Esas No
E. 2021/36196
Karar No
K. 2024/11074
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

4. Ceza Dairesi         2021/36196 E.  ,  2024/11074 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2018/4264 E., 2019/876 K.
SUÇ: Hakaret
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanık hakkında hakaret suçundan, İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz sebepleri özetle, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, haksız tahrikin değerlendirilmediğine, zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağına, takdiri indirimin uygulanmadığına ve re'sen tespit edilecek sebeplerle kararın bozulmasına ilişkindir.

IV. GEREKÇE

Şikayetçi ve mağdur beyanları, sanık savunması, olay tutanağı, olayın oluş şekli ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, sanığın hakaret suçunu işlediğine, hukuki güvenlik ilkesinin ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6 maddesinde güvence altına alınan adli yargılanma hakkının ihlali sonucuna sebebiyet verecek ve böylece Anayasa ile uluslararası sözleşmelerde güvence altına alınan savunma hakkının kısıtlanması sonucuna neden olacak koşulların oluşmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ve haksız tahrik hükümlerinin tatbik edilmesine dair Mahkemenin takdir ve gerekçesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Sanığın hakaret eylemlerini aleni sayılan kara yolunda gerçekleştirmesine karşın 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşılmış,

Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas başka ilamları bulunmasına karşın, suç tarihinden sonra kesinleşmiş ilamın 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınması dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. V. KARAR

Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, aynı Kanun'un 322 nci maddesi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, Tebliğname'ye uygun olarak temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tekerrür uygulamasına ilişkin hüküm fıkrasının çıkarılarak yerine “Sanığın adli sicil kaydında yer alan Trabzon 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/56 E., 2013/137 K. sayılı ilamı ile yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86/2. maddesi gereğince verilen 3 ay 10 gün hapis cezasından dolayı mükerrir olduğu anlaşıldığından, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi biçiminde HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Trabzon 2. Asliye Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.09.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.