7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2012/3037 E. , 2012/5276 K.
"İçtihat Metni"
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 119 ada 1 parsel sayılı 1752,49 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalılar ..., ..., ... adlarına paylı olarak tespit edilmiştir.
Davacı Hazine taşınmazın kanunları uyarınca Hazine'ye kalan yerlerden olduğunu, edinme koşullarının gerçekleşmediğini öne sürerek ve tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne, dava konusu taşınmazın 131,82 m2 yüzölçümündeki bölümünün davacı Hazine adına, geriye kalan 1620,67 m2 yüzölçümündeki bölümünün tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 119 ada 1 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen 25.11.2011 günlü rapor ve haritada gösterilen 1620,67 m² yüzölçümündeki bölümünün davacı Hazine'nin tutunduğu Aralık 1962 tarih 173 ve 174 sayılı tapu kayıtları ile haritası kapsamında kalmadığı, taşınmaz üzerinde tespit tarihinde zilyet davalılar ... ve paydaşları yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davacı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; mahkeme hükmünden önce 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A ve geçici 11. maddelerinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı Kadastro Mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz ve bu hüküm henüz infaz edilmemiş yargı kararlarına da uygulanır.” hükmü öngörülmüştür. Bu yasal düzenleme nedeniyle davalılar ... ve paydaşları aleyhine vekalet ücretine hükmolunmaması gerekirken, yazılı şekilde hüküm oluşturulması isabetsiz; davacı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenle yerinde ise de; yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2 nolu bendinin hüküm yerinden tamamen çıkartılmasına, yerine 2. bent olarak "Davacı Hazine lehine 3402 Sayılı Kadastro Kanunun'un 36/A maddesine göre vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” sözlerinin yazılmasına hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığında ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 04.07.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.