Aramaya Dön

20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/529
Karar No
K. 2024/819
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku

T.C.

İSTANBUL

20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/529 Esas
KARAR NO: 2024/819
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 07/09/2023
KARAR TARİHİ: 17/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TALEP

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; 29/09/2021 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç, ... ili ... ilçesi merkez istikametine seyir halinde bulunduğu sırada ... Çiftliği önüne geldiği esnada karşı yönden gelen ve geçmenin yasak olduğu yerde sollamaya geçen beyaz renkli sedan marka aracın müvekkilinin kullandığı aracın sol aynasına çarpması, müvekkilinin direksiyonunu sağa çevirmesi sonucunda direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ tarafında bulunan şarampole yuvarlanması neticesinde çift taraflı-yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrasında beden bütünlüğü ihlale uğrayan müvekkilinin eski sağlığına kavuşma ihtimali bulunmadığını, aynı zamanda çalışma gücünü de yitirdiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ... soruşturma dosyasında alınan 14/03/2022 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkiline çarpan ve plakası belirlenemeyen aracın asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkilin uğramış olduğu maddi zararların karşılanması için davalı şirkete 24/08/2022 tarihinde başvuru yapıldığını, davalı tarafından ... numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu fakat başvurularının neticelendirilmediğini iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik belirsiz alacak niteliğindeki 1.000,00 ₺ maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu kazanın oluşumunda sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kazaya ... plakalı araç sürücüsü olan davacının neden olduğunu, sürücülerin kendi kusuruyla sebep olduğu zararlar Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında olmadığından müvekkili ... Hesabı’nın sorumluluğunun bulunmadığını, davacının kesin ve kalıcı maluliyetinin bulunduğuna ilişkin ATK'dan maluliyet raporu alınması gerektiğini, 02.08.2022 tarihli ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen raporun, Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerinde belirtilen yetkili bir sağlık kuruluşu tarafından düzenlenmediğini, dava konusu kazanın kusur durumunun tespit edilmesinin gerektiğini savunarak; davanın reddine, reddedilen kısım bakımından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine, tespiti halinde davanın iddia konusu araç sürücüsüne ve sigorta şirketine ihbarına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

... CBS'nin ... soruşturma sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, ... no'lu hasar dosyası, ... plakalı aracın trafik tescil bilgileri, davacıya ait SGK kayıtları, ... Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından davacı hakkında düzenlenen maluliyet raporu, ... Polis Merkezi Amirliği tarafından davacı hakkında düzenlenen SED raporu, tedavi evrakları, ATK kusur raporu, ATK maluliyet raporu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 29/09/2021 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araca seyir halinde iken karşı yönden gelen ve geçmenin yasak olduğu yerden sollamayla geçen plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın çarpması sonucunda müvekkilinin aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek sağ tarafta bulunan şarampole yuvarlandığını ve davacının yaralandığını, bu nedenle 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kazaya kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini ve bu nedenle davalının sorumluluğunun bulunmadığını, davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle müterafik kusur indiriminin yapılması gerektiğini, ... Hesabının geçici bakıcı giderinden sorumlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 12/07/2023 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yatırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabı'na başvurulabileceği öngörülmüştür. ... Hesabı'na başvurulabilecek hallere ilişkin olarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14/2-b maddesinde "Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar" düzenlemesine yer verilmiş; Aynı mahiyetteki düzenleme, ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle ... Hesabı'na husumet yöneltilebilmesi için bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir.

