11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2010/4877 E. , 2010/8168 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Sanığın 'a karşı olan eylemi nedeni ile Beraat Sanığın, 765 S.Y.nın 503/1, 61. maddelerine göre 3 kez 1 yıl hapis ve 80 YTL APC ile cezalandırılmasına ve verilen cezalar 765 S.Y.nın 71, 72. maddelerine göre toplanarak, sanığın 3 yıl hapis ve 240 YTL APC ile cezalandırılmasına .
1.Sanığın şikayetçi ...’a yönelik dolandırıcılık suçundan mahkemenin 25.02.2004 gün ve 2003/69 esas 2004/77 karar sayılı ilk hükmü ile verilen beraat kararının temyiz edilmeyerek kesinleştiği anlaşılmakla diğer suçlardan sanığın vaki temyizi üzerine dosyanın Yargıtay C. Başsavcılığınca iade edilmesinden sonra duruşma açılarak anılan şikayetçiye yönelik suçtan yeniden kurulan hüküm hukuken geçersiz olup yok hükmünde olduğundan ve ilk hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 366. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasına usulüne uygun şekilde katılma isteminde bulunup bu sıfatı kazanmayan şikayetçi Gökhan’ın temyize yetkisi bulunmadığı cihetle vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken aynı yasanın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2.Sanık müdafiinin mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarına gelince: Sanık hakkında yasal koşulları oluştuğu halde 765 sayılı TCK’nın 81/2. maddesinin uygulanmaması ve anılan yasanın 19. maddesi uyarınca adli para cezasının 343,00 TL’den az olamayacağının gözetilmemesi suretiyle eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Daha önce işlediği kasıtlı bir suçtan dolayı mahkumiyet hükmü bulunan sanık hakkında 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığından, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere göre, sanığa yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen husus dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,ancak;
25.02.2004 tarihli ilk hükümde sanığın katılan ...’a yönelik eyleminde suça konu değer 130,00 TL kabul edilip adli para cezası da buna göre tayin edildiği ve aleyhe temyiz olmadığından bu husus kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden Yargıtay Başsavcılığının iadesinden sonra yazılı şekilde fazla ceza tayini;
Yasaya aykırı ise de,yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, katılan ...’a yönelik kurulan hüküm fıkrasındaki “161 YTL”, “80 YTL” ve D bendindeki “240 YTL” ibareleri yerine sırayla “130,00 TL”, “65,00TL”, “225,00 TL” yazılmak suretiyle, katılan ... ve şikayetçi ’a yönelik suçlardan kurulan hükümlerin DOĞRUDAN, katılan ...’a yönelik eyleminden kurulan hükmün ise DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 08.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.