7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2011/2151 E. , 2012/4016 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ile davalılardan S.S. ... Arsa ve Konut Yapı Koop. tarafından duruşmalı olarak istenilmiş ve isteğin süresinde olduğu anlaşılmış ise de, 20.7.2004 günü yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanunla değişik 1086 sayılı HUMK.’un 438/1 maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 10.000 TL’yi aşmayan alacak ve ayın davalarının temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması yasal olarak mümkün bulunmamaktadır. 5236 sayılı Kanunla 1086 sayılı HMUK’a eklenen Ek 4. madde hükmüne göre anılan parasal sınır 1.1.2010 tarihinden itibaren 14.510 TL’ye yükseldiğinden ve hüküm tarihindeki temyiz eden davalı yönünden kabul edilen dava değerinin Kanunda duruşma için öngörülen miktarı geçmediği anlaşıldığından adı geçen davalının duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildikten sonra, dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Gereği görüşüldü: Dava haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Kural olarak bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına kazanılmış hak aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için zorunluluk doğar. Öte yandan bozma dışında kalan yönler ise kesinleşir. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir.
Önceki günlü bozma kararında; davacı tarafın kaçak su kullanımı nedeniyle davalı taraftan istemekte haklı olduğu gerçek zarar miktarının yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonunda belirlenmesi gereğine değinilmiş, mahkemece de bozmaya uyularak bilirkişi kurulundan bozma ilamı doğrultusunda rapor alınmış ise de, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun kendi içinde çelişkili olduğu gibi bazı olgular yönünden önceki bilirkişi raporuna da aykırı düştüğü anlaşılmaktadır. Her ne kadar tarafların bu hususlara yönelen itirazları doğrultusunda mahkemece ek rapor alınmış ise de ek rapor itirazları yeterince karşılamadığı gibi, ayrıntılı ve denetime elverişli olmadığı da kuşkusuzdur.
Gerçekten hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda, binaların kaba inşaatının 30.06.1995 tarihinde bittiği, kaba inşaat için su kulanılmadığı, daha sonra yerleşim alanındaki alt yapı ve bir kısım istinat duvarlarının yapıldığı, hakediş raporlarında yer alan beton imalatının hazır betona ilişkin olduğu, dolayısıyla istinat duvarları inşaatında hazır beton kullanıldığı, bu nedenle kaçak su kullanımının inşaatta-imalatta değil, şantiye binasında kullanılabileceği kanatine varıldığı belirtilmiş olmasına rağmen, kaçak tüketimin tüm inşaat alanı üzerinden (toplam 103.500 m2)hesaplandığı anlaşılmaktadır. Kaldı ki önceki raporda kullanılan hazır beton faturalarının inşaata ilişkin olmadığı, hükme esas alınan raporda ise hazır beton faturalarının istinat duvarı inşaatına ilişkin olduğu açıklanmasına rağmen, bu yöndeki çelişki açıkça giderilmediği gibi, eğer var ise faturalı kullanımın kaçak su tutanağından önceki tarihli döneme ait olup olmadığı da denetime imkan verir tarzda belirtilmeksizin hesaplamaya (İSKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 36/3.maddesi uyarınca kaçak su m3 miktarının 0.70 ile çarpılması) konu edilmiştir.
Hal böyle olunca; dosyanın yeni bir bilirkişi kuruluna tevdii edilerek önceki günlü bozma ilamında değinilen hususlar ve hükme esas alınan bilirkişi raporuna yapılan itirazlar gözetilmek suretiyle, uyuşmazlığın niteliğine uygun düşecek şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde gerekleri tam olarak yerine getirilmeden, kendi içinde çelişkili rapor ile hüküm verilmesi isabetsiz, davacı ile davalılardan S.S. ... Arsa ve Konut Yapı Koop.’nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün adı geçen taraflar yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harçların istek halinde ilgililerine ayrı ayrı iadesine, 29.05.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.