Esas No
E. 2017/738
Karar No
K. 2017/1862
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

5. Ceza Dairesi         2017/738 E.  ,  2017/1862 K.AVUKAT -SON SORUŞTURMA AÇILMASINA YER OLMADIĞI-SUÇTAN ZARAR GÖRENIN ITIRAZ HAKKI OLMAZ.

AVUKATLIK KANUNU (1136) Madde 50

AVUKATLIK KANUNU (1136) Madde 60

"İçtihat Metni"Görevi kötüye kullanma suçundan şüpheli H: Ö. hakkında son soruşturmanın açılması talebiyle Manavgat Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04/03/2016 tarihli ve 2016/2347 soruşturma, 2016/1122 esas, 2016/112 sayılı iddianame üzerine, son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/05/2016 tarihli ve 2016/100 esas, 2016/174 sayılı kararına yönelik müştekiler F. A. ve Ş. A. tarafından yapılan itirazın, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 60. maddesi uyarınca müştekilerin karara itiraza yasal hakları bulunmadığından bahisle  reddine ilişkin Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/06/2016 tarihli ve 2016/100 esas, 2016/174 sayılı ek kararına karşı müşteki Fethi Alpasar tarafından yapılan itirazın reddine dair Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/08/2016 tarihli ve 2016/793 değişik iş sayılı kararının;  Dosya kapsamına göre, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 60. maddesinde yer alan “59 uncu maddede yazılı mahkemelerin tutuklama veya salıverilmeye yahut son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararlarına karşı Cumhuriyet Savcısı veya sanık tarafından genel hükümler uyarınca itiraz olunabilir. Bu itiraz, suçun işlendiği yer ağır ceza mahkemesi hariç olmak üzere, itiraz edilen kararı veren mahkemeye en yakın ağır ceza mahkemesinde incelenir.” şeklindeki düzenlemede müştekinin itiraz hakkından bahsedilmese de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesinde yer alan “Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet Savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” şeklindeki genel usul kuralı karşısında, 1136 sayılı Kanun uyarınca yapılan soruşturma ve kovuşturmalarda verilen son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin karara karşı suçtan zarar gören kişilerin de itiraz hakkının bulunduğunun kabul edilmesi gerektiği cihetle merciince yapılan itirazın kabulü ile Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15/06/2016 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilerek,  İtirazın esasına yönelik; İzmir Barosuna kayıtlı Avukat olan sanığın  davalı müştekilerin murisi A. A. vekili sıfatıyla, Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/5 esas sayısına kayden takip ettiği tapu iptal ve tescil davasında, 22/04/2009 tarihinde vekillik görevinden istifa edip, müdahil davalı M. S. Y. vekili sıfatıyla 11/02/2010  tarihli oturuma katıldığı gibi, aynı zamanda devam eden müştekilerin murisinin davalı olduğu Kemer 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/609 esas sayılı davasında, davacı davalı Mehmet Salih Yağcı vekili sıfatıyla, 25/02/2010 tarihli oturumda vekaletname   sunmak   suretiyle   1136   sayılı  Kanun'un  38/b  maddesindeki  aynı  işte  menfaatleri zıt tarafları temsil etme yasağına aykırı davrandığının iddia edilmesi karşısında, mevcut delillerin son soruşturmanın açılması için yeterli olduğu, delillerin takdir ve değerlendirilmesinin de son soruşturma aşamasında davayı görecek olan mahkemesine ait bulunduğu gözetilerek son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 18/05/2016 tarihli ve 2016/100 esas, 2016/174 sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde  isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca  bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli,27/01/2017 gün ve 94660652-105-07-10793-2016-Kyb sayılı Kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan tebliğname ile Daireye ihbar ve dava evrakı ile birlikte tevdii kılınmakla gereği düşünüldü:    1136 sayılı Avukatlık Yasasının 1. maddesi uyarınca; bir kamu hizmeti ve serbest bir meslek olarak yerine getirilen avukatlık, yargının kurucu unsurlarından olup bağımsız savunmayı serbestçe temsil ettiği gibi, Anayasanın 36. maddesinde düzenlenen hak arama özgürlüğünün güvencesini de oluşturmaktadır. Avukatlık mesleğinin bu nitelikleri gereği olarak, görev sırasındaki veya görevden doğan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılıp yürütülmesi konusunda CYY'da yer alan genel düzenlemelerden ayrık biçimde 1136 sayılı Yasanın 58 - 61. maddelerinde özel düzenlemeler yapılmıştır. 1136 sayılı Yasanın özel soruşturma ve kovuşturmayı öngören hükümlerinde tüm ayrıntılar düzenlenmediğinden, açık hüküm bulunan konularda bu düzenlemenin uygulanması gerekmekte, düzenlenmeyen veya ilgili maddelerde atıf yapılan hususlarda ise genel hükümlerin uygulanması zorunlu bulunmaktadır. Başka deyişle, 1136 sayılı Yasada açık bir düzenlemenin bulunması durumunda, aynı konunun genel hükümler ile (5271 sayılı CYY) aykırı biçimde düzenlense dahi, bu konuda 1136 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.  Avukatların görev sırasındaki veya görevden doğan suçlardan dolayı Adalet Bakanlığının kovuşturma iznine bağlı olarak, anılan yasanın 59. maddesi uyarınca suçun işlendiği yere en yakın ağır ceza mahkemesi başsavcısı tarafından düzenlenen iddianame üzerine aynı yer ağır ceza mahkemesince son soruşturmanın açılmasına ya da açılmasına yer olmadığına karar verilmektedir. 1136 sayılı Yasanın 60/1. maddesinde; ise "59. maddede yazılı mahkemelerin tutuklama veya salıverilmeye yahut son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına dair kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı veya sanık tarafından genel hükümler uyarınca itiraz olunabileceği " belirtilmiştir.

Görüldüğü üzere, özel soruşturma yönteminin düzenlendiği 60/1. madde ile son soruşturmanın açılmasına yer olmadığına ilişkin karara kimin itiraz edeceği sorunu açıklığa kavuşturulup, yalnızca Cumhuriyet savcısının itiraz edebileceği kabul edilmiş, ancak itiraz yöntemi bakımından genel hükümlere gönderme yapılmıştır. Bu durumda, incelenen dosyada suçtan zarar gören yakınanın itiraz hakkının bulunmadığı kabul edilmelidir. Bu nedenle özel yasasındaki hükümle düzenlenen bir konuda, genel soruşturma ve kovuşturma yöntemiyle ilgili olarak, suçtan zarar gören yakınanın  da  yasa  yollarına  başvuru hakkı  bulunduğunu  düzenleyen  CYY'nın  260/1. maddesi hükmünün uygulanma olanağı bulunmadığı ve yakınan vekilince yapılan itirazın merci tarafından bu gerekçeyle reddedildiği anlaşıldığından, Alanya 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 15/08/2016 tarih ve 2016/793 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin karara yönelik, (1) numaralı kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görülmediğinden  talebin REDDİNE, (2) numaralı  Kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname münderecatı yerinde görüldüğünden talebin kabulü ile Manavgat 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18/05/2016 tarihli ve 2016/100 Esas, 2016/174 sayılı Kararın CMK'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine nazaran müteakip işlemlerin merciince yapılmasına, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, 03/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.