ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/681 Esas - 2024/708
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 07.09.2020 tarihinde fabrika inşaatına yönelik olarak imzalanan müteahhitlik sözleşmesinin davalı şirketin 11.01.2022 tarihli Kadıköy 30. Noterliği aracılığıyla düzenlenen ... yevmiye numaralı ihtarname ile feshedildiğini, davalı şirkete 11.02.2022 tarihli Sakarya 7. Noterliği aracılığıyla düzenlenen ... yevmiye numaralı çekileni ihtarnamede davalı şirketten haksız olarak gerçekleştirilen fesihten dönülmesnini talep edildiğini, davalı şirketten bu süre zarfında herhangi bir olumlu veya olumsuz geri dönüş alınamadığını arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamamış olması nedeniyle iş bu davayı açtıklarını, gerek feshedilen müteahhitlik sözleşmesi gerekse de imzalanması planlanan yapım sözleşmesi kapsamında davalı tarafın dürüstlük kuralına aykırı davrandığını ve TBK da düzenlenen hükümlere aykırı davrandığını, imzalanması planlanan sözleşmeye güvenerek müvekkili şirketin yapmış olduğu masraf kalemlerinin davalı yandan alınarak davacı müvekkile verilmesini talep ettiklerini belirterek davanın kabulüne, 6100 sayılı yasa'nın 107. Maddesi uyarınca toplanacak delillere göre müvekkili şirketin zarar miktarlarının belirlenerek alacağın belirlenebilir olana dek proje bedeli olarak şimdilik 500,- TL, şantiye şefi maaşı olarak şimdilik 500,-TL olmak üzere toplam 1.000,- TL'nin ödenmeleri gerektiği tarihlerden işletilecek faizleri ile müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı taraftan tahmiline karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 27.01.2017 tarihinde Kaynarca Mobilya İhtisas Organize Sanayi Bölgesi parselasyon planına göre müvekkiline tahsis edilen taşınmaz üzerindeki yapılması planlanan inşaat işi için 20.10.2017 tarihinde dava dışı ... ile “avan, ruhsat ve uygulama projeleri yapımı sözleşmesi” imzalandığını, firma yükümlülüklerini tamamlamadan ortadan kaybolunca yapılan sözleşmenin 13.11.2018 tarihinde feshedildiğin, Ekinoks'un mağduru olan pekçok firma gibi müvekkilininde ...'nin ortağı olduğunu beyan eden ... ile birlikte gelen davacı ... şirketi adına hareket eden ... isimli kişiyle görüşmeler yapıldığını müvekkiline de sözleşmede yer alan eksik kalmış projeleri tamamlamak için teklifte bulunulduğunu, ...'un birlikte çalıştığı davacı ... firması ile bu iş için KDV dahil 41.300,- TL. olarak anlaşma sağlanarak proje tadilatının yaptırıldığını, davacı tarafca 05.04.2019 tarihinde proje tadilatı faturası kesildiğini ve bu hizmete ilişkin tüm ödemelerin davacı ... şirketine tamamen ödendiğini, yine davacı Demirbilek firması ile hafriyat işini yapması için anlaşmaya varıldığını, davacı şirketin hafriyat için kestiği 30.11.2019 tarih ve KDV dahil 28.320,-VTL ve 30.11.2019 tarih ve KDV dahil 7.080,- TL ve 30.12.2020 tarihli KDV dahil 51.039,11 TL tutarlı fatura bedellerinin de Müvekkilince ödendiğini, daha sonra davacının hafriyat işini de gerektiği gibi yapmadığının anlaşıldığını ve eksik işin tekrar ücreti ödenerek tamamlatıldığını, ruhsat alımı için müteahhit sözleşmesi yapmak zorunlu olduğundan davacı firmasının bu prosedürü yerine getireceğini beyan etttiğini, davacı ile müvekkili arasında dava konusu olarak gösterilen 07.09.2020 tarihli sözleşmenin imzalandığını, fakat davacı tarafın taşınmazda işyeri açılışı yapmayarak SGK'na bildirim yapmadan hukuki olarak zorunlu olan işlemlere hiçbir zaman başlamadığını, davacı tarafın yukarıda tarihleri belirtilen fatura konusu işler dışında müvekkiline herhangi bir hizmet vermediğini ve herhangi bir alacağının bulunmadığını, hatta müvekkiline borcunun bulunduğunu, davacı tarafın 27.08.2020 tarihinde imzaladığını iddia ettiği sözde şantiye şefliği sözleşmesine ilişkin veya dilekçelerinde beyan ettikleri sair sözde işlerle ilgili müvekkiline herhangi bir faturayı 2 yıldır niçin kesmediğini? bunun hayatın olağan akışına uygun olmadığını, inşaat