Aramaya Dön

Danıştay 5. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2020/2957
Karar No
K. 2023/20097
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2020/2957 E.  ,  2023/20097 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No: 2020/2957
Karar No: 2023/20097
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...

İstemin Özeti:

Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35. maddesinin B fıkrası uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:... K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Geçerli bir sebebe ve somut delile dayanmadan tesis edilen kamu görevine son verilmesine ilişkin işlemin hukuka, Anayasa'ya ve İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi'ne aykırı olduğu, hakkında verilen hükmün kesinleşmediği, adli yargı tarafından verilecek kararın beklenilmesi gerektiği, HTS kayıtlarının gerçeği yansıtmadığı, FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ya da irtibatlı olduğuna ilişkin somut bir delilin bulunmadığı, isnat olunan suçlamaların gerçeği yansıtmadığı iddia edilmektedir.

Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, gereği görüşüldü:

Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır.

Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılamasında, davacı tarafından ... Ceza Dairesi hitaplı 26/05/2023 tarihli dilekçesinde, FETÖ/PDY terör örgütüyle ilgili bildiklerini samimi bir şekilde anlatmak ve etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istediğini belirttiği, bu dilekçede yer alan; "...Geçmişte kendimce yaşadığım bazı korkulardan dolayı (işten atılma, sevdiklerime karşı mahcup düşme, toplum içinde ayıplanma ve dışlanma gibi) kendi özgür irademle geçmişimle ilgili bildiğim bazı hususları paylaşmak istiyorum. Aşağıda bunların hepsini açıklayacağım: 19.07.1986 tarihinde doğdum. İlkokul ve Ortaokulda İstanbul'da okudum, o dönemde Fetö'yle ilgili hiçbir şekilde irtibatım ve iltisakım olmadı. 2001 yılında 9. sınıfta derslerime takviye için İstanbul/Beşiktaş'ta bulunan FEM dershanesine 1 sene boyunca gittim. Bu dönemde sadece hatırladığım kimya derslerimize giren ve yakınlık gösteren O.T. olarak hatırladığım şahıstır. Sanırım ya ... ya da ... üniversitesinden mezundu. Peltek birisiydi. 2001 yılında tek hatırladığım kişi bu hocaydı. 2002 yılında 10. Sınıftayken dershane gitmedim ve o dönem cemaat diye bilinen yapıyla hiçbir bağım yoktu ama 2003 yılına geldiğimde lise son sınıfa geldiğim için O. isimli hocayla irtibat kurup üniversite sınavına hazırlanmak istediğimi söyleyince O. isimli hoca beni ve ... Lisesinden sınıf arkadaşlarım S.Ç. ve H.D. ile beraber A.B. isimli kişiye yönlendirdi. S.Ç. isminden rahatsız olduğu için kendisine ... olarak hitap edilmesini istiyordu, belki sonradan ismini değiştirmiş olabilir. A.B. olarak tanıdığım Rize'li şahıs, İstanbul Dikilitaş'ta bulunan ... apartmanında bize ders anlatıp, ilgileniyordu. Beraber namaz kılıyorduk. Zamanla bu durum dini sohbetler, dini videolar, halı saha maçları şeklinde devam etti. A.B. İsimli kişi yaklaşık 2 ay sonra ... Üniversitesinde ... Bölümü’nde öğrenim gören S. diye biriyle tanıştırdı. S. isimli şahsın bulunduğu eve gitmeye başladık. Yoğun bir ders çalışma dönemine girmiştik. Dini sohbet ve kitap okuma şeklindeki faaliyetleri çok az yapardı daha çok ders çalışmaya odaklanıyorduk. Üniversite sınavları yaklaşmaya başlayınca artık yatılı olarak da kalmaya başlamıştık. Bu kalmalarla birlikte Fethullah Gülen videoları ve diğer ses kayıtları da yavaş yavaş bize izlettiriliyordu. Ben muhafazakar bir yapıda olduğum için o dönem bu durumdan şüphelenmemiştim. Fethullah Gülen'i bize bir hoca olarak tanıtıyorlardı. Daha sonra bizi Etiler'de ... evlerinin karşısında bulunan bir eve çağırmaya başladılar. O evde S. adlı kışı bizle ilgileniyordu. Burada kalmakta olan kişiler sürekli değişiyordu. Ö. ve B. isimli şahıslardan başkasını hatırlamıyorum. B. sürekli TOEFL çalışıyordu. Ara ara T. isimli biri gelip, namaz kıldırıp sohbet ediyordu. S.'la özel görüşmeler yapıyordu. Derslerdeki gelişimimizi, okuduğumuz kitap sayfa numaralarım takip ediyordu. Daha sonradan anladım ki bizden sorumlu üst kişilerden biriydi T. Kendisinin sert ve ciddi bir mizacı vardı. Yıldız Teknik Üniversitesi ... Mühendisliği okuyordu. Askeri okulu kazanıp 2. Sınıfa gelene kadar kendisiyle görüşmelerim belli aralıklarla devam etmiştir. S. isimli kişiyle devam ederken bu sefer bizimle ilgilenmesi için bizi R. isimli şahıs ile tanıştırdı. R. isimli kişi bizimle ilgilenmeye başlamıştı. R. isimli şahıs, ... Üniversitesinde ... Mühendisliği bölümünde okuyordu. Bursalı ve peltek biriydi. Bu evde bizden farklı olarak lise sınavlarına hazırlanan İ. ve E. adında 2 ortaokul öğrencisi daha vardı. Sorumluları L. adında bir şahıstı Evden de sorumlu kişiydi aynı zamanda bu .... Bu evde kalırken namaz sırasında taşkınlık yaptığı için S.Ç. isimli arkadaşım sorumlu R. tarafından darp edilerek apar topar evden gönderildi. Lise 3'ün son dönemleriydi ve liseden sonra S.Ç. ile hiç irtibatım olmadı. Bu olay FETÖ ile ilgili ilk soru işaretlerini aklıma getiren olaydır. Sadece H.D. ve ben devam ettik o olaydan sonra. Bize üniversite sınavına girmeden önce askeri okullara da başvuru yapabileceğimizi söylediler. O dönemde bize cazip geldiği için askeri okullara başvurumuzu yaptık. Bu okulların başvuruları üniversite sınavından önceydi. Harp Okulları ve Askeri Meslek Yüksek Okulları'na başvurumuzu yaptık. Üniversite sınavından almış olduğum puan Astsubay Meslek Yüksek Okulları’na yettiği için Hava, Deniz, Jandarma Astsubay Meslek Okulları'nın mülakatlarına girdim. Jandarma mülakatından elendim. Deniz Kuvvetlerimin mülakatını geçtim ancak sıralamada yedeklerde kaldım. Hava Astsubay Meslek Yüksekokulumun mülakat ve sıralamasında başarılı oldum. 1 yıl daha üniversite sınavlarına tazırlanmaktansa Astsubaylık bana daha cazip geldi ve sonuç olarak 16 09.2004 yılında Hava Astsubay Meslek Yüksekokuluma Gaziemir/İzmir'de başladım. Arkadaşım H.D., askeri okulların mülakat aşamalarında başarısız olduğu için ve İzmir'de Kimya Mühendisliği bölümünü kazandığı için yollarımız İzmir'de de bir müddet devam etti. Burada ben sadece hafta sonlan izinli olduğum için ara ara görüşüyorduk. Kaldığı yerde durumların artık değişik olduğunu, bazı şeylerin bizim bildiğimiz kadar masum olmadığını, rahatsızlık duyduğu birçok konunun olduğunu ve ayrılıp kendi yoluna bakacağını söylüyordu ve bildiğim kadarıyla da ayrıldı. Örgütle ilgili endişe verici şüpheler artmaya başlamıştı benim için. Askeri okuldayken 2 haftada bir olarak T. beni görmeye geliyordu. Boztepe'de bir eve gidiyorduk. Resmi kıyafetle çıktığımız için börekçi de kıyafetlerimi değiştiriyordum. Bu evde T. isimli kişi ile namaz kılıp sohbet edip, Kur'an, Fethullah Gülen ve Said Nurşiye ait risale isimli kitapları okuyorduk. Bir gün, başka herhangi bir yerde gazete aboneliğimin, dershane geçmişimin olup olmadığını sorduğunu hatırlıyorum. Lise 1 de Beşiktaş Fem de kaydımın olduğunu söyleyince epey paniğe kapılmıştı. Daha sonra o kaydımın silindiğini söylemişti bana. Lise 3 te neden ısrarla Fem den farklı dershanelere yazılmamızı istediklerini daha iyi anlıyordum. O dönemde ben zaten ... dershanesine gitmiştim. Askeri okulun 1. senesini iyi bir seviyede bitirmiştim. Ödül olarak mp3 çalar ve kıyafet vermişti bana T. Askeri okulun ikinci senesinde artık başka birinin görüşmeye geleceğini ilettikten sonra T.'ı bir daha görmedim. Yeni sorumlu H. adında uzun boylu, kıvırcık saçlı birisiydi. Bir müddet onunla da devam ederken askeri okulun tiyatro kolundan bir kız arkadaşla tanışmıştım. Kız arkadaşımla buluşmak için H. isimli kişiyle görüşmeleri aksatmaya başladım. Bu durum birkaç kez olunca da, her nasıl olmuşsa H. isimli kişi, görüşmeleri aksatma nedenimi öğrenmişti ve kız arkadaşımla ilişkimi bitirmem için gerek dini konular üzerinden gerekse kız arkadaşımın maksatlı nedenlerden dolayı bana yanaşıyor olabileceği hususunda yoğun baskılar yapmıştı. Askeri okulun 2. senesinin sonlarına doğru yaşadığım bu olaylar sonucu örgütle aramda büyük bir soğukluk ve güvensizlik oluştu. Derken 30 Ağustos 2006 da mezun olup Bandırma'ya tayinim çıktı. Belli bir süreden sonra ben Bandırmada iken Y. diye birisi benimle irtibata geçti. Uzun boylu birisiydi ve eczacı olarak hatırlıyorum kendisini. Evine birkaç kez dini sohbet ve maneviyat için gitmişsem de maaşımın %20'llk kısmını himmet adı altında vermem gerektiğini söylemesi, beni oldukça rahatsız etmişti. Bu talebi açıkça sorguladım ve karşı geldim. Zaten kredilerimin olduğunu ve geçinmekte zorlandığımı söyleyerek geçiştirdim. Görüşmeleri sürekli aksatıyordum. 2007 yılında ... Üniversitesi ... Mühendisliği bölümünü kazandım. Bu haberi aktarıp astsubaylığı bırakacağımı söylediğimde Y. isimli kişi şiddetle karşı çıktı. Bu şekilde davranması beni fazlasıyla öfkelendirmişti.

Y. İsimli kişi beni İ.

diye yaşça daha büyük biriyle görüştürdü. İ. kısa boylu şişman kır saçlı biriydi. İ. isimli kişiye, bu üniversiteyi okumayı çok istediğimi, askerlik görevini bırakmak istediğimi söylesem de alaycı ve rahat tavırlarla olumsuz cevaplar vermesi "İşi bırakacağım, bunu do size sormayacağım beni aramayın bir daha" diyerek oradan ayrılmama sebep olmuştur. Bu olaydan sonra Bandırma'da bir daha herhangi bir örgüt evine gitmedim. Telefon numaramı değiştirdim. Arayan Balıkesir kodlu telefonları açmamaya özen gösterdim. Bu olaydan belli bir müddet sonra, çalıştığım işyerinde baskılar oluşmaya başladı. İşe geliş gidiş saatlerimi takip etmeler, hafta sonları izin günlerimde İstanbul'a evime gittiğimde dönüşümde izin kağıtlarımı sorgulamalar, uçak teknisyeni olarak çalışırken hiç bilmediğim idari kısım işine verilmem gibi mobinglere maruz bırakıldım. Ama bu yaşadıklarımın Fetö'nün ordudaki gücünü bilmediğimden, onlar tarafından yapıldığını daha sonra anlayabildim. Mesleğimde zorunlu hizmet süresini tamamlamadığım için ... Üniversitesi ... Mühendisliği bölümünü okuyamadım. O dönemde askerlik mesleğinden ayrılamayacak olsam da tayinimin İstanbul'a yapılmasını ve orada bu bolümü okumak istediği belirtmeme rağmen askeriye buna müsaade etmedi. 2007 yılından 2010 yılına kadar Bandırmada görev yaptım. 2010 yılında Bandırma'dan Diyarbakır'a tayin oldum. Diyarbakır'daki ilk yılımda Bandırma'da verilen sicilimden dolayı 20'li sıralardan 957. sıraya geriledim Bu tarz bir sicilde gerileme, orduda eşine az rastlanan bir durumdur. Bu nedenden dolayı 2010 yılında Askeri Yüksek İdare Mahkemesine dava açtım. Ancak muhtemelen oradada bu örgüt, o dönem çok güçlü oldukları için dosyam incelenip herhangi bir uygunsuzluk olmadığı belirtilerek kapatıldı. Bu durum gerekli görüldüğü takdirde araştırılabilir. Diyarbakır'daki şartlardan dolayı pek sosyal bir yaşantım yoktu. Çoğu zaman dışarıdaki eylemlerden dolayı dışarı bile çıkarnıyorduk. Genel olarak iş ve ev arasında geçiyordu yaşantım. Çok bunalmıştım. Ordunun yurtdışı görevleri vardı. Bu görevlere katılmaya hak kazanabilmek için YDS ve Genel Dil olarak adı geçen sınavları vardı. Bu görevleri kazanabilmek için İngilizcem iyi olmasına rağmen İngilizce kurslarına katıldım. YDS'den 85 aldım. Ama yine seçilemedim. Yüksek YDS notumdan dolayı Boomer operatörlüğü için sınava çağrıldım. Mülakatımın da çok iyi geçmesine rağmen yine elendim. Ben Diyarbakır'dan çıkmak istedikçe bir el orada kalmamı istiyor gibiydi. O yıllarda Fetö çok popülerdi, çok güçlülerdi. Her nasıl olduysa Diyarbakır'da da telefonuma ulaştılar. Diyarbakır'da beni sürekli arayan kişi, kendini H. diye tanıtıyordu. H. isimli kişi durmadan benimle görüşmek istediğini söyleyip duruyordu. Onunla görüşmemek için türlü bahaneler uyduruyordum. Daha sonra bir aramasında gerekirse dışarda bir yerde oturalım deyince ben de aramaların kesilmesi için söylediği, ismini şuan hatırlayamadığım kafeye gidip buluştum. Kendisinin yanında E. isimli astsubay vardı. Kendisini aynı hava üssünde çalıştığım için simaen daha önce görmüştüm. Bu buluşmada H. İsimli kişi ara ara kendi evinde benimle görüşmek istediğini, E. isimli kişinin de geleceğini, benim manevi olarak kopmamam için buna ihtiyacım olduğunu anlattı. Ben de daha önce yaşadığım sıkıntıları anlatarak onları samimi bulmadığımı söyledim H. isimli şahıs bana böyle davranırsan şefkat tokadı yiyeceğimi evimde huzur bulamayacağımı söylüyordu. Yaşanan problemlerin müstakil olduğunu, kendisiyle hiçbir problem yaşamayacağımı söyleyerek beni ikna etmeye çalışıyordu. Ben de muhabbetin uzaması üzerine tamam bir bakayım olabilir. tarzında konuşup o şekilde onlardan ayrıldım. Daha sonra H. isimli şahıs beni arayarak evire davet ediyordu fakat ben eşimi ve çocuğumu bahane edip gelemeyeceğimi söyleyerek geçiştiriyordum. O dönemde mesleğime zarar vermelerinden korktuğum için bu konuyu hiçbir merciye şikayet edemedim. Bir süre sonra H. isimli şahıs daha az aramaya ve ben de telefonları açmamaya başladım. O dönemde farklı şehirlerden sabit numaralardan arandığımı hatırlıyorum. H. isimli şahıs sarışın, uzun boylu, iri yapılı, öğretmenlik yaptığını söyleyen birisiydi. 2013 yılının Haziran ayında Kayseri'ye tayin oldum. Ben Kayseri'de iken beni kimse ankesörlü telefondan aramadı. FETÖ örgütü o saatten sonra beni tamamen radarından çıkarmış oldu. Zaten kısa bir süre sonra 17-25 Aralık olayları patlak verdi. Terör örgütünün ne denli tehlikeli olduğunu bir kez daha görmüş oldum. Fetö örgütünün benimle irtibat kurmayı kesmesi sonrasında mesleğimde çok mutlu 4 yıl geçirdim. Bu 4 yıllık süreçte hain 15 Temmuz darbe teşebbüsünden hem önce hem de sonrasında yurtdışı görevlerine katıldım. Gittiğim yurtdışı görevleri; 2 defa ispanya, 3 defa ABD, 3 defa İngiltere, 1 defa Rusya, 1 defa Hindistan, 1 defa Afganistan'dır. Bunların çoğuna darbe teşebbüsünden sonra gittim. Bu mutlu 4 yılın sonunda 2018 yılının sonunda hakkımda FETO soruşturması ile ilgili gözaltına alınmamla beraber hayatım mahvoldu. Daha çocuk yaşlarımda saflarına katıldığım Fetö yapılanmasında; örgüt içerisinde herhangi bir sorumluluk almadım. Diğerlerine göre bazı olayları fazlaca sorgulamam sebebiyle örgütle bağım hep zayıf olmuştur. Yaşadığım ve gördüğüm olumsuzluklar yüzünden Fetö’den ayrılmış olduğum dönemlerde, birçok haksızlığa maruz kaldım. Herhangi bir irtibatım ve iltisakım kalmadığı halde işimden ihraç edildim. Zorunlu hizmet yılımı doldurmadan ihraç edildiğim için, işimden kendim ayrılmadığım halde, hakkımda tazminat davası açıldı. Yaşadığım yeri değiştirmek zorunda kalıp bilmediğim bir işe girdim. Bir yandan çalışarak bir yandan da af düzenlemesiyle... Üniversitesinde ... Mühendisliği bölümünde tekrar öğrenime başladım. Bitirmeme 1 dersim kaldı ve iş başvurusunda bulundum ancak Sivil Havacılık Genel Kurumu'nun genelgesi gereği benim durumumda olan kişilerin ilgili yerlerde çalışmasının yasak olduğunu öğrendim. Sonuç olarak; ben bu Fetö lekesinden kurtulmak ve sade bir vatandaş olarak hayatıma devam etmek istiyorum. Dolayısıyla yaşadıklarımı, bildiklerimi samimi bir şekilde anlattım. Yukarıda ismi geçen kişilerin teşhisini yapmak için de elimden geleni yapacağım. Tüm bu anlatmış olduğum dönemler boyunca herhangi bir suça karışmadım. Hakkımda beraat kararı verilmesini arz ederim..." şeklindeki ifadeleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderlerinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 339. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davacıdan tahsili için Mahkemesince ilgili merciine müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/12/2023 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog