL olmak üzere toplam 91.491,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı kabul edilerek ve karşılıklı olarak mutabık kalınarak davacılara ödendiğini, ----- işletenin veya araç sürücüsünün kusurlu davranışı bu tür sigorta ile teminat altına alındığını belirterek, maddi giderler için geçerli olan teminat her halükârda verilecek bir teminat olmadığını -------- kapsamında müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğu sigortalısının kusuru oranında olduğunu, haksız fiil sonucu Kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yer, kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerektiğini belirterek, haksız fiil davalarında kusur ispat yükünün başvuran tarafta olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun ancak sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve ödemeyi ancak bu kusura göre yapabileceğini, somut olayda trafik kazasının meydana gelmesinde müteveffanın asli kusuru bulunduğunu savunarak yaya ------ kaza anında araç trafiğinin yoğun olduğu ve mezkur mahallin karanlık olduğu bir güzergahta kontrolsüz/ani bir şekilde karşıdan karşıya geçmeye çalıştığını, sigortalı araç sürücüsünün yol üzerinde geçiş hakkı bulunmasına rağmen yaya------- tedbirsiz davranışları ile kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğini savunarak bu nedenle yaya ----- KTY m.138/b-4 hükümleri gere; e kazanın oluşumunda ASLİ kusurlu olduğunun kabulü gerektiğini,------ plakalı sigortalı araç sürücüsü; objektif ve subjektif özen yükümlülüklerine uyarak aracının hızını, yol, trafik ve hava şartlarının gerektirdiği şartlara göre ayarlayıp dikkatli davranmasına rağmen yaya ------ kusurundan ötürü söz konusu kaza meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsü, her türlü önlemi alsa bile söz konusu kazayı engelleme şansı bulunmadığını ileri sürerek davaya konu, engellenmesi imkânsız kazada sigortalı araç sürücüsü kusursuz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT

Dava, 23/01/2020 tarihli trafik kazası sonucu davacıların desteği ------vefatı nedeniyle açılan destekten yoksun kalma tazminat talebine ilişkindir.Trafik kazasına karışan ---- plakalı aracın davalı ------ poliçesi ile sigortalı olduğu, poliçe limitinin 390.000 TL olduğu anlaşılmış ve sigorta poliçesi ile hasar dosyası celbedilmiştir.Kazadan dolayı ---- dosyasında yapılan yargılamada alınan ----- raporuna göre sanık sürücü ----tali derecede kusurlu olduğu, müteveffalar ------ her biri kendi ölümü üzerinde asli derecede kusurlu olduğu belirtilmiştir. Söz konusu dosyada yapılan yargılamada sanık sürücünün tali kusurlu olduğu kabul edilerek sanık hakkında 3 yıl 4 ay hapis cezasına hükmedilmiş olup verilen ceza adli para cezasına çevrilmiş, iş bu karar ----- Sayılı ilamı ile başvurunun esastan reddine karar verilmesi sonucunda 05/07/2021 tarihinde kesinleşmiştir. Kazadan dolayı aynı olayda davacıların desteği --- ile birlikte aynı şekilde vefat eden --- mirasçılarının açmış olduğu destekten yoksun kalma talebine ilişkin açılan----- dosyasında alınan ------raporunda;

I. Durum:

Kazanın; müteveffa yaya ------- yolun karşısına geçiş yaptığı sırada bahse konu minibüsün çarpmasına maruz kalması sonucu gerçekleştiğinin kabulü halinde; Sürücü --------% 40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ----- % 60 (yüzde atmış) oranında kusurlu olduğu, II.Durum: Kazanın; müteveffa yaya ------ mahaldeki ofset taralı alan içerisinde bulunduğu sırada bahse konu minibüsün çarpmasına maruz kalması sonucu gerçekleştiğinin kabulü halinde; Sürücü ----- % 80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ---- % 20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu şeklinde rapor düzenlenmiştir.Mahkememizce alınan 26.07.2023 tarihli kök rapordaki makine mühendisi bilirkişinin düzenlediği kusura ilişkin bölümde; kazanın oluşumunda Müteveffalar -------hatalı davranışlarının, her birinin birinci derecede ve takdiren % 75 (yüzde yetmiş beş) oranında etkili bulunduğu, ---- plakalı aracın dava dışı sürücüsü ----- hatalı sevk ve idaresinin, ikinci derecede ve takdiren % 25 (yüzde yirmi beş) oranında etkili bulunduğu, ---- plakalı araç sürücüsü ---- kusurunun olmadığı şeklinde kanaat bildirilmiştir.Mahkememizce alınan ---- tarihli ek rapordaki makine mühendisi bilirkişinin düzenlediği kusura ilişkin bölümde; "I:Durum;Kazanın; Müteveffalar--------- gece vakti devlet karayoluna bağlanan taşıt yolu üzerinde düşen plakayı aradıkları sırada bahse konu minibüsün çarpmasına maruz kalması sonucu gerçekleştiğinin kabulü halinde; A) Sürücü -------% 25 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, B)Müteveffa yaya ----% 75 (yüzde atmış) oranında kusurlu olduğu, C)--- plakalı araç sürücüsü ----- kusurunun olmadığı ,

II. Durum:

Kazanın; Müteveffalar --------------yolun karşısına geçiş yaptığı sırada bahse konu minibüsün çarpmasına maruz kalması sonucu gerçekleştiğinin kabulü halinde; A) Sürücü ----% 80 (yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, B) Müteveffa yaya --------- % 20 (yüzde yirmi) oranında kusurlu, C)---- plakalı araç sürücüsü ---- kusurunun olmadığı, III.Durum: Kazanın; Müteveffalar ------ mahaldeki ofset taralı alan içerisinde bulunduğu sırada bahse konu minibüsün çarpmasına maruz kalması sonucu gerçekleştiğinin kabulü halinde; A) Sürücü-----% 40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, B) Müteveffa yaya ------- % 60 (yüzde atmış) oranında kusurlu olduğu, C) ---- plakalı araç sürücüsü ----- kusurunun olmadığı, Dolayısıyla KÖK raporumuzdaki tevdi etmiş olduğumuz görüşlerimizi tamamen değiştirecek her hangi belge bulunmamakla beraber, davacı vekilinin dosyaya sunmuş olduğu ----- belirtilen ifadeler doğrultusunda kazanın üç durumlu olarak incelenerek hem KÖK raporumuza sadık kaldığımızı hem de ----- düzenlemiş olduğu rapora iştirak edilmiştir." şeklinde görüş bildirilmiştir.Dosya kapsamındaki kusura ilişkin tüm raporlar değerlendirildiğinde; aynı olay nedeniyle ----- sayılı dosyasında alınan -----raporunda iki farklı duruma göre kusur oranı belirtildiği, ancak kesinleşen ----- dosyasında sürücü ------- tali kusurlu kabul edildiği, müteveffaların asli kusurlu kabul edildiği, ceza mahkemesince maddi olaylar yönünden yapılan tespitin hukuk hakimini bağlayacağı dikkate alındığında,---- raporunda belirtilen 1. Duruma göre sürücü ----tali kusur atfedildiğinden, sürücü -----% 40 (yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, müteveffanın % 60 (yüzde atmış) oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.

Mahkememizce alınan ----- tarihli ek rapordaki aktüerya bilirkişinin düzenlediği tazminat hesabına ilişkin bölümde; Dava dışı sürücünün %40 kusurlu olduğunun kabulü halinde; Eş ---- için 298.255,79 TL, --- için 24.541,05 TL, Oğul ------ 36.444,89 TL maddi tazminat hesaplandığı, dosyaya sunulan raporun denetime açık ve hükme esas almaya elverişli olduğu kanaatine varılarak davacı vekilinin sunmuş olduğu 16/10/2024 tarihli talep artırım dilekçesi de dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacıların davalı sigorta şirketine başvuru tarihinin belli olmaması nedeniyle davalı şirketin sulh ve ibra anlaşması gereği kısmi ödeme yaptığı 30.04.2020 tarihi temerrüt tarihi olarak kabul edilmiştir. Ayrıca kazaya karışan araçların kullanım şeklinin ticari olması nedeniyle mahkememizce hüküm altına alınan tazminat miktarına avans faiz işletilmesi gerektiği kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

DAVANIN KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE,

Davacılar ---- için 298.032,96 TL, ---- için 24.541,05, ------- 36.444,89 TL olmak üzere toplam 359.018,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının 30/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Karar harcı olan ‭24.524,58 TL'nin peşin harç olarak alınan 59,30 TL ile tamamlama harcı 1.218,45 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan ‭ ‭23.246,83‬ davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydına,

Davacı tarafından yapılan ‭1.337,05‬ TL harç masrafının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

Davacı tarafından dava nedeniyle yapılan 3.722,70 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 57.443,02 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca reddedilen kısım üzerinden takdir edilen 223,12 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irat kaydına, Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde PTT ile konutta ödemeli olarak davacıya İADESİNE,

Dair tarafların yokluklarında, verilen karar HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.12/12/2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog