Esas No
E. 2023/5673
Karar No
K. 2024/4492
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

7. Hukuk Dairesi         2023/5673 E.  ,  2024/4492 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/2441 E., 2023/1320 K.
DAVA TARİHİ: 07.03.2019
KARAR: Başvurunun kabulüne

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince el atmanın önlenmesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 15 nolu bağımsız bölümü 08/01/2014 tarihinden itibaren davalının haksız yere işgal ettiğini, müvekkiline taşınmazın kullanımına karşılık herhangi bir bedel de ödemediğini ileri sürerek el atmanın önlenmesine dairenin tahliye edilmesine, geriye dönük olarak 5 yıl için ecrimisil (53.600,00 TL) ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkilin müteveffa annesi ...ın ortak bir şirketi bulunduğunu, davacı ...’in müvekkilinin annesinin ölümünden önce kendisine gelerek işbu davaya konu dairenin boş olduğunu, bu daireyi müvekkil ve annesinin bedelsiz kullanabileceğini beyan ettiğini, müvekkili ve annesinin davacının rızası ve isteği üzerine dava konusu daireye taşındıklarını, davacının müvekkilin kullanımına bugüne dek itiraz etmediğini, davacının davasını el atmanın önlenmesi yönüyle kabul ettiğini, davacının bu davadan önce ...1. İcra Müdürlüğünün 2018/10252 Esas sayılı dosyası ile tahliye talepli icra takibi yaptığını, davacının mülkiyet hakkına sahip olduğunun tartışmasız olduğunu, davacının ecrimisil isteği yönünden ise davanın açıldığı tarihe kadar kullanımın kötüniyetli olmadığını belirterek, ecrimisil talebi yönünden davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının dava konusu taşınmazı davacının rızasına dayalı olarak kullandığı, davalının dava açılmasından sonra dava konusu taşınmazı tahliye ettiği belirtilerek, el atmanın önlenmesi talebi yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf başvurusunda, dinlenen davalı tanığının davalının kardeşi olduğunu, sadece bir tanığın beyanına dayanarak ecrimisil talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davalı tarafın yemin deliline dayanmaktan vazgeçtiğini, yargılama giderinin haklılığa göre belirlenmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın davalının annesi ile davacı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak davacının rızası ile davalı tarafından kullanılmış olduğu anlaşılmış ise de, bu rıza icra takip dosyasındaki ödeme emrinin davalı tarafa tebliğ edildiği 19.12.2018 tarihinde ortadan kalktığından bu tarihten davanın açıldığı tarihe kadar ecrimisil verilmesi gerektiği, davacının rızasının 19/12/2018 tarihinde tebliğ edilen icra emri ile ortadan kalktığı, bu durumda davacının haklı nedene dayanarak eldeki davayı açtığı, davacının keşfen tespit edilen değer üzerinden 17/09/2019 tarihinde harç yatırdığı, dava açılırken meni müdahale talebi yönünden ayriyeten harç yatırmadığı, davalının harç yatırılmadan önce kabul beyanında bulunduğu gözetilerek davacı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulmasına, el atmanın önlenmesi talebi yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne, 19.12.2018 tarihinden itibaren 3.113,33 TL ecrimisilin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, el atmanın önlenmesi talebi yönünden 9.200,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ecrimisil talebi yönünden 3.113,33 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, reddedilen ecrimisil talebi yönünden 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesi ile ecrimisilin geriye dönük 5 yıl için verilmesi gerektiğini, davalının istinaf kanun yoluna başvurmadığı halde davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalı vekili temyiz dilekçesi ile davacı tarafça icra takibi başlatılarak ödeme emri gönderilmesinin kullanıma ilişkin rızanın geri alındığını göstermediğini, davacının dava açılana kadar kullanıma rızası bulunduğunu, müvekkilinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, müvekkilinin yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi

3.Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, fazla alınan onama harcının davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

14.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog