Aramaya Dön

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2019/654
Karar No
K. 2020/1832
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İş Hukuku

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No:

T.C.

KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: Esas
KARAR NO:
VEKİLİ: Av.
DAVALILAR: 1-

2.

3.

DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 12/10/2023
KARAR TARİHİ: 27/12/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 09/01/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; müvekkili kuruluşun ... Petrol Taşıma A:ş ile bağlı işyerlerine ait 820 kişilik hizmet alım işinin ihalesinin davalı firmalar alındığın şartnamenin 47. Maddesinin 47.6."Yüklenici çalıştırdığı işçilerine karşı ilgili Kanun ve mevzuattan doğan herhangi bir yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle, ücret, fazla mesai, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ve benzeri mali ve sosyal haklar ve bunlarla ilgili olarak prim, vergi ve fon gibi konularda ve keza iş kazası ve meslek hastalığı ve üçüncü şahıslara zarar verilmesi gibi sebeplerle veya yüklenicinin istihdam ettiği işçinin iş kazası sonucu vefat etmesi veya sakat kalması gibi nedenlerle doğan yüklenici işçilerinin, varislerinin veya üçüncü kişilerin her çeşit alacak ve tazminatlarından Yüklenici sorumludur. Bu konularda idareden tazminat veya alacak talep edilmesi halinde ödeme Yüklenici tarafından derhal yapılacaktır. Aksi halde idarece ödenmediği kesin olarak tespit edilen bu miktarlar Yüklenicinin hak edişlerinden, bunun mümkün olmadığı durumlarda teminatlardan tahsil edilecektir." 47.7. ''Yüklenicinin çalıştırdığı işçilerine karşı ilgili Kanun ve Mevzuattan doğan herhangi bir yükümlülüğü yerine getirmemesi nedeniyle ücret, fazla mesai, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağı ve benzeri mali ve sosyal haklar ve bunlarla ilgili olarak prim, vergi ve fon gibi konularda ve keza iş kazası ve meslek hastalığı ve üçüncü şahıslara zarar verilmesi gibi sebeplerle idare aleyhine dava açılması veya icra takibi yapılması halinde, davaların Mahkemelerce veya ilgili Birimlerce sonuçlandırılmasına kadar Yüklenicinin teminatları idarece tutulacaktır. Dava ve icra takiplerinin idare aleyhine sonuçlanması halinde ve idare Yüklenici işçilerine veya üçüncü şahıslara herhangi bir ödeme yapmak durumunda kaldığı takdirde, Yüklenici bu ödemeleri rücuen Kuruma derhal ödemekle yükümlüdür. Aksi halde, alacaklar yüklenicinin hak edişinden, yetmediği takdirde teminatından defaten kesilerek tahsil edilecektir." hükmü düzenlendiğini, işçilik alacaklarından müteselsil sorumlulukta iç ilişkilere dair 6098 sayılı TBK m.167'de öngörülen sorumluluk paylaşımına gerçekleştirildiğini , işççilik alacaklarından davalıların sorumlu olduğunu davalı firmalar çalışanı... emekliliği nedeniyle işçinin talebi doğrultusunda da Genel Müdürlük Olur'u ile 05/01/2023 tarihinde toplam 99.148,52TL kıdem tazminatı ödenmesi yapıldığını, bu bedelden, dava dışı işçiyi çalıştıran diğer alt işverenlerden yapılan tahsilat sonrasında; sözleşme ve idari şartname kapsamında dava dışı işçiyi 9 ay 23 gün çalıştıran ... ve Dış Ticaret Pazarlama Ltd. Şti. 10.672,45TL'den, sözleşme ve idari şartname kapsamında dava dışı işçiyi 3 yıl çalıştıran... Grup Kişisel ve Sosyal Hizmetler Ltd. Şti. 39.381,30TL'den, sözleşme ve idari şartname kapsamında dava dışı işçiyi 1 yıl 10 ay çalıştıran... Taahhüt A.Ş. 24.066,40TL'den sorumlu olduğunu belirterek davalılardan talepte bulunulmuşsa da ödenmediğini belirterek 05.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar tarafından cevap dilekçesi verilmediği görülmekle HMK 128.maddesi gereği bütün vakıaları inkar etmiş sayılacağı anlaşılmıştır.

DELİLLER

İhale sözleşmesi ve ödeme evrakları, SGK hizmet döküm cetveli, işçi özlük dosyası celp edilerek bilirkişi raporu alınmıştır.