işi için müvekkilinin en detaylı ve yeterli bulduğu projeye en iyi teklif veren firmayla görüşmeler yaptığını ve işi o firmaya verdiğini, ruhsat değişikliğinde davacı ...firmasının hiçbir yasal yükümlülüğünü yerine getirmediğinden ve müteahhit değişikliği de yapılabileceğinin açık olduğunu, davacı tarafın zorunlu arabulucu başvurusu ve akabinde huzurdaki usul ve yasaya aykırı hukuki dayanaktan yoksun ve kötüniyetli davayı ikame etiğini, taraflara ait ticari defter ve kayıtların incelenmesinde davacı tarafın yaptığı işlere karşı kestiği tüm fatura bedelleri ödendiğini ve henüz yapmadığı işin dahi bedeli peşinen gönderildiğinden davacının 30.12.2020 tarihi itibariyle 13.960,89 TL cari hesap borcunun bulunduğunu belirterek davacı taraftan tüm hak alacak ve talep haklarının saklı kalması kaydı ile hukuki mesnetten yoksun ve kötüniyetli davanın tümüyle reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin de davacı taraftan tahsili ile taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür. Tüm dosya ve kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Dava, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde ileri sürülen talepler; proje bedeli ve şantiye şefi maaşının davalıdan tahsili yönündedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davaya konu sözleşme gereği davacının yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, yazılı sözleşme öncesinde yapılan işlemlere ilişkin davalının ödemede bulunup bulunmadığı, yazılı sözlemeden sonra davacının yapmış olduğu herhangi bir işin bulunup bulunmadığı var ise davacının talep edebileceği alacak miktarı ve davalı tarafından yapılan feshin haklı fesih olup olmadığı hususlarında olduğu anlaşılmıştır.
Taraflar arasında imzalanan 07.09.2020 tarihli "Yapı Müteahhitliği Sözleşmesine" bakıldığında; yapı sahibinin davalı ...Şirketi olduğu, yüklenicinin davacı ...Şirketi olduğu, sözleşme konusunun sözleşmenin 2. maddesine göre "Yapı sahibine ait Sakarya İli, Kaynarca İlçesi adresinde bulunan tapuda ..., ..., ... pafta ... ada 1 parsel numarasına kayıtlı arsa üzerinde idaresinden alınan inşaat ruhsatına uygun olarak yapılması planlanan inşaatın yapı müteahhidi tarafından plan, mevzuat, fen, sanat ve sağlık kurallarına ve bünyesindeki mimar ve mühendisler ile diğer uzmanların gözetimi altında inşa edilmesi işidir." şeklinde olduğu görülmüştür.
Davalı taraf Kadıköy 30. Noterliğinin 11.01.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi "...Yapı Denetimi Hizmet Sözleşmesi ile İlgili Esaslar madde 21.(3).d bendi gereği muhatabın sözleşme konusu işi aradan geçen 16 ayda hiç başlamamış olması ve bu süreçte de sözleşme konusu ve muhteviyatı da tamamen değişmiş olduğundan herhangi bir geçerliliği de kalmayan 07.09.2020 tarihli sözleşmenin keşideci müvekkilimiz tarafından haklı sebeple tek taraflı olarak fesh edildiğini..." şeklindedir ve sözleşmenin fesih iradesini taşıyan işbu ihtarnameyi davacıya göndermiştir.
Davalı taraf feshe yönelik olarak Sakarya 7. Noterliğinin 11.02.2022 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini davacıya göndermiş ve feshin haksız olduğunu, farklı tarihlerde gönderilen inşaat imalat tekliflerinin cevapsız bırakıldığını, inşaata ilişkin ruhsat işlemlerini gerçekleştirdiğini, yüksek maliyetli proje çizimlerini yaptığını, istek üzerine proje çizimindeki değişiklikleri yaptığını, inşaatın kazı işlemlerini gerçekleştirdiğini, şantiye şefi görevlendirdiğini, tekliflere cevap verilmemesinden dolayı inşaata devam edilmediği ileri sürmüştür.
TBK.
470.maddesi uyarınca; eser sözleşmesi yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği bir sözleşmedir. Eser sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda kural olarak teslimi ispat yükü yükleniciye, ödemeleri ispat yükü ise iş sahibine aittir. Taraflarca inkar edilmeyen 07.09.2020 tarihli sözleşmenin davalı tarafça feshi sonrası taraflar edimlerini haklılığına göre talep edebilecektir.
Mahkememizin 23.05.2023 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararında "Dosyanın bir inşaat, bir mimar ve bir muhasebeci bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi ile; dava konusu taşınmaz üzerinde mevcut bulunan yapının onaylı mimari projesinin hangi tarihte onaylandığı, davacı tarafından dosyaya sunulan proje çizimlerinin bu projeye uygun olup olmadığı, onaylı mimari projenin kim tarafından yapıldığı, davacının projesine uygun onaylı mimari proje bulunup bulunmadığı, davacının proje için teklif verdiği tarihte başka firmalar tarafından teklifler sunulup sunulmadığı, başka firmalarla görüşmeler yapılıp yapılmadığı hususlarda değerlendirilerek, tarafların iddia ve savunmaları göz önüne alınarak, davalı tarafından sunulan flaş disk incelenmek suretiyle rapor tanzim edilmesinin istenmesine, ticari defterlerde tarafların birbirinden alacaklı olup olmadığı, alacak borç ilişkisi varsa bu ilişkinin hangi fatura ve işlemden kaynaklandığı hususunun istenmesine, defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, açılış kapanış tasdikleri bulunup bulunmadığı hususlarının tespitinin istenmesine" şeklinde ara karar verilmiş olup aynı celsenin 3 numaralı ara kararında "Davalının adreslerinin bulunduğu yer mahal mahkemesine talimat yazılarak davalının 2019 - 2022 yılları arası ticari defterleri incelenerek taraflar arasında herhangi bir ilişki olup olmadığı, varsa bu ilişkiye ilişkin borç alacak kayıtları incelenerek davacının herhangi bir alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyorsa hangi nedenden kaynaklandığı hususunun açıklanmasının istenmesine, ayrıca defterlerin açılış kapanış tasdiklerinin bulunup bulunmadığı, usulüne uygun tutulup tutulmadığı hususunun değerlendirilmesinin istenmesine" şeklinde ara karar verilmiştir.
20.09.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle; "...Davacı ve davalı firmalarının kendi aralarındaki iş ilişkisini gösteren detay muavinler incelendiğinde davacı firmanın kayıtlarına göre 37.12.2020 tarihi itibariyle davacı ve davalı Firma arasında herhangi bir borç -alacak ilişkisi kalmadığı ancak davalının kayıtlarında davalı firma davacı firmaya 13.960,89-TL fazla ödeme yapmış görünmektedir. Bir başka ifadeyle davalı ... firması davacı ... firmasından 13.960,89 TL alacaklı görünmektedir. Davalı ... tarafından davacı ...'ne yapılmış olan 25.935,03 TL'lik ödemenin davacı ... kayıtlarında yer almadığı görülmüştür. Davalı ...'nin kayıtlarında yer alan bu ödemelerin tamamının banka üzerinden yapılmış olduğu ve bu konuda bir değerlendirme yapılırken genel eğilimin banka hareketleri temel alarak yapılması yönünde olduğu görülmektedir. Konuyla ilgili detaylar Davalı ... Tarafından Davacı ...'ne Gönderilmiş Davacı Firmanın Kayıtlarında Yer Almayan Ödemelere İlişkin Açıklamalar başlığı altında yapılmıştır.Davalı ...tarafından davacı ...'ne yapılmış olan toplamda 16.974,14 TL davalı ... tarafından davacı firmaya gönderilmiş olmasına ve davacı firmanın kayıtlarında olmasına rağmen davalı firmanın kayıtlarında ilgili gönderim bulunmamaktadır. Bir başka ifadeyle, davalı ... toplamda 16.974,14 TL banka yoluyla ... Şti'ne banka yoluyla göndermiş olmasına rağmen bu gönderimler (davalı firma) kayıtlarında yer almamaktadır. Buna karşılık aynı gönderimlere ilişkin kayıtlar davacı firmanın kayıtlarında yer almaktadır. Davacı konumdaki firmanın talebine rağmen mevcut durum ve tespitler ışığında şantiye şefine ilişkin bir ücret-alacak hesaplamasının yapılmasının muhasebe usul ve esasları açısından mümkün olmadığı çünkü personel giderine-ücretine ilişkin bir işlem ve hesaplama yapılabilmesi için kesinleşmiş bir personel hareketinin söz konusu olmadığı, varsayımlar üzerinden muhasebe sistemi işletilmesine yönelik bir eğilimin olmadığı sektöre özgü durumlar söz konusu ise konunun sektör uzmanı bilirkişilerce yapılacak olan değerlendirmelerde açıklanmasının uygun olacağı..." şeklinde mütalaada bulunulmuştur.
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ceza Mahkemesi'ne talimat yazılarak mahkememiz ara kararı gereğince SMMM bilirkişi Abdurrahman Özbağrıaçık'dan alınan 06.11.2023 tarihli raporda özetle: "..Taraflar arasında açık hesap şeklinde ticari ilişkinin bulunduğu, davalı ...'nin incelenen defterlerinin, TTK. Md. 85 ve HMK 222. madde uyarınca sahibi lehine delil olarak kullanılma niteliğinde bulunduğu, davalı ...'nin incelenen kayıtlarına göre, davalı ...'nin davacı ...'den 31.12.2020 tarihinden itibaren 13.960,89 TL alacaklı olduğu, davalı ...'nin davacı ...'den alacağı olan 13.960,89 TL'nin, davalı ...'nin davacı ...'ne 27.12.2019 ile 12.02.2020 tarihleri arasında yaptığı toplam tutarı 65.000,- TL olan havale ve müşteri çeklerine (EKİ) karşılık davacı ..'nin 30.12.2020 tarihinde kestiği ...numaralı, “Kazı yapılması,... OSB Ada ... Parsel 1” açıklamalı e-arşiv fatura tutarı 51.039,11 TL (Ek:2) arasındaki farktan kaynaklandığı.." şeklinde mütalaada bulunulmuştur. Mahkememizin 23.05.2023 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı sonrası 16.01.2024 tarihli celsenin 2 numaralı ara kararı gereği heyete bir makine bilirkişi daha eklenmiştir.
Bilirkişi heyetinden ek rapor alınması hususunda ara karar düzenlenmiştir.
Bilirkişi heyetinin 24.05.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...Hesaplamaya göre MMO tarafından belirlenen tarifeye göre takdir edilen Mekanik Tesisat Proje bedelinin 10.000,00 TL (On Bin Lira) olduğu, Piyasa şartlarına göre takdir edilen Mekanik Tesisat Proje bedelinin 2.500,00 TL (İki Bin Beş Yüz Lira) olduğu, TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası tarifelerine göre; dava konusu tamamlanmış elektrik ruhsat projelerinin davacı ile davalı arasındaki sözleşme tarihi itibariyle bedelinin KDV hariç 33.183,42 TL olduğu, Yapılan piyasa fiyat araştırmasına göre; dava konusu tamamlanmış elektrik ruhsat projelerinin davacı ile davalı arasındaki sözleşme tarihi itibariyle bedelinin KDV hariç 12.323,31 TL olduğu, Mimari proje bedelinin 2020 yılı için Mimarlar Odası En Az Bedel Hesabından 70.701,00 TL4 KDV olduğu, Statik proje bedelinin İnşaat Mühendisliği Proje Bedel Hesabından 32.054,91 TL * KDV olduğu, Dosyada dwg formatında sunulan projenin yine TIFF formatında sunulan ve ... kurum onayı ile, Yapı Denetim ve proje müellifi tarafından onaylanmış olan proje ile aynı olduğu, ancak mahallinde yapılan incelemede yapının proje ile uyum sağlamadığı, Davacı firmanın kayıtlarına göre 37.72.2020 tarihi itibariyle davacı ve davalı firma arasında herhangi bir borç -alacak ilişkisi kalmadığı ancak davalının kayıtlarında davalı firma davacı firmaya 13.960,89TL fazla ödeme yapmış görünmektedir. Bir başka ifadeyle davalı ...firması davacı ... firmasından 13.960,89 TL alacaklı göründüğü tespit edilmiştir..." şeklinde mütalaada bulunulmuştur.
Davacı taraf ıslah dilekçesini sunmuş olup davalı taraf ıslaha karşı beyanda bulunmuştur. Davacının proje bedeli bakımından ileri sürdüğü talep değerlendirildiğinde;
Dava dilekçesi, tarafların noter ihtarnameleri dikkate alındığında uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan 07.09.2020 tarihli Yapı Müteahhitliği Sözleşmesi sonrasına dayandığı görülmektedir. Şöyle ki, bu sözleşme tarihinin öncesinde sözleşmede belirtilen taşınmaz üzerinde kazı dolgu çalışması, tadilat projesi gibi işlemlerin davacı tarafça yapıldığı, davacının bu hizmetlerine karşılık olan bedeli davalıdan aldığı görülmüştür. Zaten tarafların ticari defterleri de incelenmiş olup davacının davalıya borçlu olduğu (13.960,89 TL) tespit edilmiştir.
Bununla birlikte; Sakarya İli, ... İlçesi adresinde bulunan tapuda ..., ..., ... pafta ... ada ... parsel numarasına kayıtlı arsanın davalıya tahsis edildiği, inşaata esas projenin 20.01.2022 tarihinde onaylanan mimari projenin ..., statik projenin ... tarafından yapıldığı ve yapım müteahhitinin ise ..., ... olduğu tespit edilmiştir.
Bilirkişi heyetinin davaya konu alanda yerinde inceleme yapması neticesinde davacı tarafça sunulan projenin mevcut yapının projesi ile uyum sağlamadığı tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı vekili ... ve ...ruhsat numaralı, 18.07.2020 ve 23.06.2020 tarihli onaylı projelerin davacının iki ayrı proje ile iki ayrı ruhsat aldığına kanıt olduğunu ileri sürse de bu kanıtların bir üst paragrafta açıklandığı üzere uyuşmazlık olmayan 07.09.2020 tarihli Yapı Müteahhitliği Sözleşmesi öncesine ait olması, davalının bunlara karşılık ödeme alması ve daha fazla alacaklı olduğunu ticari defterleriyle ispat edememesi nedeniyle itiraz yerinde görülmemiştir.
Sonuç olarak; mevcut durumda Sakarya İli, ... İlçesi adresinde bulunan tapuda ... , ..., ... pafta ... ada ... parsel numarasına kayıtlı arsadaki yapının güncel projelerinde davacının projesinin yer almaması, fesih haksız dahi olsa proje bedeline hak kazandığına ilişkin delil ibraz etmemesi, sözleşme sonrasında davacı tarafça hazırlanmış ve onaylanmış bir proje olmaması nedenleriyle talebin yerinde olmadığı ve proje bedelinin reddine karar verilmesi gerektiği yönünde sonuca varılmıştır. Davacının şantiye şefi maaş bedeli bakımından ileri sürdüğü talep değerlendirildiğinde;
Taraflar arasında imzalanan 07.09.2020 tarihli sözleşmenin 5 . Maddesinde şantiye şefliğinin Emrullah Sürücü tarafından yürütüleceği hükme bağlanmıştır.
Davacı tarafça sunulan 27.08.2020 tarihli Şantiye Şefliği Hizmet Sözleşmesi incelenmiş olup sözleşmenin taraflarının davacı ile dava dışı ... olduğu, sözleşme içeriğine göre işyerinin Sakarya İli, ... İlçesi adresinde bulunan tapuda ... pafta ... ada ... parsel numarasına kayıtlı arsa olduğu belirtilmiştir. 07.09.2020 tarihli sözleşmede sözleşme yeri olarak ... paftadan söz edilmemiştir. Dolayısıyla 27.08.2020 tarihli sözleşmedeki ...'nün iş yeri ile 07.09.2020 tarihli sözleşmede belirtilen yer uyumlu değildir.
Sözleşmedeki yerlerin uyumlu olduğu kabul edilse dahi, 02.03.2019 tarihli Şantiye Şefleri Hakkında Yönetmeliğin 6.1.b maddesi gereği tam zamanlı olarak başka işte çalışanların şantiye şefi olamayacağı, ...'nün sigorta hizmet dökümüne göre 27.08.2020 tarihli Şantiye Şefliği Hizmet Sözleşmesi imzalandığında davacının halihazırda tam zamanlı sigortalı işçisi olduğu, en yakın işe giriş bildirgesinin sözleşme tarihinden daha önce 19.08.2020 tarihinde gerçekleştiği ve en yakın işten ayrılış bildirgesinin 31.12.2020 tarihi olduğu, 07.09.2020 tarihli Yapı Müteahhitliği Sözleşmesinin ise fesih tarihinin 11.01.2022 tarihi olduğu, şantiye şefi ...'nün işe davalı nedeniyle alınması iddiasının dosya kapsamıyla uyumlu olmadığı tespit edilmiştir.
Bununla birlikte 07.09.2020 tarihli sözleşmenin 5 . Maddesinde şantiye şefliğinin ... tarafından yürütüleceği hükme bağlanmış olsa da yine bu sözleşmede ...nün maaşlarının davalı tarafından ödeneceği konusunda da sözleşmede açık bir hüküm yoktur. Yapılan açıklama doğrultusunda şantiye şefi talebinin reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamı, sunulan deliller, dinlenen tanık beyanları, alınan bilirkişi raporlarına göre davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Açılan davanın REDDİNE,
2.Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 3.671,00-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra talep eden tarafa iadesine,
6.Arabuluculuk sarf ücreti olan 1.560,00-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzünde verilen kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 10/12/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)