Esas No
E. 2009/15051
Karar No
K. 2011/27250
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2009/15051 E.  ,  2011/27250 K.

"İçtihat Metni"

5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na aykırılık suçundan sanık ...'in, anılan Kanun'un 81/9-1/a maddesi uyarınca 6.104,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31/3, 62.maddeleri gereğince 3.390,00 yeni Türk lirasına indirilmesine dair BAKIRKÖY 3.Çocuk Mahkemesinin 27/10/2008 tarihli ve 2008/82-1250 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 01.07.2009 gün ve 34372 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 28.07.2009 gün ve KYB. 2009-172617 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre;

1.01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 12/b maddesinde, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun bütün ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmış olduğunun belirtilmesi karşısında, 5846 sayılı Kanun'un 5101 sayılı Kanun'la değişik 81/9-1/a maddesinde öngörülen 5.000,00 yeni Türk lirası adlî para cezasının, 765 sayılı Kanun'un ek 2.maddesi gereğince artırılamayacağı, 5252 sayılı Kanun'un "Diğer kanunlardaki para cezalarının artırılması ve usulü" başlıklı 4.maddesinin de 31/12/2002 tarihine kadar yürürlüğe giren kanunlarda yer alan para cezalarındaki artışı düzenlediği, 5846 sayılı Kanun'u değiştiren 5101 sayılı Kanun'un ise 12/03/2004 tarihinde yürürlüğe girmesi sebebiyle olayda uygulama yerinin bulunmadığı gözetilmeden sanık hakkında 5846 sayılı Kanun'un 81/9-1/a maddesi uyarınca 6.104,00 yeni Türk lirası temel adlî para cezasına hükmedilip, bu miktar üzerinden indirim maddelerinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayininde,

2.5728 sayılı Kanun'la değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının gerekip gerekmediği hususunun tartışılmamasında, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.11.2006 gün ve 2006/213 Esas, 229 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı CMK.nın 34/2, 231/2 ve 232/6.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde başvurulabilecek yasa yolu, süresi, mercii ve başvuru şekli tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmelidir.

Dosyanın yapılan incelemesinde; sanığın gıyabında verilen kararda yasa yolu ve yöntemi gösterilirken temyiz süresinin tefhimden sonra mı yoksa tebliğden sonra mı başlayacağının gösterilmemesi suretiyle oluşan yanıltma nedeniyle 27.10.2008 gün ve 2007/82 esas, 2008/1250 sayılı karar kesinleşmemiş olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 27.12.2011 günü oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.