12. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1985
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/05/2022
NUMARASI: 2019/211 Esas 2022/378 Karar
Davanın kısmen kabul-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:
Davacı vekili, mevcut ticari ilişki çerçevesinde mal satımından kaynaklanan alacaklarına ilişkin Üsküdar ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlattığı icra takibine itiraz edildiğinden takibin durduğunu, anaparaya kanunui reeskont faizi işletildiğini, faize faiz işletilmediğini,dava tarihi itibariyle iflasın ertelenmesi kararının hüküm ifade etmemekte olduğunu, iflasın ertelenmesinin 27.07.2007' de sona erdiğini, takip dayanağı faturaları ödediğine yada içeriğine yönelik bir itiraz olmadığını, borçlunun acz içine düştüğünü bildirdiğini ileri sürerek itirazın iptaline ve takibin devamına, %40'dan aşağı olmamak üzere borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; taraflar arasında fatura tarihlerinden sonra ancak icra takibinden önce yani 03/02/2007 tarihinde protokol imzalandığını, bu protokole göre, ...'un ...'da 28.000- YTL. alacağı olduğunu, borçlu ...' nın borcunu, 30/04/2007'e kadar ödeyeceğini, protokolün kayıtsız şartsız borç ikrarı içerdiğini, borçlu olmadığını aksine alacağının olduğunu, davacı talebinin faize faiz işletilmesi olduğunu, davacının bu faturalardan alacağı olmadığı gibi temerrüt ihtarı da söz konusu olmadığını, müvekkili borçlu bulunmadığından ihtarının bulunmasının da hukuken mümkün olmadığını, iflas ertelenmesi talebi üzerine 25/04/2006' da ihtiyati tedbir kararı verildiğini, 27/07/2006' da 1 yıl süre ile iflasın ertelenmesine karar verilip tedbir kararının ertleme kararının kesinleşmesinden 30 gün sonrasına kadar devamına karar verildiğini,karar kesinleşmediğinden ihtiyati tedbir kararının halen devam ettiğini, protokol gereği davacının müvekkiline borçlu olduğunun sübut bulduğunu, davacının kötü niyetli olduğundan tazminat ödemesi gerektiğini belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece ilk olarak 22/11/2017 tarihli kararıyla; tarafların ticari defter kayıtları arasındaki farkın davalı tarafın çek iadesi kaydı ve fatura kaydı ve davacının 2 adet fatura kaydından kaynaklandığı, ödenmeyen çek bedeli 50.000- TL’nin ve davacı tarafından kesilip davalı defterlerinde görülmeyen 2 adet fatura bedeli 23.851,37 TL’nin tenzili gerektiği, buna göre davacının 19.238,32 TL alacağının bulunduğu, 3.980,50- TL işlemiş faiz talebinin de haklı olduğu, bununla birlikte icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibine itirazın 19.238,32- TL asıl alacak ve 3.980,50- TL faiz olmak üzere toplam 23.218,82- TL üzerinden iptali ile takibin devamına, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir. Anılan karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, Dairemizin 11/04/2019 Tarih 2018/946 Esas 2019/532 Karar sayılı ilamıyla; " takip dayanağı olarak 4 adet fatura gösterildiği halde taraflar arasındaki tüm cari hesap ilişkisinin değerlendirme konusu yapılması usul ve yasaya aykırıdır(Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 12/12/2018 tarihli 2018/3125 E., 2018/6553 K. sayılı emsal kararı). Bu durumda mahkemece yalnızca takibe konu faturaların ve faturalara ilişkin davalı ödemelerinin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması ,
Bilirkişi raporuna ekli davalı muavin defter dökümü ve davacı cari hesap ekstresi incelendiğinde, dava konusu ... ve ... nolu 2 adet faturanın davalı defterlerine kaydından sonra herhangi bir davalı ödemesi olmadığı,ayrıca davacının başka bir faturasının da kaydedilmediği, ancak davalı faturaları ile bu faturalara ilişkin davacı çek ödemeleri ve çek iadelerinin kaydedildiği görülmüştür. Cari hesap ilişkisinde davalının kendisinin düzenlediği faturalar ve bu faturalara ilişkin olarak yapılan ödemelerle(davacı çek ödemeleri de dahil) ilgili bir alacak talebi var ise bunu iş bu davada takas-mahsup talebi konusu yapabileceği gibi ayrı bir dava konusu yapması da mümkündür. Davalının takas-mahsup talebi olmadığına göre davalı faturaları ve buna karşılık yapılan davacı ödemeleri bu davada inceleme konusu yapılamaz.... nolu faturaya ilişkin düzenlenen ... nolu sevk irsaliyesinin teslim alan kısmında isim ve imza bulunmadığı, ... nolu faturaya ilişkin düzenlenen ... nolu sevk irsaliyesinin teslim alan kısmında ise bir araç plaka numarası ile ... ismi ve bu şahsa atfen imza bulunduğu,... nolu faturaya konu alacağın ispatı sağlanamamış ise de, ... nolu faturaya konu alacağın ispatı için ... nolu sevk irsaliyesi üzerinde durulması gerektiğinden..kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmek üzere mahkemesine iadesine