29/09/2021 tarihli polis memurları tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağının incelemesinde; sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... yolu üzerinde seyir halinde iken ... Çiftliği yanına geldiği esnada aracının direksiyon hakimiyetini kaybedip sağ tarafta bulunan boş araziye devrilmesi ile maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, kazada ... plakalı araç sürücüsü ...'ın 2918 Sayılı KTK'nun 52/1-b (aracının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uymamak) maddesini ihlal ettiği kaza yeri tetkikleri ve sürücü beyanına göre kanaat getirildiği şeklinde düzenlenmiştir. ... CBS ... soruşturma sayılı dosyasının incelemesinde; dava konusu trafik kazası nedeniyle taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan soruşturma başlatıldığı, savcılık aşamasında alınan 14/03/2022 tarihli bilirkişi raporuna göre; ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'ın kaza tespit tutanağında her ne kadar karşı istikametten gelen ve sollama yapılan araçtan bahsedilmemişse de tanık beyanı da dikkate alındığında geçme yasağı olan yolda plakası alınamayan beyan renkli sedan aracın kural ve nizamlara aykırı hareketinden dolayı bu araca çarpmamak için sağa kırması sonucu yol dışında boş araziye düşmesi sonucu yaralanmasında 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 52/b maddesinde yer alan hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadır kuralını ihlal ettiği, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın ... yolunda ... istikametine seyir halinde iken tanık beyanı da dikkate alındığında virajlı yolda çift çizgi ile ayrılmış olduğu geçmenin yer işaretlemesi yasak olan yerde başka bir aracı sollamaya geçtiği ve müştekinin istikametini kapatması sonucu sürücü ...'ın hakimiyetini kaybetmesine sebep olduğu kazanın oluşunda 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 54/b ve 84/e maddelerini ihlal ettiği şeklinde rapor düzenlendiği, ... CBS ... soruşturma dosyasında 16/03/2022 tarihli daimi arama kararının verildiği anlaşılmıştır.

Mahkememizce alınan ATK Trafik İhtisas Kurulunun 22/01/2024 tarihli kusur raporunda; sürücünün araç hakimiyetini kaybetme nedeninin kendi sevk ve idare hatası sonucu mu olduğu yoksa beyanlarda belirtilen istikamet şeridine katılan araç nedeniyle mi olduğu hususunda kesin bir kanaate varılamayıp takdiri Mahkemeye bırakılarak alternatifli şekilde rapor tanzim edildiği, birinci duruma göre kazanın, davacı sürücünün kendi sevk ve idare hatası sonucu gerçekleşmesi durumunda; davacı sürücü ... idaresindeki kamyonet ile seyri sırasında gereken dikkat ve özeni yola vermesi, seyrini mahal şartlarını ve araç teknik özelliklerini dikkate alarak kaplama içerisinde kalacak şekilde müteyakkız sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyerek mevcut seyri ile katıldığı virajlı yol bölümünde araç hakimiyetini kaybederek yol dışı kalması sonucu gerçekleşen olayda %100 oranında kusurlu olduğu, ikinci duruma göre; kazanın, karşı yönden şerit ihlali ile gelmekte olan araç nedeniyle gerçekleşmesi durumunda; davacı sürücü ... idaresindeki kamyonet ile olay mahalli virajlı yol bölümünden istikamet şeridini takiben seyri sırasında karşı yönden şerit ihlali ile gelen araç nedeniyle karıştığı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı, plakası tespit edilmemiş kimliği belirsiz araç sürücüsü idaresindeki araç ile seyrini istikamet şeridini takiben müteyakkız sürdürmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, virajlı yol bölümünde karşı yön şeridine katılarak ön ilerisindeki aracı geçmeye çalıştığı sırada karşı yönden gelmekte olan aracın seyir durumunu bozması sonucu kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği anlaşılmakla gerçekleşen olayda %100 oranında kusurlu olduğu, ATK Trafik İhtisas Kurulu raporunda takdirin Mahkememize bırakıldığı, soruşturma aşamasında tarafsız tanık olarak ...'in beyanının alındığı, ... çiftliğine varmadan önünde bulunan ... plakalı aracın karşı yönden ters şeride giren beyaz renkli sedan model bir araç ile karşı karşıya kalması üzerine ... plakalı aracın sağa kırarak şarampole yuvarlandığını beyan ettiği, tanık beyanı ile davacı sürücü beyanının birbiriyle uyumlu olduğu, olayın oluş şekline, soruşturma aşamasında alınan tanık beyanı, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ile uyumlu olduğu ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla ATK Trafik İhtisas Kurulu raporundaki 2. durum esas alınarak kazanın, karşı yönden şerit ihlali ile gelmekte olan araç nedeniyle gerçekleştiği ve plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın %100 oranında kusurlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir.

Davalı taraf davacının emniyet kemeri takmadığı bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği itirazında bulunmuşsa da soruşturma dosyasında davacının emniyet kemeri takıp takmadığı hususunun kaza tespit tutanağında belirsiz olduğu ve ispat yükünün davalı taraf üzerinde olduğu gözetilerek itibar edilmemiştir.

ATK 2. İhtisas Kurulunun 21/08/2024 tarihli maluliyet raporuna göre kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kullanılarak yapılan değerlendirme sonucu davacının tüm vücut engellilik oranının %23 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.

Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/3119 E. 2021/2025 K. Sayılı ilamına göre yerleşmiş uygulamalarına göre; haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ile bir talepte bulunulması halinde malûliyetin varlığı ve oranına ilişkin belirlemenin Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlardan, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Kazanın 29/09/2021 tarihinde meydana geldiği ve ATK 2. İhtisas Kurulunun 21/08/2024 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kullanılarak düzenlendiği ve düzenlenen raporun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmıştır.

Dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş olup bilirkişinin 29/10/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 'nin 2021/4391 E., 2021/5518K. Sayılı ve benzer kararları da dikkate alınarak yaşam tablosu olarak TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, SGK tarafından davacıya toplamda (Kesintiler Düşüldükten Sonra) 5.325,50 TL Geçici İş Göremezlik ödemesi yapıldığı tespit edilmiş olup, yapılan ödemelerin davalı tarafların kusurları oranında rücuya tabi kısmı davacının hesaplanan Geçici İş Göremezlik zararından tenzil edildiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından 2 ihtimalli rapor sunulduğundan, Takdir Sayın Mahkeme 'ye ait olmak üzere kusur oranlaması olmadan hesaplama yapıldığı, Davacının %100 Kusurlu olması durumunda zarar hesaplamalarının sonucunun 0,00 TL olacağı, Davacı ... 'ın %100 davalı kusuru varsayılarak hesaplanan; Bakiye Geçici İş Göremezlik zararının 28.719,21TL olduğu Yargıtay kararlarına istinaden Geçici İş Göremezlik zararının karşılanacağı kaza tarihi itibariyle cari Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı Limitinin 430.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı, Sürekli İş Göremezlik zararının 2.131.173,78 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı kaza tarihi itibariyle cari Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Teminatı Limitinin 430.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limiti aşan zararının 1.701.173,78 TL olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Aktüerya bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın Yargıtay 17. HD' nin 2020/2598 E. 2021/34 K 14.01.2021 tarihli kararı ve T.C. Yargıtay 17. HD. 2019/3292 E. 2021/1848 K. 24.02.2021 tarihli doğrultusunda, TRH 2010 Yaşama Tablosu ve progresif rant yöntemi olarak adlandırılan hesaplama yöntemi dikkate alınarak düzenlendiği, düzenlenen aktüer bilirkişi raporu hükme ve denetime elverişli olduğundan hükme esas alınmıştır.

Davacı vekili 15/11/2024 tarihli talep arttırım dilekçesi ile 500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminat tutarını 429.500,00 TL arttırarak 430.000,00 TL, 500,00 TL geçici iş göremezlik tazminat tutarını 28.219,21 TL artırarak 28.719,21 TL olarak dava değerini belirli hale getirdiği, tamamlama harcını yatırdığı ve talep arttırım dilekçesinin davalı vekiline tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Temerrüt ve faiz yönünden ise; davaya konu edilen zarar doğurucu haksız fiil, trafik kazası şeklinde gerçekleşmiş olup, haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Ancak haksız fiil faili olan sürücünün eylemi sonucu oluşan zararla ilgili, araç işleteninin sorumluluğunu teminat altına alan trafik sigortacısının, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve sigortacının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir.

Davacı tarafın, davadan önce başvurusunun bulunmadığı durumda ise, dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekir. Davacının 25/08/2022 tarihinde davalı ... Hesabına başvuru yaptığı ve 8 iş günü sonrası 07/09/2022 tarihi olduğundan 07/09/2022 tarihinde temerrüde düştüğü ve trafik kazasına neden olan araç belli olmadığından yasal faiz istenebileceği Mahkememizce kabul edilmiştir.

Her ne kadar yeni genel şartların A.5.b. maddesinde tedavi süresine ilişkin geçici bakıcı gideri ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamında olduğu ve bu teminatın da Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de 6111 sayılı yasa ile değişik 2918 sayılı Yasanın 98. maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı sayılmamıştır. Bu durumda Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğu alt norm düzeyindeki genel şartlar ile genişletilemiyeceğinden ötürü sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda sigorta şirketinin/ ... Hesabının geçici iş göremezlik zararından sorumluluğu devam etmektedir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 2022/2013 E. 2023/540 K. Sayılı ilamı)

Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, 29/09/2021 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracı ile ... yolundan ... merkez istikametine seyir halinde bulunduğu sırada ... çiftliği önüne geldiğinde virajlı olan yolda seyri esnasında karşı yönden gelen ve geçmenin yasak olduğu yerde sollamayla geçen plakası ve sürücüsü tespit edilemeyn beyaz renkli sedan marka aracın sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın aynasına çarpmak suretiyle davacının sürücüsü olduğu aracın direksiyon hakimiyetini kaybetmesine ve sağa kırmak suretiyle şarampole yuvarlanmasına neden olduğu ve davacının yaralandığı trafik kazasına neden olduğu, trafik kazasına neden olan aracın plakası ve sürücüsü tespit edilemediğinden davalı ... Hesabının husumetinin bulunduğu, davacının dava açmadan önce davalı ... Hesabına başvurduğu, plakası tespit edilmemiş kimliği belirsiz araç sürücüsü idaresindeki araç ile seyrini istikamet şeridini takiben müteyakkız sürdürmesi gerekirken bu hususa riayet etmediği, virajlı yol bölümünde karşı yön şeridine katılarak ön ilerisindeki aracı geçmeye çalıştığı sırada karşı yönden gelmekte olan aracın seyir durumunu bozması sonucu kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği anlaşılmakla gerçekleşen olayda %100 oranında kusurlu olduğu,

Mahkememizce alınan ATK 2. İhtisas Kurulunun 21/08/2024 tarihli maluliyet raporuna göre kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik Hükümleri kullanılarak yapılan değerlendirme sonucu davacının tüm vücut engellilik oranının %23 olduğu, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği, raporun hükme esas alındığı, dosyanın hesaplama yönünden bilirkişi raporu alınmak üzere aktüer bilirkişisine tevdii edildiği, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporunda davacının sürekli iş göremezlik zararının 2.131.173,78 TL olduğu, poliçe teminat limitinin 430.000,00 TL olması nedeniyle davalının 430.000,00 TL üzerinden sorumlu olduğu, geçici iş göremezlik zararının SGK tarafından yapılan ödemenin mahsubu sonucu 28.719,21 TL olarak hesaplandığı, yapılan maddi zarar hesabının dosya kapsamına uyumlu ve denetime elverişli olduğu hükme esas alındığı, ve maddi zarardan davalı ... Hesabının sorumluluğunun bulunduğu, davacının 25/08/2022 tarihinde davalı ... Hesabına başvuru yaptığı ve 8 iş günü sonrası 07/09/2022 tarihi olduğundan 07/09/2022 tarihinde temerrüde düştüğü ve yasal faiz istenebileceği kanaatiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacının maddi tazminat davasının KABULÜ ile, davacının 430.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 28.719,21 TL geçici iş göremezlik tazminatının 07/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 31.335,11-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 605,85-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 30.729,26-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,

4.Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 72.807,88 -TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

5.Davacı tarafça yatırılan 269,85-TL başvuru harcı, 269,85-TL peşin harç ve 336,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 875,70-TL harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

6.Davacı tarafından yatırılan 4.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 6.625,00-TL ATK Fatura bedeli ve 954,75-TL posta giderinden ibaret toplam 12.079,75-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

7.Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep edilmesi halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 17/12/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.