45. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1961
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkilleri ile davalı ... Ticaret Anonim Şirketi'nin tarafı olduğu Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2022/1529 Esas, 2023/1079 Karar sayılı dosyada 35.075,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek avans faiz ile birlikte, 39,70 TL yargılama gideri, 32,50 istinaf yargılama gideri ve 8.922,60 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine yönünde hüküm kurulduğunu, mahkemece verilen kararın İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası ile takibe konulduğunu, İİK m.43/2 uyarınca takibin iflas yolu ile yapıldığını belirterek davalının iflasını talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı takip alacaklısı ilk gönderilen usulsüz ödeme emrinden sonra 2. kez takip yolunu değiştirdiğini, ayrıca davacı tarafından takip yolunun değiştirilmesi sonrasında müvekkili davalıya yeni ödeme emri gönderilmesi gerekmekteyken, davaya konu icra takibinde müvekkile usulüne uygun olarak yeni bir ödeme emri tebliğ edilmediğini, zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, iflas talebinin 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde yapılmadığını, müvekkilinin merkez adresi Ticaret Sicil Gazetesinden de görüleceği üzere ... Mah. ... Sk. ... Mer. ... Blok No: ... İç Kapı No: ... Şişli/ Istanbul adresi olduğunu, davacı tarafından başlatılan takibin yetkisiz icra dairesinde açıldığını, işbu davanında yetkisiz mahkeme açıldığını, dava ile ilgili olarak yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davalı takip borçlusuna gönderilen ödeme emrinin usulsüz olduğunu, davacı tarafından alacaklarının tahsiline dair herhangi bir icrai işlem yapılmadan huzurdaki davanın ikame edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hukuki niteliği itibariyle İİK'nın 177/4 maddesi gereğince ilamlı takip sonucu icra emri uyarınca ödenemeyen alacak için istenen iflas isteminden ibaret davada, davalı şirketin merkezi dava tarihi itibariyle mahkememizin yetkili olduğu, dava şartlarının mevcut olduğu görüldüğü, Mahkemenin 11/09/2024 tarihli ara kararı ile İİK 158.maddesi gereği icra müdürlüğü tarafından gönderilen güncel kapak hesabı nazara alınarak davalı şirkete depo emri düzenlenmesine karar verildiği ve 11/09/2024 tarihli muhtıra düzenlenerek davalıya ve davalı vekiline 17/09/2024 tarihinde tebliğ edildiği, bu tebliğden sonra 24/09/2024 tarihinde borcun ödendiği ve davanın konusuz kaldığı, davalının takip borcunu icra emrinin tebliğinden ve davadan sonra ödemiş olduğu görülmekle davacının dava tarihi itibariyle haklı olduğunu anlaşıldığı, bu nedenle davalının yargılama gideri ve avukatlık ücretinden sorumlu tutulduğu gerekçesiyle Konusuz kalan davada KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin merkez adresi Ticaret Sicil Gazetesinden de görüleceği üzere ... Mah. ... Sk. ... Mer. ... Blok No: ... İç Kapı No: ... Şişli/ Istanbul adresi olup yetkili icra dairesi ve mahkemesi İstanbul (Çağlayan) icra müdürlükleri ve mahkemeleri olduğundan, bu husus kamu düzeninden olmakla yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafından alacaklarının tahsiline dair herhangi bir icrai işlem yapılmadığını, doğrudan iflas takip yoluna gidilmesinin ilgili yasa ve yönetmeliklere aykırı olduğunu, davacı tarafın işbu davayı ikame etmekteki kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin izah edilen hususlara rağmen depo emirlerini ödediğini fakat aleyhe vekalet ücretine hükmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. Dava, ilama dayalı alacağın icra emriyle istenilmesine rağmen ödenmemesi sebebiyle 2004 sayılı İİK'nın 177. maddesi uyarınca açılan iflas istemine ilişkindir. Davacının Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla) 2021/505 E. 2022/32 K. sayılı dosyasında istinaf kanun yoluna başvurulması nedeniyle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 2022/1529 E. 2023/1079 K. sayılı hükmü ile kararının kaldırılarak HMK'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına ve davanın kabulüne dair kesin olarak 04/05/2023 tarihli ilamı uyarınca başlattığı İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı ilama dayalı takip dosyasında davalıya icra emrinin 04/12/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, alacağın davalı tarafça ödenmemesi üzerinde davanın açıldığı anlaşılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 2004 sayılı İİK ‘nun 177.maddesinde, “ Doğrudan Doğruya İflas Halleri “ üst başlığı altında, “Evvelce takibe hacet kalmaksızın iflas”, “ Alacaklının talebi” düzenlenmiştir. 177/1. fıkrada, aşağıdaki hallerde alacaklının evvelce takibe hacet kalmaksızın iflasa tabi borçlunun iflasını isteyebileceği ifade edilmiştir. Yasada belirtilen “4” bent ise sırasıyla,"1-Borçlunun malum yerleşim yeri olmaz, taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla kaçar, alacaklıların haklarını ihlal eden hileli muamelelerde bulunur veya bunlara teşebbüs eder yahut haciz yoluyla yapılan takip sırasında mallarını saklarsa;
2.Borçlu ödemelerini tatil eylemiş bulunursa; 3-308 inci maddede ki hal varsa;
4.İlama müstenit alacak icra emriyle istenildiği halde ödenmemişse,..” şeklinde sayılmıştır. İlamı icraya koyarak borçluya icra emri gönderen alacaklı, icra emrine konu alacağın ödenmemesi üzerine haciz yolu ile takibe devam edebileceği gibi haciz yolu ile takibini İİK 43/2'ye göre iflas yoluna çevirmeden ticaret mahkemesine başvurarak borçlunun doğrudan doğruya iflasına karar verilmesini isteyebilir. Bu halde borçluya icra emri tebliği yeterli olup, ayrıca iflas ödeme emri tebliğine gerek bulunmamaktadır. İflas davasında yetkili mahkeme, İİK'nın 154/3 maddesi uyarınca borçlunun muamele merkezinin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesidir. Bu yetki, kamu düzenine ilişkindir. Davalı şirketin dava tarihi olan 22/12/2023 tarihi itibariyle muamele merkezi Ataşehir/İstanbul olup, dava görevli ve yetkili mahkemece açılmış olduğundan davalı tarafın yetki konusundaki dava tarihinden sonraki 06/02/2024 tarihindeki adres değişikliği nedeniyle itirazına itibar edilmemiştir. Davacı tarafından İİK'nın 160. maddesi uyarınca iflas avansı yatırılmıştır. İİK 177/son maddesi göndermesi ile İİK 178/2 ve İİK 166. maddesi uyarınca yasal ilanlar yapılmıştır. Davacı tarafından ilama dayalı alacağın icra emriyle istenilmesine rağmen ödenmemesi sebebiyle alacağın tahsiline dair herhangi bir icrai işlem yapılmadan, İİK'nın 177. maddesi uyarınca doğrudan iflas talebiyle mahkemeye başvurulabilecektir. İİK'nın 37 ve 177/4 hükümlerine dayanılarak açılan iflas davalarında depo emri çıkartılmasına gerek bulunmamaktadır. Bu nedenle İlk derece mahkemesince depo emri çıkarıltılmasına yönelik karar verilmiş olması hatalı olduğundan eleştiri sebebi yapılmıştır. (Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 19.01.2023 tarih ve 2021/6212 E., 2023/139 K. sayılı ilamı) Davanın konusuz kalabilmesi için davaya dayanak yapılan ilamlı takibe dayalı dosya borcunun tamamen ödenmesi gerekmektedir. İlk derece mahkemesince konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına dair karar vermiştir. Davalının borcu ödediği dosya kapsamı itibariyle sabittir. 6100 sayılı HMK'nın 331/1. maddesine göre; davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hallerde hakim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. Davacı tarafça doğrudan iflas yoluna başvurulduktan sonra davalı tarafça ödeme yapıldığından dava açıldığı tarihte davacı taraf haklı olmakla İlk derece mahkemesince davacı lehine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından bu istinaf sebebine de itibar edilmemiştir. Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı tarafın istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalıya ilk derece mahkemesince iadesine, 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.31/12/2024