Aramaya Dön

9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/791
Karar No
K. 2024/176
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

T.C. ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Türk Ulusu Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili

ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR

ESAS NO: 2023/791 Esas
KARAR NO: 2024/176
DAVACI: ... - ...
VEKİLLERİ: Av. ... - ....

Av. ... - ...

DAVALILAR: 1-) ... - ...
VEKİLİ: Av. ... - ....

: 2- ) ...

: Av. ... - ....

Av. ....

DAVA: ARAÇ DEĞİŞİMİ - ARAÇ MAHRUMİYET GİDERİ
DAVA TARİHİ: 16/09/2013
KARAR TARİHİ: 04/03/2024

BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN .... ESAS SAYILI DAVASI

DAVACI: ... - ....
VEKİLLERİ: Av. ... -....

Av. ... - ....

DA DAVALILAR: 1-) ... -
VEKİLİ: Av. ... - ....

: 2- ) ....

: Av. ... - ...

Av. ....

DAVA: ALACAK
DAVA TARİHİ: 11/08/2016
KARAR TARİHİ: 04/03/2024
YAZIM TARİHİ: 25/03/2024

Mahkememizde açılan ve birleştirilerek yargılaması yapılan davaların açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili iade kararından önce mahkememizin .... Esas numarasına kayıt edilen dava ile ilgili dava dilekçesinde ; Davalılardan ...

... A.Ş.'nin ithal ettiği ve araç satıcısı diğer davalı ... A.Ş.'den 05/07/2012 tarihinde 132.550,00 TL ödemek sureti ile daha sonra trafiğe ... plaka sayılı olarak tescil edilen aracı satın aldıklarını, araçta birkaç ay içerisinde değişik pek çok sorunun ortaya çıktığını, satış nedeni ile araç için 2 yıl garanti verildiğini, aracın farklı tarihlerde 13 kez servise götürülmek zorunda kalındığını, tüm bu arızaların üretimden kaynaklanan gizli ayıp niteliğinde olduğunu, aracın bu arızalı hali ile kullanılması halinde kaza tehlikesi ortaya çıkardığını, arızalar nedeni ile yaklaşık bir yıl tamir yapılarak oyalandıklarını, araçta birçok parça değişikliği nedeni ile aracın orijinal halini kaybettiğini, davacıdan aracı bu hali ile aracı kullanmasının ve araca katlanmasının beklenilemeyeceğini, 27/05/2013 tarihinde düzenlenen ihtarname ile aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesinin talep edildiğini, aracın yaklaşık 218 gün serviste kaldığını, bu süre içerisinde araç kullanılamadığı için zararlarının oluştuğunu belirtip, aracın yeni ve ayıpsız benzeri ile değiştirilmesine ve davacının aracı kullanamamaktan doğan zararlarına karşılık olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Davacı vekili birleşen davadaki dava dilekçesinde ; Üretimden kaynaklı sorunlar nedeni ile Garanti kapsamında ücretsiz olarak yapılması gereken işlemler için davacıdan tahsil edilen 11.937,19 TL nin her iki davalıdan tahsiline karar verilmesini ise-temiştir. YANIT :

Davalı ... A.Ş. vekili Mahkememizin.... Esas numarasına kayıt edilen davası ile ilgili cevap dilekçesinde ; Şirket merkezinin Kocaeli'de bulunması nedeni ile bu yer mahkemeleri yetkili olup, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, kendileri İthalatçı olup, satıcı olmadıkları için talep edilen zararların kendilerinden istenilemeyeceğini, alacağın zaman aşımına uğradığını, davacı 13 kez servise başvurduğunu söylemekle birlikte bunların bir çoğunun olağan muayene işlemleri için yapıldığını, araçta ortaya çıktığı söylenen sorunların üretimden kaynaklanan gizli ayıp niteliğinde olmadığını, bunun belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, aracın 218 gün serviste kaldığı iddiasının abartılı olduğunu, tüm değişimlerin orijinal parçalar kullanılarak gerçekleştirildiği için araçta değer kaybından söz edilemeyeceğini, ileri sürülen arızalar nedeni ile aracın iadesinin kendileri yönünden fahiş zarar oluşturacağını, bu nedenle bedelden indirim ya da diğer seçeneklerin düşünülmesi gerektiğini belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Aynı davalı birleşen ... esas sayılı dava ile ilgili cevap dilekçesinde ; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, davalı sıfatları bulunmadığını, alacağın zaman aşımına uğradığını, araçtaki sorunların üretimden kaynaklı olmayıp, yol şartları ve kullanımdan kaynaklanması nedeni ile davacıdan tamir nedeni ile bedel talep edilmesinin yerinde olduğunu belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... A.Ş. vekili Mahkememizin iadeden önce ... Esas numarasına kayıt edilen davası ile ilgili cevap dilekçesinde; Şirketlerinin yerleşim yeri ... ilçesinde olduğu için yetkisiz mahkemede dava açıldığını, araçta oluştuğu söylenilen sorunların yasada ön görülen süre içerisinde ihbar edilmediği için hak düşürücü sürenin gerçekleştiğini, araç nedeni ile oluşan zararlar belirlenebilir nitelikte olduğu için belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacıya ait aracın olağan kullanımlar nedeni ile bir çoğu servis hizmeti alınması amacı ile olmak üzere 13 kez servise başvurmuş olmasının normal olduğunu, araçta varlığından söz edilen sorunların üretimden kaynaklanan gizli ayıp niteliğinde olmadığını, aracın serviste kaldığı söylenen 218 günlük sürenin abartılı olduğunu, serviste orijinal parçalar kullanılarak işlem yapıldığı için araçta değer kaybı oluşmadığını, araçta oluştuğu söylenen sorunların daha çok kullanıcı hatasından kaynaklandığını, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yerine bedelden indirim gibi diğer seçeneklerin dikkate alınması gerektiğini belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Aynı davalı birleşen dava ile ilgili cevap dilekçesinde ; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, zaman aşımı ve hak düşürücü sürenin gerçekleştiğini, servis hizmetleri nedeni ile talep edilen zararların muhatabının kendileri olmadığını, araçtaki sorunların üretimden kaynaklanan gizli ayıp niteliğinde olmayıp kullanıcı hatasından kaynaklandığını belirtip, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

DELİLLER

-Taraflar arasında araç satışı nedeni ile düzenlenen 05/07/2012 tarihli 132.550,00 TL bedeli içeren satış faturası, -Davacıya ait araçla ilgili 2 yıllık garantinin verildiği garanti belgesi örneği, -Davacıya ait araç için servise yapılan başvurular ve bu başvurular nedeni ile yapılan işlemlere ilişkin servis kayıtları, -Bilirkişi incelemeleri sonucu düzenlenen asıl ve ek raporlar, -Tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Asıl dava, ithalatı davalı ... A.Ş. tarafından gerçekleştirilip, diğer davalı ... A.Ş.'nin .... adresinde faaliyette bulunan yetkili satıcısından satın alınan araçta üretimden kaynaklanan gizli ayıp bulunduğu gerekçesi ile aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve aracın serviste kaldığı süre içerisinde kullanılamamasından kaynaklanan gelir yoksunluğu zararının davalılardan tahsili istemine, birleşene davada ise bedelsiz onarım yapılması gerekir iken onarım için alınan bedelin davalılardan tahsili istemine ilişkindir.

Mahkememiz tarafından yapılan yargılama sonucu asıl davada her iki davalı yönünden aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine, 1.000,00 TL araç mahrumiyet giderinin her iki davalıdan tahsiline, maddi tazminat isteğini ıslah işlemine konu kısmının zamanaşımı nedeni ile reddine, birleşen davadaki talebin ise her iki davalı yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Karar aleyhine her iki taraf istinaf incelemesi talebinde bulunmuştur. .... Dairesinin yaptığı inceleme sonucu ; "Asıl dava, satım sözleşmesini konu aracın üretimden kaynaklanan ayıplı olduğu iddiasına dayalı aracın iadesi ile ayıptan ari misli ile değişimi ile kar mahrumiyeti, birleşen davada ise ; tamir bedeli adı altında yapılan ödemenin satıcı ve üretici firmadan ayıba karşı tekeffül hükümleri uyarınca iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasında 05/07/2012 tarihinde dava konusu ... plaka numaralı .... Model 0 km. davalılardan ... A.Ş. ‘nin ithal ettiği , diğer davalı ... …A.Ş. ‘nin satıcısı olduğu davacının da anılan bu şirketten aracı satın aldığı konusunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Davalılardan ithalatçı firma ısrarla davaya konu aracın ithalatçısı olduğu garanti veren sıfatıyla sorumluluğunun bulunmadığını savunmasına rağmen davalının savunmaları üzerinde durulmamıştır. Dosya arasına davacı tarafından garanti belgesi sunulmamıştır.Aracın garanti belgesi dosya arasına kazandırılarak üretici ve satıcı firmaların belirlenip davalıların sorumluluğu üzerinde durulması gerekirken ithalatçı davalının savunması üzerinde durulmadan eksik inceleme ve araştırmayla karar verilmesi doğru olmamıştır. Taraflar tacir olup, davalı ... A.Ş tarafından ithal edilen aracı diğer davalı ... …. A.Ş. ‘den satın almıştır.Aracın ayıplı olduğu ve satış sözleşmesinin iptali ile aracın ayıptan ari misli ile değişimi koşullarının oluşup oluşmadığı ve sorumluluğun belirlenmesi yönünden garanti belgesinin incelenerek sorumluluğun belirlenmesi gerekir. Davacı tüketici olmadığı ve Tüketici Kanununun ithalatçıya getirdiği yükümlülükler ticari satışta söz konusu olmadığından davalı ithalatçı firma sadece garanti belgesinde taahhüt ettiği hususlarda sorumludur. Garanti belgesinde taahhüt edilen sorumluluğun belirlenmesi garanti belgesinin bulunmaması halinde ise ithalatçı firmanın sorumluluğuna karar verilmeyeceğinin kabulü gerekir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin davalı ... A.Ş.’ne yönelik sorumluluğunun tayini garanti belgesini imzalaması halinde söz konusu olacağı yani ancak sorumluluk kapsamı imzaladığı garanti belgesinin içeriği ile sınırlıdır. İçerikte yer almayan hususlarda sorumluluk kapsamı genişletilemez. Bu ithalatçı davalı yönünden hükmün kaldırılarak sair istinaf itirazları bu aşamada incelenmemiştir." denilerek kararımız bütün olarak kaldırılmış ve dava dosyaları mahkememize iade edilmiştir. Mahkememiz tarafından iade kararındaki gerekçe ve garanti belgesi kapsamı temin edilip yeniden yapılan değerlendirme sonucunda ;

Davalılardan ... A.Ş. Şirketinin merkezi ... ilçesinde bulunmakta olup, bu şirket ... marka araçların yurt dışından ithal ederek aralarında sözleşme ilişkisi bulunan şirketler aracılığı ile ... satışı işini yerine getirmektedir. Bu davalı tarafından yurt dışından getirilen araçlardan biri merkezi .... ilçesinde bulunan diğer davalı ... A.Ş.'nin .... adresinde faaliyette bulunan şubesinden davacı tarafından 132.550,00 TL bedel ödenmek sureti ile 05/07/2012 tarihinde satın alınmıştır. Bu durum taraflar arasında çekişmeye konu değildir.

Her ne kadar her iki davalı şirket vekilleri süresi içerisinde verdikleri cevap dilekçelerinde ... Mahkemelerinin yetkisiz olduğunu ileri sürmüş iseler de, davalılardan ... A.Ş.'nin ... ilçesinde bulunmakla birlikte, araç satışının .... adresinde bulunan 1 nolu şube tarafından gerçekleştirildiği, şubenin bulunduğu adresin .... Mahkemesinin yetki alanı içerisinde yer aldığı, 6100 sayılı yasanın 14/1 maddesi uyarınca şubenin işlemleri nedeni ile şubenin bulunduğu yerde de dava açılması mümkün olduğu için davalı ... Şirketi yönünden mahkememizin yetkili olduğu, diğer davalı yönünden mahkememiz yetkisiz olmakla birlikte HMK'nun 7/1 maddesi uyarınca ... Şirketi yönünden yetkili olduğu kabul edilen mahkememizin diğer davalı ... A.Ş. yönünden de yetkili olduğunun kabulü gerektiği, her iki davalı hakkındaki yargılamanın birlikte yürütülmesinin daha az masrafa neden olacağı, bunun yargılama ekonomisi açısından gerekli olduğu kabul edilip, her iki davalı hakkında mahkememizin yetkili olduğu kabul edilip, yargılamaya mahkememizde devam edilmiştir.

Her iki davalı şirket vekili davalı sıfatları bulunmadığını ileri sürmüş iseler de, davalılardan ... A.Ş.'nin ithalatçı olması nedeni ile garanti belgesi kapsamında belirtilen konular ile sınırlı olarak, diğer davalının ise doğrudan satıcı olması nedeni ile araçtan kaynaklandığı belirtilen sorunlar nedeni ile davacıya karşı sorumlu oldukları kabul edilmiştir.

Yukarıda da belirtildiği gibi, trafikte ... plaka sayılı olarak kayıtlı olan aracı davacı şirket ithalatını davalı ... A.Ş.'nin yaptığı, yurt içindeki satışını diğer davalı ... A.Ş. nin gerçekleştirdiği .... 'da bulunan şubesinden 05/07/2012 tarihinde satın almıştır. Araç için 2 yıl garanti süresi ön görülmüş olup, garanti süresi 05/07/2014 tarihinde dolmaktadır. Dava 16/09/2013 tarihinde açıldığı için ana dava ile talep edilen aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi, aracı kullanamamaktan kaynaklanan ve ana davada talep edilen miktarla sınırlı olacak şekilde kar yoksunluğu taleplerinin süresi içerisinde davaya konu edildiği kabul edilmiştir.

Davaya konu araçtaki davacı yakınmaları teknik özellik taşıdığı için bilirkişi incelemesi yapılmak sureti ile varlığından söz edilen sorunların aracın üretiminden kaynaklanan gizli ya da açık ayıp olup olmadığı ya da kullanım hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının belirlenmesi yoluna gidilmiştir. Bu amaçla birinci bilirkişi tarafından hazırlanan 15/09/2014 tarihli raporda araç bizzat bilirkişi tarafından kullanılmak sureti ile yapılan inceleme sonucu, aracın henüz satın alındıktan bir ay sonra bir çok kez çeşitli şikayetlerle servise getirildiği, her seferinde değişik arızalarının giderildiği, halen aracın seyir halinde olduğu sırada direksiyonun sağa çektiği, frenlerin normal şekilde çalışmadığı, fren yapınca direksiyonda titremeler meydana geldiği ve motor arıza lambalarının sürekli yandığı tespit edilmiştir.

Bu arızalar dikkate alındığında davaya konu aracın bu hali ile kullanmasının davacıdan beklenemeyeceği, aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi gerektiği yönünde görüş bildirmiş, arızalar nedeni ile aracın kullanılamadığına ilişkin delil olmadığı için bu nedenle oluşan zarar yönünden hesaplama yapılamamıştır.