Mahkememizce, dosyanın nitelikli hesap uzmanı bilirkişiye tevdi ile tarafların sorumlu olup olmadığı, sorumlu iseler ayrı ayrı sorumlu oldukları miktarların hesaplanması bakımından rapor düzenlenmesine karar verilmiş olup bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 15/03/2024 tarihli raporda özetle; ... ve dış Tic. Ltd. Şti. De geçen hizmet süresi yönünden rücuya tabi kıdem tazminatı alacağının hesaplanmasında 99.148,52/2770x298=10.666,51TL rücuya tabi asıl alacak hesaplandığı, davacı tarafından dava dilekçesi sonuç kısmında yasal faiz talep edilmiş olmakla ödeme tarihinden dava tarihine kadar yasal faiz hesabı; 05.01.2023-12.102023 tarihleri arasında 281 gün faiz işleyeceği ve yasal faiz tutarı 10.666,51/100x9/365x281=739,057 TL olarak hesaplandığı, Karaca Grup Ltd. Şti'de geçen hizmet süresi yönünden rücuya tabi kıdem tazminatı alacağının hesaplanmasında; 99.148,52/2770x1096=39.229,88 TL rücuya tabi asıl alacak hesaplandığı, davacı tarafından dava dilekçesi sonuç kısmında yasal faiz talep edilmiş olmakla ödeme tarihinden dava tarihine kadar yasal faiz hesabı;05.01.2023-12.102023 tarihleri arasında 281 gün faiz işleyeceği ve yasal faiz tutarı 39.229,88/100x9/365x281=2.718,14TL olarak hesaplandığı, ... Grup A,Ş.'de geçen hizmet süresi yönünden rücuya tabi kıdem tazminatı alacağının hesaplanmasında 99.148,52/2770x 672=24.053,35 TL rücuya tabi asıl alacak hesaplandığı, davacı tarafından dava dilekçesi sonuç kısmında yasal faiz talep edilmiş olmakla ödeme tarihinden dava tarihine kadar yasal faiz hesabı; 05.01.2023-12.102023 tarihleri arasında 281 gün faiz işleyeceği ve yasal faiz tutarı 24.053,35/100x9/365x281=1.666,60 TL olarak hesaplandığı, Mahkemece davacının dava dışı işçinin davalı şirketlerde geçen hizmet bütün hizmet süreleri yönünden davalılara rücu edebileceği kanaatine varılması halinde Davalı ... ve Dış Tic. Ltd Şti'de geçen hizmet süresi yönünden 10.666,51 TL asıl alacak ve 739,057 TL yasal faiz hesaplandığı, Davalı... Grup Ltd Şti'de geçen hizmet süresi yönünden 39.229,88 TL asıl alacak ve 2.718,14 TL yasal faiz hesaplandığı, Davalı... A.Ş'de geçen hizmet süresi yönünden 24.053,35 TL asıl alacak ve 1666,60 TL yasal faiz hesaplandığının tespit edildiği bildirilmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, davacının üst işveren olarak dava dışı işçiye ödediği işçi alacaklarına ilişkin tazminatı alt işveren sıfatı taşıyan davalı şirketlere rücu edip edemeyeceği, davalıların sorumluluğu bulunması halinde sorumluluk miktarlarının ve uygulanacak faiz oranının ne olduğu hususlarına ilişkindir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.

Dava konusu olayda da davacı ile davalılar arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisi mevcut olup, davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu’ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverene birlikte müteselsilen sorumludur. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işveren dış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. Bu düzenleme, işçi alacağının güvence altına alınması amacıyla yapılmış olup, sadece işçilere karşı bir sorumluluktur. Asıl ve alt işveren arasındaki ilişkide ise İş hukuku değil, Borçlar Kanunu ve sözleşme hukuku esas alınacağından, uyuşmazlığın taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir.

Alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular, kendi aralarındaki iç ilişkide, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda bir anlaşma yapabilirler. Nitekim 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 167. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 146.) maddesinde düzenlenen, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır.” şeklindeki hükümde de, müteselsil borçlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.

İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.

Asıl işverenden tahsil edilen işçilik alacakları, çoğunlukla işçinin birden fazla alt işverenler nezdindeki çalışmalarını kapsamaktadır. İşçinin çalışmış olduğu her bir alt işverenin dönemine isabet eden işçilik alacaklarından, ilgili olan alt işveren sorumlu olacağından, davalı alt işverenin sorumluluğu da sadece kendi dönemi ile sınırlı olmalıdır. Davalının “son işveren“ olması da bu sonucu değiştirmez. Bununla birlikte feshe bağlı bir hak olan ihbar tazminatından ise, diğer işverenler sorumlu olmayıp, sadece son işveren sorumludur. Başka bir ifade ile davacı üst işveren, dava dışı işçiye ödemiş olduğu ihbar tazminatını ancak son işverenden talep edebilir. Bunun dışındaki tüm işçilik alacaklarından ise, işçinin çalışmış olduğu alt işverenler, üst işverene karşı, kendi dönemleriyle sınırlı olmak üzere sorumludurlar. Yine, asıl işveren, yargılama gideri (dava ve icra), avukatlık ücreti, harç, faiz gibi fer'i borçlardan, her bir davalı alt işverenin toplam ana para tutarı içinde sorumlu olduğu tutarına oranı kadarını ilgili alt işverenlere rücu edebilir. Az yukarıda da değinildiği gibi, uyuşmazlığın İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiğinden, “iş hukukunda geçerli olan mevzuat ve içtihatlara göre yapılan değerlendirmeler“ rücu davalarında hükme esas alınamaz.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık, işçiye ödenen bu tazminattan hangi tarafın veya tarafların ne oranda sorumlu olduklarına ilişkindir.

Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakılmalı, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Sözleşme ve eki şartnamelerde sorumluluğa ilişkin bir düzenleme bulunmadığı hallerde, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 01/06/2020 gün ve 2019/654 Esas - 2020/1832 Karar sayılı ilamında ve diğer yerleşik uygulamalarında da belirtildiği üzere davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.

Mahkememizce alınan bilirkişi raporu açıklanan bu hususlara riayet edilerek düzenlendiği, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde, işçilik alacaklarından yüklenicilerin sorumlu olacağının kararlaştırıldığı, bu halde davalı alt işverenlerin sadece kendi dönemleri ile sınırlı sorumlu oldukları da gözetilerek hesaplama yapıldığı görülmekle usul ve yasaya uygun bulunan bilirkişi raporu hükme esas alınarak rapor doğrultusunda davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalıların daha önceden temerrüde düşürülmediği gözetilerek asıl alacağa arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;

1.Davanın KISMEN KABULÜ ile;

-10.666,51-TL' nin arabuluculuğa başvuru tarihi olan 08/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Ve Dış Ticaret Pazarlama Limited Şirketi' nden alınarak davacıya ödenmesine, -39.229,88-TL' nin arabuluculuğa başvuru tarihi olan 08/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı... Grup Kişisel Ve Sosyal Hizmetler Temizlik Taşımacılık İnşaat Peyzaj Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi' nden alınarak davacıya ödenmesine, -24.053,35-TL' nin arabuluculuğa başvuru tarihi olan 08/05/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı... Taahhüt Anonim Şirketi' nden alınarak davacıya ödenmesine,

2.Fazlaya ilişkin istemin reddine,

3.Alınması gereken 5.051,16-TL nispi karar ve ilam harcından, davacı tarafından yatırılan 1.265,80-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 3.785,36‬-TL karar ve ilam harcının davalırdan alınarak Hazine' ye gelir kaydına, (bu miktarın 519,22-TL' sinden davalı ... Ve Dış Ticaret Pazarlama Limited Şirketi' nin, 2.008,14-TL' sinden davalı... Grup Kişisel Ve Sosyal Hizmetler Temizlik Taşımacılık İnşaat Peyzaj Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi' nin, 1.231,00-TL' sinden davalı... Taahhüt Anonim Şirketi' nin sorumlu tutulmasına)

4.Davacı tarafça yatırılan 1.265,80-TL peşin harç ve 269,85-TL başvuru harcı toplamı 1.535,65‬‬-TL' nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, (bu miktarın 221,58-TL' sinden davalı ... Ve Dış Ticaret Pazarlama Limited Şirketi' nin, 814,67-TL' sinden davalı... Grup Kişisel Ve Sosyal Hizmetler Temizlik Taşımacılık İnşaat Peyzaj Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi' nin, 499,40-TL' sinden davalı... Taahhüt Anonim Şirketi' nin sorumlu tutulmasına)

5.Davacı tarafça yargılama boyunca yapılan; 713,00-TL tebligat masrafı, 136,50-TL posta ve müzekkere, 1.400,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.406,75-TL yargılama giderinin davanın kabul red oranına göre belirlenen 3.398,92-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,(bu miktarın 490,46-TL' sinden davalı ... Ve Dış Ticaret Pazarlama Limited Şirketi' nin,1.803,13-TL' sinden davalı... Grup Kişisel Ve Sosyal Hizmetler Temizlik Taşımacılık İnşaat Peyzaj Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi' nin, 1.105,33-TL' sinden davalı... Taahhüt Anonim Şirketi' nin sorumlu tutulmasına) bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

6.Davacı taraf kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca taktir olunan 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,(bu vekalet ücretinin 4.329,00-TL' sinden davalı ... Ve Dış Ticaret Pazarlama Limited Şirketi' nin, 15.915,00-TL' sinden davalı... Grup Kişisel Ve Sosyal Hizmetler Temizlik Taşımacılık İnşaat Peyzaj Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi' nin, 9.756‬,00-TL' sinden davalı... Taahhüt Anonim Şirketi' nin sorumlu tutulmasına) bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

7.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul red oranına göre göre 7,35-TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

8.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davanın kabul red oranına göre 3.192,65-TL'sinin davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,(bu arabuculuk ücretinin 460,69-TL' sinden davalı ... Ve Dış Ticaret Pazarlama Limited Şirketi' nin, 1.693,71-TL' sinden davalı... Grup Kişisel Ve Sosyal Hizmetler Temizlik Taşımacılık İnşaat Peyzaj Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi' nin, 1.038,25-TL' sinden davalı... Taahhüt Anonim Şirketi' nin sorumlu tutulmasına)

9.Davacı tarafından yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/12/2024

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog