7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2024/3566 E. , 2024/9402 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
Sanık hakkında 05.04.2018 tarihli iddianame ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet iddiası ile açılan kamu davasının yapılan yargılamasında Erzin Asliye Ceza Mahkemesinin 27.01.2021 tarihli ve 2020/321 Esas, 2021/135 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, anılan karara yönelik katılan vekilinin itirazının reddi ile sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 02.04.2024 tarihli ve 94660652-105-31-18149-2023-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/42092 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.05.2024 tarihli ve KYB-2024/42092 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 10/05/2022 tarihli ve 2020/27277 esas, 2022/8825 karar sayılı ilâmında yer alan "...sanık hakkında TCK'nın 43. maddesinin uygulanması koşullarının tartışılması kesinleşen mahkumiyet kararı bulunması halinde ise sanık hakkında belirlenecek cezadan söz konusu kesinleşen karardaki ceza miktarının mahsup edilmesi gerekmekte ise de; 14/06/2015 tarihinde işlenen eylemle ilgili verilip kesinleşen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı henüz hukuken varlık kazanmadığından, söz konusu davanın incelemeye konu dava ile bu aşamada birleştirilmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin cezanın hükmolunacak cezadan indirilmesine imkân bulunmadığının anlaşılması karşısında..." şeklindeki açıklamalar nazara alınarak yapılan incelemede,
Dosya kapsamına göre, Erzin Asliye Ceza Mahkemesinin 27/01/2021 tarihli ve 2020/321 esas, 2021/135 sayılı kararına konu dosyadaki suç tarihinin 15/05/2017, iddianame düzenleme tarihinin 05/04/2018 olduğu, Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/469 esas sayılı dosyası ile derdest bulunan davadaki suç tarihinin 31/10/2017, iddianame düzenleme tarihinin ise 26/12/2017 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, dosyaların birleştirilmesi ve 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir. " Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
Sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazın incelenmesi ile talebe konu itirazın reddine ilişkin kararın verildiği, İskenderun 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/274 D.İş sayılı kararının incelenmesinde, itirazın reddine karar verildiği görülmekle; hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itirazın usulüne uygun incelendiği; ancak hükmün açıklanması halinde denetlenebilecek hukuka aykırılığın giderilmesi hususu kanun yararına bozma yoluna konu edilemeyeceğinden talep yerinde görülmemiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, 24.10.2024 tarihinde karar verildi.