Yukarıda içeriği özetlenen bilirkişi raporuna yönelik itirazlar nedeni ile bu kez üç kişiden oluşturulan bilirkişi heyetinden 02/12/2015 tarihli rapor alınmıştır. Bu bilirkişi heyeti aracı bizzat görmeksizin dosya içerisinde bulunan servis kayıtlarını da incelemek sureti ile hazırladıkları raporlarında, daha önceki bilirkişinin sürüş yapmak sureti ile belirlediği arızalar ve aracın tavanından su akıtması gibi ek belge de dikkate alındığında arızaların aracın alındığı tarihten itibaren var oldukları, servis hizmeti sunularak giderilemediği, bu sorunların kullanım kaynaklı olmayıp aracın üretiminden kaynaklandığı, bu arızaları içeren araçtan davacının beklenen faydayı elde etmesinin mümkün olmadığı şeklinde görüş bildirmiştir.

Yukarıda içerikleri özetlenen her iki raporda davacının ikinci talebi olan aracın serviste kaldığı süre nedeni ile araçtan yararlanamadığı için oluşan zarar talebi yönünden hesaplama yapılmadığı için tarafların itirazları da değerlendirilmek sureti ile üç kişilik bilirkişi heyetinden 12/07/2016 tarihli rapor alınmıştır.

Bilirkişi heyeti yaptığı inceleme sonucu aracın satın alındığı tarih ile dava tarihi aralığındaki garanti süresi içerisinde birincisi ilk bakım amaçlı olmak üzere toplam 13 kez servise çeşitli şikayetlerle başvurulduğunu, araçta varlığından söz edilen sorunların üretimden kaynaklı gizli ayıp niteliğinde olduğunu, aracın 218 gün serviste kalmasının makul olmadığını, halen davacının aracı kullanıyor olması ve aracın 261.718 km yol kat etmiş olması nedeni ile ayıpsız misli ile değiştirilmesinin davalılar yönünden makul olamayacağını, bedelden 22.091,67 TL indirim yapılması gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdir.

Son bilirkişi heyeti de aracın tamirde kaldığı süre yönünden talep edilen alacak miktarını hesaplamadığı için yeni görevlendirilen bilirkişiden 10/07/2017 tarihli rapor alınmıştır. Bilirkişimiz yaptıkları değerlendirmede, her bir şikayet nedeni ile servise yapılan başvuru, bu sorunların giderilmesi için gereken makul süreyi tek tek değerlendirmiş, sonuç olarak makul serviste kalma ( tamir ) süresinin 61 gün olduğunu, aracın günlük kiralama bedelinin ortalama 830,00 TL olması nedeni ile aracın serviste kaldığı süre nedeni ile oluşan toplam davacı zararının 50.630,10 TL olduğunu belirlemiştir.Aracı kullanamamaktan kaynaklanan zarar yönünden bilirkişi raporu ile hesaplama yapılması sonrası davacı vekili 28/07/2017 tarihli dilekçesi ile ıslah işlemi yapıp aracı kullanamamaktan doğan zararını bilirkişi raporunda belirtilen 50.630,00 TL'ye yükseltmiştir. Islah işlemi yapıldıktan sonra davalılar vekilleri ıslah ile arttırılan miktar yönünden zamanaşımı itirazında bulunmuştur.

Yargılama sürmekte iken açılan ve ana dava ile birleştirilen davada, garanti kapsamında ücretsiz yapılması gereken bir kısım işlerden bedel alındığı, alınan bu bedellerin iadesi talep edildiği için bilirkişi bu konudaki talep nedeni ile yaptığı değerlendirmede, servis hizmetlerinin sunulması sırasında davacıdan alınan ücretler yönünden tek tek irdeleme yapmış, servise başvuruya neden olan bir kısım yakınmaların aracın üretiminden kaynaklanan gizli ayıp nedeni ile ortaya çıktığı ve garanti süresi içerisinde gerçekleştiği için bu işlemler nedeni ile bedel alınmaması gerektiği halde raporda ayrıntıları belirtilen toplam 2.947,16 TL'nin davacıdan haksız olarak alınması nedeni ile bu miktarın davacıya iade edilmesi gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.

Son rapor ile 10/07/2017 tarihli rapora yönelik itirazlar nedeni ile aynı bilirkişiden 30/01/2013 tarihli birinci ve 05/12/2018 tarihli ikinci ek raporlar alınmıştır. Bilirkişimiz ilk ek rapor ile tarafların itirazlarını değerlendirip, dosya üzerinde yaptığı inceleme sonucu, davacıya ait aracın kiralık olarak kullanılmış olması ve dayanak sözleşmeler dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucu tamirde geçen süre için talep edilebilecek gelir yoksunluğunun 16.191,00 TL olduğu, servis hizmetlerinin kapsamı dikkate alındığında önceki raporda hatalı değerlendirmeler yapıldığını belirtip, bir kısım ödemelerin davacı tarafından yapılması gerektiğini, davacıdan fazladan tahsil edilen tamir bedelinin 903,36 TL olduğunu, ikinci ek raporda ise davacıya iadesi gereken ödeme miktarının önceki raporda olduğu gibi 903,36 TL olup, araçtan yararlanamamaktan kaynaklanan gelir kaybının ise 10.253,51 TL olması gerektiği yönünde görüş bildirmiştir.

Asıl davada davacının birinci talebi aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesine ilişkindir.

Tüm dosya kapsamı ve bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde ; Davacının aracı 2012 yılı içerisinde satın aldığı, araç için 2 yıl garanti süresi ön görüldüğü, henüz garanti süresi içerisinde biri olağan servis hizmeti olmak üzere toplam 13 kez çeşitli yakınmalar nedeni ile servis hizmeti alındığı, tüm bilirkişilerin ortak şekilde belirledikleri gibi araçtaki sorunların tamamının üretim kaynaklı ve gizli ayıp niteliğinde olduğu, sorunların kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, yeni araç alan kişilerin belirli bir süre de olsa bu aracı sorunsuz biçimde kullanmayı amaçladıkları, somut olayda ( 0 ) sıfır km olarak alınan aracın henüz teslim alındığı tarihin üzerinden bir aylık süre geçtikten sonra şikayetlerin ortaya çıktığı, bu şikayetler nedeni ile toplam 13 kez servise başvurulmak zorunda kalındığı, tüm bu başvuruların 2 yıllık garanti süresi içerisinde gerçekleştiği, ilk bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi aracın seyir halinde iken direksiyonun sağa çektiği, frenlerin normal şekilde çalışmadığı, fren yapınca direksiyonda titremelerin meydana geldiği gözlenmiş olup, bu hali ile davacının araçtan beklediği faydayı elde edemediği, davacının bu duruma katlanmasının kendisinden beklenemeyeceği, her ne kadar üçüncü bilirkişi kurulu bedel indirimi yapılması gerektiğini yönünde görüş bildirmiş ise de, yukarıda belirtilen gerekçeler göz önüne alındığında aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi gerektiği, garanti kapsamı dikkate alındığında ayıpsız misli ile değiştirilmenin davalı ... şirketinden talep edilemeyeceği, bu talebin muhatabının ... şirketi olması gerektiği kabul edilmiştir.

Aracın davacı şirket çalışanlarının ...'da bulunan fabrikasına işçi taşımasında kullanılması nedeni ile serviste kalınan süre içerisinde doğal olarak başka bir araç ile aynı hizmeti yerine getirilmesi gerektiği, belge sunulmamış olmakla birlikte bu doğal sonucun beklenmesi gerektiği, bu nedenle araçtan yararlanamamaktan kaynaklanan ve ana dava ile talep edilen 1.000,00 TL'nin garanti belgesi ve koşulları dikkate alındığında davalı ... şirketinden tahsili gerektiği, ... şirketinin sorumluluğunun kapsam sınırlarını belirleyen garanti sözleşmesi nedeni ile bu şirketin araç mahrumiyet giderinden sorumlu olmadığı kabul edilmiştir.

Dördüncü bilirkişi raporu ile araçtan yararlanamamaktan kaynaklanan davacı zararı 50.630,00 TL olarak belirlenmiş ve davacı taraf 28/07/2017 tarihinde ıslah işlemi yapmıştır. Bu ıslah işlemine karşı her iki davalı süresinde zaman aşımı itirazında bulunmuştur. Aracın serviste kaldığı süre ve günlük kira miktarı dikkate alındığında davacının aracı kullanamamaktan kaynaklanan zararını belirleyerek davasını açmasının mümkün olduğu, bu talebin davacı tarafından hesaplanması mümkün olduğu için talebin belirsiz alacak davası olarak kabul edilmesi mümkün olmayıp, talebin kısmi dava niteliğinde olduğu, kısmi davada asıl dava dilekçesinde belirtilmeyip, ıslah işlemine konu yapılan miktar yönünden zamanaşımının dava açılmış olmasına rağmen işlemeye devam edeceği tartışmasızdır. Somut olayda bu talep kısmi dava ile ileri sürülmüş olup, asıl dava dilekçesinde talep edilen 1.000,00 TL aracı kullanamamaktan kaynaklanan zararın 2 yıllık garanti süresi içerisinde ileri sürüldüğü, ıslah işlemine konu 49.630,00 TL'nin ise garanti süresinin tamamlandığı 05/07/2014 tarihinden sonra 28/07/2017 tarihinde ileri sürülmüş olması nedeni ile ıslah işlemine konu miktar yönünden zamanaşımının gerçekleştiği kabul edilmiştir.

Birleşen dava ile, servis hizmeti alınması sırasında davacıdan tahsil edilen bedellerin sorunlar garanti süresi içerisinde çıktığı ve işlemlerde aynı dönemde yapıldığı için davacıdan tahsil edilemeyeceği belirtilerek iadeleri talep edilmiştir. Bu amaçla dördüncü raporu düzenleyen bilirkişinin 30/01/2018 ve 05/12/2018 tarihli ek raporlarında belirtilen ve garanti süresi içerisinde yapılan işlemlerden dolayı ortaya çıkan 903,36 TL nin garanti kapsamında davalılar tarafından karşılanması gerekir iken haksız olarak davacıdan tahsil edildiği, bu nedenle haksız olarak tahsil edildiği kabul edilen 903,36 TL'nin servis hizmetini veren davalı ... A.Ş.' ile garanti süresi içerisinde bedelsiz yapılması gereken bu işlemlerin garanti kapsamı dikkate alındığında aynı zamanda ... A.Ş den tahsili gerektiği, bu alacakla ilgili zaman aşımı itirazı ileri sürülmüş ise de, bedelsiz yapılması gereken bu işlemlerin garanti süresi içerisinde ortaya çıkan sorunlardan kaynaklanması nedeni ile talepler yönünden zaman aşımının gerçekleşmediği kabul edilmiştir.

Davalı ... A.Ş ithalatçı firma olduklarını, sorumluluklarının garanti süresi ve garanti belgesi kapsamındaki konular ile sınırlı olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ... A.Ş tarafından düzenlenen garanti belgesi incelendiğinde; garanti belgesinde belirtilen diğer koşulların varlığı halinde aracın garanti süresi olan 2 yıl içerisinde malzeme, işçilik, montaj hatalarından ( fabrikasyon hatalarından) dolayı arızalanması halinde; ... yetkili servislerinde, işçilik masrafı alınmadan onarılması ve/veya arızalı parçaların onarımının mümkün olmadığının .... tarafından belirlenmesi durumunda parçanın bedelsiz değişimini kapsar" şeklindeki açık düzenleme karşısında aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi ve araç mahrumiyet giderinin garanti kapsamında bulunmadığı, asıl davadaki her iki talep yönünden ise ... A.Ş nin davalı sıfatının bulunduğu kabul edilmiştir. Birleşen davada ise garanti süresi içerisinde gerçekleşen sorunlar nedeni ile bedelsiz olarak giderilmesi gereken işlem bedeli olan 903,36 TL yönünden ise servis hizmeti sunan davalı ... şirketinin, hem de garanti kapsamı nedeni ile ... A.Ş nin birlikte sorumlu oldukları kabul edilip, her iki davadaki talepler ile ilgili olarak aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.

HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere;

1.-Mahkememizin .... E., numarasında kayıtlı iken .... iade kararı sonrası .... E., numarasına kaydı yapılan ana davadaki talep yönünden; A-) Davalı ... AŞ hakkındaki davanın davalı sıfatı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,

B-) Davalı ... Motorlu Araçlar Ticaret AŞ yönünden;

Davacı elinde bulunan ve davacının davalılardan ... A.Ş.'den 05/07/2012 tarihli ... seri nolu fatura ile 132.550,00 TL bedel ödeyip satın aldığı ve sonradan ... plaka sayılı olarak kaydı yapılan ... Marka ... Model .... motor no ... şasi nolu tek katlı beyaz renkli otobüsün kaydı üzerinde herhangi bir kısıtlama ve fiziki bir kusur olmaksızın davalıya iadesi koşulu ile aynen iadesi ile ayıptan ari misli ile değiştirilmesine, İnfaz sırasında 2004 sayılı İİK'nın 24.maddesinin gözetilmesine, C-) 1.000,00 TL araç kullanamamaktan kaynaklanan davacı zararının 16/09/2013 dava tarihinden itibaren hesaplanacak değişen oranlı avans faiziyle birlikte davalı ... AŞ'den alınıp davacıya ödenmesine, 28/07/2017 ıslah tarihli dilekçeye konu 49.630,00 TL ile ilgili talebin zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,

Asıl davada alınması gereken 9.122,80 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 2.280,75 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 847,56 TL toplamı 3.128,31 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.994,49 TL'nin davalı ... AŞ'den tahsili ile HAZİNEYE ÖDENMESİNE.

Davacı tarafından yatırılan 24,30 TL başvurma harcı, 3.128,31 TL peşin harç(ıslah harcı dahil) olmak üzere toplam 3.152,61 TL'nin davalı ... AŞ'den tahsili ile davacıya VERİLMESİNE. Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 21.368,00 TL vekalet ücretinin davalı ... AŞ'den alınarak davacıya VERİLMESİNE. Ret edilen talep kısmı için davalı ... AŞ lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya VERİLMESİNE. Davalı ... AŞ lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya VERİLMESİNE.

Davacı tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 384,80 TL ve bilirkişi ücreti 3.750,00 TL olmak üzere toplam 4.134,80 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 3.014,54 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, artan kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA. Davalı ... AŞ tarafından yapılan tebligat ve posta gideri 348,25 TL ile 2.400,00 TL bilirkişi ücreti toplamı 2.748,25 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya ÖDENMESİNE.

2.) Birleşen Mahkememizin .... E., sayılı davasındaki talep ile ilgili olarak; 903,36 TL'nin 11/08/2016 dava tarihinden itibaren hesaplanacak ...'nın reeskont işlemlerine uyguladığı faiz ile birlikte davalılardan müteselsilen alınıp davacıya ödenmesine, Fazla istemin REDDİNE,

Birleşen dava yönünden alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 203,86 TL'nin mahsubu ile bakiye 223,74 TL'nin davalılardan tahsili ile HAZİNEYE ÖDENMESİNE.

Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvurma harcı, 203,86 TL peşin harç olmak üzere toplam 233,06 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE. Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si uyarınca hesaplanan 903,36 TL vekalet ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE. Davalılar lehine hüküm tarihindeki AAÜT'si 13/3 uyarınca hesaplanan 903,36 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE. Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansı kalması halinde bildirilecek hesap numarası olur ise hesaba, hesap numarası bildirilmez ise gider avansından karşılanmak koşulu ile posta havalesi ile yatıran tarafa İADESİNE. Dair, Davacı Vekili Av. ...(e-duruşma), Davalı ... Şirketi Vekili Av. ... , Davalı ... Vekili Av. ...(e-duruşma) karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde .... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.04/03/2024 Katip ... Hakim ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog