13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T. C. ANKARA 13.
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas - Karar No: 2023/515 Esas - 2024/368
T.C.
ANKARA
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
...
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılamasında
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketin uhdesinde bulunan ... Karar sayılı dosyasında alınan ilam sonucu davanın kabulüne karar verildiğini, davalı şirketlerle davacı arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca müvekkili idare tarafından ödenen işçilik alacakları için dava dışı işçiye toplam 54.141,75 TL'nin ödendiğini, dava dışı şirketler tarafından toplam 34.080,50 TL'nın müvekkili şirkete geri ödendiğini, kalan 20.061,25-TL rücuen alacak miktarının ...tarafından müvekkili şirketin hak edişinden kestiği 11/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalılardan ... yönünden davadan feragat etmiştir.
CEVAP
Usulüne uygun tebligatlara rağmen davalılar davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinden kaynaklı rücuen tazminat istemine ilişkindir. Taraflarca dayanılan tüm deliller toplanmış, .... Karar sayılı dosyası UYAP üzerinden getirtilmiş, .... İşletmesi'ne yazılan yazı cevapları gelmiş, dava dışı işçinin hizmet döküm cetveli getirtilmiş, bilirkişi raporu aldırılmıştır. Davacı ile davalı firmalar arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde tanımlanan asıl - alt işveren (yüklenici) ilişkisi bulunduğu, taraflar arasında "... bitkisel yapısal, tesisat, elektrik bakım ve onarımı" sözleşmeleri imzalandığı görülmektedir.
Davacı asıl işveren, alt işverenlerin işçisine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunundan kaynaklanan yükümlükler nedeniyle, dış ilişkide dava dışı işçiye karşı alt işverenlerle birlikte müteselsil sorumludur. Ancak asıl işverenle alt işverenler arasındaki iç ilişkide ise İş Hukuku değil, Borçlar Hukuku ile Sözleşmeler Hukuku birlikte esas alınacağından, uyuşmazlığın (iç ilişkideki rücu) taraflar arasında akdedilen sözleşmeler ve Türk Borçlar Kanunu'nun ...) ilgili maddeleri uyarınca çözümlenmesi gerekmektedir. 6098 sayılı TBK'nun 167. maddesinde “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir. Borçlulardan birinden alınamayan miktarı, diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler.” hükmü yer almaktadır. Buna göre müteselsil borçlulardan her birinin alacaklı kişiye yapılan ifadan birbirine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılarak borçlulardan biri borçtan tümüyle sorumlu tutulabilecektir. Diğer bir ifadeyle, asıl işverenle alt işveren arasında akdedilen sözleşmelerde işçilik alacaklarından alt işverenin sorumlu olduğuna dair birmadde bulunması halinde alt işveren tüm miktardan sorumlu bulunacak; aksine olarak sözleşmelerde bir düzenleme yoksa asıl işveren ve alt işveren yarı yarıya (9650 oranında-1/2 oranında) sorumlu bulunacaktır. Nitekim, ...Karar sayılı 22.06.2015 tarihli emsal kararında “Dava konusu olayda da, davacı ile davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi mevcut olup, davalı asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak İş Kanunu'ndan kaynaklanan yükümlülükler nedeniyle, alt işverenle birlikte müteselsilen sorumludur. Burada Kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, diış ilişki itibariyle (dava dışı işçiye karşı) müseselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. Nitekim dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Türk Borçlar Kanunu'nun 167. maddesinde düzenlenen, “Aksi karşılaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı vardır. Bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir.” şeklindeki hükümde de, müteselsil sorumlulardan her birinin alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu oldukları, ancak bunun aksinin kararlaştırılabileceği de açıkça belirtilmiştir.
İşte müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki iç ilişkide, bu konudaki sorumluluğun tamamen borçlulardan birine ait olacağı yönünde bir sözleşme yapılmış ise, tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme hükümleri kendilerini bağlayacağından, dış ilişkide kanundan doğan teselsül gereğince borcu ödemiş olan müteselsil borçlunun, ödediği miktarın iç ilişkide borcun nihai yükümlüsü olan borçludan rücuen tahsilini talep edebileceği kabul edilmelidir.” yönünde karar verilmiştir.
21.02.2019 tarihli ve 7166 sayılı Kanunun 11 ve 12. maddeleriyle yasa değişikliği yapılarak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine altıncı fıkra olarak bir fıkra ve Geçici 9. madde olarak da bir madde ile getirilen “kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücu edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez.” yönündeki yasal düzenleme, 15.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan 19.09.2019 tarihli ... Sayılı Anayasa Mahkemesi kararıyla “21/02/2019 tarihli ve 7166 sayılı Kanunun A, 11. maddesiyle 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesine eklenen altıncı fıkranın, B.
12.maddesiyle 4857 sayılı Kanuna eklenen geçici 9. maddenin birinci cümlesinin Anayasa'ya aykırı olduklarına ve iptallerine" karar verilmiştir.
Buna göre, rücuen tazminat miktarlarının belirlenmesi hususunda, öncelikle taraflar arasındaki sözleşme maddelerinde işçilik alacak kalemlerinin ödenmesi hususunda hükümlerin varlığı aranacak, sözleşmelerde bu konuda özel bir düzenleme olmaması halinde ise genel hükümler uyarınca tarafların yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulü gerekecektir. ... Karar sayılı dosyasında; "Ahmet Bütün tarafından Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı aleyhine açılan işçilik alacağı davasının kabulü ile; *11.020,40 TL kıdem tazminatı, *4.775,68, TL ihbar tazminatı, *6.822,40 TL yıllık izin ücreti alacağı,
4.058,03 TL fazla çalışma ücreti alacağı, 921,41 TL UBGT ücret alacağı,
5.681,70 TL hafta tatili ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verildi." şeklinde hüküm kurulmuştur.
... Karar sayılı ilamında; Dosyayı istinaf eden tarafın istinaf Mahkemesi tarafından talebi reddedilerek karar 12/10/2022'de kesinleştiği görülmüştür. Tarafların gösterdiği delillerin toplanmasından sonra bilirkişi incelemesine başvurulmuştur.
Mahkememizce İş Alacakları konusunda uzman Nitelikli Hesaplama Bilirkişisi Talip Bilgili'den aldırılan 20/02/2024 havale tarihli raporunda özetle; "Davacı ile davalı firmalar arasında hizmet sözleşmeleri imzalandığı, bu sözleşmeler kapsamında, davacıya ait işyerlerinde, davalı firmalarda sigortalı olarak çalışan işçi ... İş Mahkemesi davası neticesinde işçilik alacakları ile ilgili ödenen tutarların; Dava konusu ile ilgili Yargıtay kararları; "- Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur - İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve fer'ilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir" kapsamında ve detayları raporun inceleme ve hesaplamalar kısmında verildiği üzere, Dava dışı işçiyle ödenen işçilik alacaklarından, davacı ile sözleşme imzalayan davalı firmalara rücu edilebilecek tutarlar aşağıdaki gibi hesaplanmış olup, Her ne kadar, davacı ... Firmasını da göstermiş ise de, bu firmanın sözleşmesinin ve dava dışı işçiyi çalıştırmasının 01.06.2019 tarihinde başladığı, Ancak; dava dışı işçiye ödenen tazminat hesabının 02.04.2007 - 30.04.2019 tarihleri arasını kapsadığı sabittir. Bu durumda davalılardan İNANÇ peyzaj firmasına düşen bir rücu tutarı mevcut değildir. Bu firmalardan sadece davalı olan firmalara düşen rücu tutarları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. ¸
Rücu tarihi ile ilgili olarak, dosyaya sunulan ... Tahsilat Dökümü belgesinde, davacının hakedişinden kesinti tarihi 11.01.2023 olarak belirtilmektedir. Davacının faiz isteminin ve konunun Hukuksal değerlendirmesinin Mahkemeniz Uhdesinde olduğu görüş ve kanaati ile, Yüce Mahkemenin takdirlerine saygı ile arz ederim. " rapor hazırlanmıştır. 4857 sayılı yasanın 2/6. maddesinde, işçiye karşı asıl işverenle alt işverenin müteselsilen sorumluluğu düzenlenmiş ise de, taraflar iç ilişkideki sorumluluklarını sözleşme hükümlerine göre belirlemiştir. Bu nedenle dava dışı işçilerin işçilik alacaklarından her iki işveren işçiye karşı asıl ve alt işveren olarak müteselsilen sorumlu iseler de, taraflar arasındaki sözleşmeler ve şartnameler hükümleri uyarınca işçilik alacakları yönünden, iç ilişkideki sorumluluğun davalı yükleniciye ait olduğunun kararlaştırıldığı, bu kapsamda davacı işveren kurumun işçilere yaptığı ödemeleri davalıdan rücu edebileceği anlaşılmıştır. Yine alt işverene rücu edilebilecek miktar davacı asıl işverenin ödediği miktar olmayıp, davalı alt işverenin gerçekte işçiye karşı sorumlu olduğu borç miktarı kadardır.
22.02.2019 tarihinde RG de yayımlanarak yürürlüğe giren 7166 sayılı yasanın 11. ve 12. maddeleriyle getirilen düzenlemenin 11/09/2014 tarihinden sonraki sözleşmelere uygulanacağı, dava konusu sözleşmelerin bu tarihten önce imzalandığı, yine ilgili düzenlemenin Anayasa Mahkemesi'nin 2019/42 esas 2019/73 karar sayılı ve 19.09.2019 tarihli kararıyla iptal edildiği ve gerekçeli kararında 15.10.2019 tarihli RG de yayımlanarak yürülüğe girdiği nazara alındığında, dosyada uygulama yeri olmadığı görülmüştür.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında dosya kapsamı değerlendirildiğinde, mahkememizce dosya kapsamına uygun, ayrıntılı ve gerekçeli görülerek benimsenen 26/02/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; Davacı ile ihale yolu ile işi üstlenen davalı firmalar arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesinde tanımlanan asıl - alt işveren (yüklenici) ilişkisi bulunduğu, ihale sonucunda taraflar arasında hizmet alımı sözleşmesi imzalandığı görülmektedir.
Hizmet alım sözleşmeleri, ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir. Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.
Tüm dosya kapsamı, dava, cevap, taraflar arasındaki sözleşme ve eki şartname hükümleri, ödeme belgeleri, ... dan celp edilen bilgi ve belgeler ile hüküm vemeye elverişli bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında çalıştırılan ve iş akti fesih edilen dava dışı işçi ...'ün davacı kurum tarafından iş mahkemesi ilamına dayalı olarak aleyhinde başlatılan icra takiplerinde zorunlu olarak ödenen ve bilirkişice hesap edilen ve 11/01/2023 tarihinde yapılan ödemeler toplamı 54.141,75-TL'dan, sözleşme kapsamında sorumlu olan ve haklarında dava sürdürülen davalılardan toplam 20.727,08-TLsının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte rücuan talep edilebileceği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde davanın kabulü yönünde karar verilmiştir.
A)1-Davalı... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'nin 6.maddesi uyarınca davacı taraf ön incelemeden önce feragat ettiğinden 8..950,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine, B)1-Diğer davalılar yönünden açılan davanın KABULÜ ile,
5.023,45 TL'nin davalı ...
15.703,63 TL'nin davalı ... 11/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine,
2.Alınması gereken 1.370,38 TL harçtan peşin alınan 342,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 1.027,78 TL harcın davalı... müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 267,85 TL başvurma harcı, 342,60 TL peşin harç olmak üzere toplam 610,45 TL'nin n davalı ... müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
5.Davacı tarafından yapılan 642,00 TL tebligat ve müzekkere gideri, 2,500 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.142,00 TL'nin davalı Sistem2023 ...ve Davalı...... Şirketinden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalı..... müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalılar tarafından sarfedilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8.Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair, davalı SİSTEM 2023 vekilinin yüzüne karşı KESİN olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.. 22/05/2024 ...