karar verilmiştir." Dairemizin kaldırma kararından sonra Mahkemece; davacı tarafından davalıya 4 adet fatura düzenlendiği, bu faturalardan. .. nolu 36.070,08 -TL tutarlı ve ... nolu 36.419,89 -TL tutarlı faturaların davalı şirketin ticari defterlerinde yer aldığı bu faturalara konu malların davalıya teslim edildiği ispat edildiği; diğer faturalardan ... nolu 18.139-TL tutarlı fatura ile ... nolu fatura ile teslimin kanıtlanmadığı anlaşılmakla, ... ve ... nolu faturalara konu alacak ispat edilemediği nazara alınarak; davanın kısmen kabulü ile davalının Üsküdar ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptaline, takibin 72.489,97 TL asıl alacak üzerinden takip şartlarındaki hali ile aynen devamına, fazla istemin reddine, alacağında faturaya dayalı likit bir alacak olduğu asıl alacak üzerinden %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili; iki faturadan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu, taraf defter kayıtlarında 2 adet çekin mübayenet teşkil ettiğini, davacının bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; 50.000-YTL bedelli çeki davalı şirketin cirolayarak verdiği ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne davacı şirket tarafından ödendiğinden bu meblağın alacak kaleminden tenzili yapılmaması yönündeki beyanıyla müvekkili şirkete ödemediğini açıkça kabul ettiğini ikrar da bulunduğunu, davacının çeklerin müvekkili şirkete ödendiğine dair iddiasının olmadığını, alacağın likit olmadığının 2 adet fatura ile sübut ettiğini, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, 4 adet faturalardan doğan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Takip konusu ... nolu 30.09.2006 tarihli 36.070,08 TL bedelli ve ... nolu 30.09.2006 tarihli 36.419,89 TL bedelli davacı faturaları davalı defterlerinde kayıtlı olduğundan, bu faturalara konu malların davalıya tesliminin ispat edildiğinin kabulü gerekir.Davalı şirketin ticari defter kayıtlarında yer almayan ... nolu 18.139-TL tutarlı fatura ... nolu 5.711,41 TL tutarlı faturanın teslim kanıtlanamamıştır.Dosyada alınan bilirkişi raporunda; davacının asıl alacağının 72.489,79 TL olduğu, temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz talebine iştirak edilmediği, davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini isteyebileceği sonuç ve kanaatine varılmıştır. 818 sayılı BK nın 118 maddesinde takasın koşulları düzenlenmiş olup takasın söz konusu olabilmesi için iki tarafın karşılıklı olarak birbirinden alacaklı (birbirinden borçlu olması) gerekir. Alacak ve borç karşılıklı değilse veya iki kişi arasındaki borç ilişkisinin dışında kalan kişilerden olan alacaklar ya da borçlar takasa konu olamaz. Ayrıca takas için yalnız borçlularda değil, borçlarda da karşılıklılık bulunmalıdır. Ancak aynı nitelikteki cins veya özdeş edimlerin takası mümkündür. Takas için aranan üçüncü koşul ise kural olarak her iki borcun muaccel (ifasının istenebilir) olması gerekir. Dördüncü koşul ise tarafların alacak ve borçlarının geçerli ve ifa edilebilir olması gerekmektedir "Yenilik doğuran bir hak olan takasın, davadan önce ve dava sırasında alacak sahiplerinden her biri tarafından ileri sürüleceği gibi bu yola gitmeksizin kişi alacaklarını ayrıca dava konusu edebilirler. Diğer bir anlatımla takas talebinin mutlaka karşı dava şeklinde ileri sürülmesi zorunlu olmayıp savunma olarak da ileri sürülmesi olanaklıdır. İlke olarak takas def'î de diğer def'îler gibi süresinde verilen cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir."Yargıtay HGK nın 2021/156 esas, 2022/1321 karar sayılı 19.10.2022 tarihli ilamı ) Somut olayda, icra takibine konu ... nolu 36.070,08 TL tutarlı ve ... nolu 36.419,89 TL tutarlı faturaların davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı ... nolu 18.139-TL,... nolu 5.711,41- TL tutarlı faturalar ise davalının ticari defterlerinde kayıtlı değildir.Uyuşmazlık davalının ticari defterlerinde kaydedilen bir adet 50.000-TL bedelli çekin davacı tarafından ödenip ödenmediği noktasında doğmuş olup ,icra takibine konu iki adet faturaya ilişkin alacağın varlığının kanıtlandığı , cari hesaba kaydedilen 1 adet 50.000-TL çek bedeli hakkında davalı tarafça süresinde takas defii ileri sürülmediği ,icra takibinin cari hesap nedeniyle değil ,faturalara dayalı başlatıldığından davalı tarafça faturalardan sonra cari hesaba kaydedilen çek bedeli dikkate alınamayacaktır. Açıklanan nedenlerle; davacının iki adet fatura nedeniyle alacağını kanıtladığı, iki adet faturalar bedeli kadar itirazın iptaline ve likit alacak nedeniyle davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik dörülmediğinden ,istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.