10. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12180
- Karar No
- 2024/11403
- Karar Tarihi
- 20.11.2024
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Sigorta Hukuku
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
10. Hukuk Dairesi 2023/12180 E. , 2024/11403 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 2. İş Mahkemesi
Taraflar arasındaki iş kazasından dolayı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar murisleri vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar murisleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacıların murisi ...'in davacıların murisinin iş kazası sonucu vefat ettiğini, 1992 yılından vefatı olan Ocak 2016'ya kadar davalı şirkette en son alım satım şefi olarak çalıştığını, çalıştığı dönemlerde 7.00-22.00 saatleri arasında çalıştığını, mal giriş ve çıkış zamanlarında ise 05.00-06.00 saatlerinde işe başladığını, tüm zamanını işine ayırdığını, dini bayramlarda 1. gün dışında izin kullanmadığını, yıllık izinlerini hiç kullanmadığını, işverenin servis hizmeti vermediğini, 15 günde bir Pazar tatili kullandığını, ancak sağlığında fazla çalışmalarının karşılığının ödenmediğini, murisin ölümü ile eşi ... ve 8 yaşındaki oğlu ... ...'in destekten yoksun kaldığını, bu nedenle ... için 10.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminat, ... ... için 1.000 TL maddi ve 75.000 TL manevi tazminat ile ... için 40.000 TL ve ... ... için 40.000 TL manevi tazminatın 16.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ödenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunduklarını, davacının davalı iş yerindeki çalışmasının 25.04.2008 tarihinde başladığını, bu tarihten önce ...Gıda isimli iş yerinde çalıştığını ve tüm alacaklarının alarak işten ayrıldığını, davacıların murisinin ölüm olayının iş kazası olmadığını, davalının bir kusurunun bulunmadığını, çalıştığı dönemde işinin rahat olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosya içerisinde işverence sunulan; müteveffanın işe girerken sağlam bulunduğuna dair 04.08.2004 tarihli işe giriş sağlık raporunun olduğu, iş sağlığı ve güvenliği eğitimi verildiğine dair müteveffanın imzasını ihtiva eden katılım belgelerinin bulunduğu, buna ilişkin sınav ve cevap kağıdının bulunduğu ve bunların da imzalı olduğu, ... hakkında 01.04.2015 tarihli periyodik muayene formunun bulunduğu ve "satın alma işinde ... Gıda ve Dış Tic. A.Ş. işyerinde bedenen ve ruhen çalışmaya elverişli" ibareli rapor olduğu da anlaşıldığından Mahkememizce önceki raporlardaki çelişkileri gidermek üzere aldırılan ve aralarında kardiyoloji uzmanı da bulunan heyetçe tanzim edilen 09.10.2020 tarihli rapor hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunarak Mahkememizce itibar edilmiştir.... Yukarıda yapılan bu açıklamalar ve dava dosya içeriğine göre; meydana gelen kazada davalı işverenin herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerek konusunda uzman bilirkişiler tarafından hazırlanan raporlar gerekse SGK tahkikat raporundan anlaşılmaktadır. O halde kaza ile davalının eylemleri arasında illiyet bağı yoktur. " gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini, reddedilen manevi tazminat tutarı üzerinden davalı lehine tek bir maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken toplam tutar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, bu nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiği gerekçeleri ile yasal süre içerisinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm yukarıda açıklanan ilkeler ve yasa maddeleri doğrultusunda; somut olayda, yukarıda belirtilen hususlar dikkate alındığında, davacıların murisinin davalı işveren nezdinde satın alma sorumlusu olarak çalıştığı, iş kazasının 06.01.2016 günü saat 08.00 sıralarında mesainin başlangıcında saat 07.15 sıralarında işçinin kalp krizi geçirerek vefat etmesi şeklinde meydana geldiği, işverence 10.04.2015 tarihli risk değerlendirme belgeleri ve aynı tarihli acil durum plan belgelerinin hazırlatıldığı, işverence yaptırılan 01.04.2015 tarihli periyodik muayenesinde davacının satın alma sorumlusu olarak davalı işveren nezdinde çalışabileceğinin tespit edilmesi hususları ile birlikte olay günü işyerinde rutini dışında davacıların murisini gerginlik ve strese sokacak bir olayın meydana geldiği hususunun ispatlanamaması gözetildiğinde, hükme esas alınan 09.10.2020 tarihli bilirkişi raporunun kusur oran ve aidiyetlerinin iş kazasının oluşuna uygun olduğu, olayın meydana gelmesinde %100 bünyesel faktörlerin etkili olduğunun, iş kazasının meydana gelmesinde işverenin kusurunun veya kaçınılmazlığın bulunmadığının, bu nedenle de sorumlu tutulamayacağının anlaşılmasına göre davacılar vekilinin buna ilişen istinaf itirazları yerinde bulunmamaktadır.
2.27.06.1956 tarih, 1954/2 Esas, 1956/14 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; birden fazla gerçek ve tüzel kişi aleyhine açılan bir davanın reddi halinde, davalılar için tayin ve takdir olunacak vekalet ücretinin ne olacağı hususu irdelenerek; sonuçta davacıya karşı dayanışmalı sorumlu bulunan birden çok gerçek ve tüzel kişilere karşı açılan bir davanın, davalılar için ortak nedenden ötürü reddi durumunda, davalılar vekillerinin müşterek mesailerinin aynı neticeyi verdiği göz önünde tutularak, dava konusunun kıymet veya tutarı üzerinden bir vekalet ücretinin belirlenmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde uyuşmazlık konusu hakkında bir düzenleme bulunmamakla birlikte, tarifenin 3/1 inci maddesinde; avukatlık ücretinin belirlenmesinde, avukatın emeği, çabası, işin önemi niteliği ve davanın süresi göz önünde tutulacağı; aynı maddenin 2 nci fıkrasında ise, müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek; ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı belirtilmiştir. Anılan maddenin amacına ve içtihadı birleştirme kararına hakim olan ilke birlikte gözetildiğinde, birden fazla davacının birlikte dava açması halinde, davanın kabul edilen bölümü üzerinden davacılar yararına tek, reddedilen kısmi yönünden davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği açıktır. Hem maddi hem de manevi tazminat yönünden davalı taraf lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi ve reddedilen maddi ve manevi tazminat için de nispi tarife yerine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin buna yönelik istinaf taleplerinin kabulü gerekmiştir..." gerekçesiyle davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile yukarıda belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 hükmü gereğince kaldırılmasına, Davacıların davalarının ayrı ayrı reddine karar verilmiş ve yukarıda belirtilen gerekçelerle davalı vekili lehine reddedilen maddi ve manevi tazminat tutarları için hükmedilen vekalet ücretleri, maktu vekalet ücreti olarak düzeltilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili, davanın reddinin haksız olduğu, işverenin meydana gelen iş kazasında %100 kusurlu olduğu, davalı lehine tek bir maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken toplam tutar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu,meydana gelen istinaf dilekçe içeriğini tekrarla kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 ve 16 ncı maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddesi hükümleridir.
3.Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Davacılar murisleri vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.