7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2012/998 E. , 2012/6677 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 124 ada 81 parsel sayılı 3311.07 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ... ve paydaşları adlarına, 177 ada 75 ve 76 parsel sayılı sırasıyla 3900.22 m2 ve 2006.17 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar davalı ... ve paydaşları adlarına, 168 ada 10 parsel sayılı taşınmaz davalı ..., davacı ... ve paydaşları adlarına, 160 ada 10 parsel sayılı 1753.33 m2 yüzölçümündeki taşınmaz dava dışı ... ve paydaşları adlarına miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tespit edilmiştir.
Davacı ... 1/2 payla sınırlı olarak satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece 124 ada 81, 177 ada 75, 76 ve 160 ada 10 parsel sayılı taşınmazlara yönelik açılan davanın feragat nedeniyle reddine, 168 ada 10 parsel sayılı taşınmaza yönelik açılan davanın kabulüne eşit paylarla davacı ... ile dava dışı ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ...'ın 124 ada 81, 177 ada 75 ve 76 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davasından 30.3.2011 tarihli celsede feragat ettiği anlaşılmaktadır. Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre feragat kabul gibi irade beyanları 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 154 maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde belgelendirilmiş olmak koşuluyla kesin hükmün bütün sonuçlarını doğurur. Gerçekten bu olgu 6100 sayılı HMK'nun 307 ve onu izleyen maddeleri hükmünde de duraksamasız vurgulanmıştır. Feragat kayıtsız ve koşulsuz olmalıdır. Davacı 30.3.2011 günlü oturumda usulün 154 maddesi hükmü uyarınca belgelendirilen beyanında sözü edilen taşınmazlar hakkındaki davalarından feragat ettiğini duraksamasız kayıtsız ve koşulsuz açıklamıştır. Feragatten dönmeyi haklı gösterecek herhangi bir hukuksal neden öne sürülmemiştir. Öte yandan davacının 1/2 payla sınırlı olarak dava açtığı gözetildiğinde 168 ada 10 parsel sayılı taşınmaza yönelik kurulan hükümde de bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre mahkemece oluşturulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Dava konusu 124 ada 81, 177 ada 75 ve 76 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın feragat nedeniyle reddine karar verildiği halde tespit gibi tescil hükmü kurulmaması isabetsiz olduğu gibi davacının 25.5.2011 tarihli celsede 160 ada 10 parsel sayılı taşınmaza karşı davasının olmadığı şeklindeki beyanı dikkate alınarak bu taşınmaza ait tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesi yerine taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak şekilde feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden 1.bendinin hüküm yerinden çıkartılarak yerine "Dava konusu 124 ada 81, 177 ada 75 ve 76 parsel sayılı taşınmazlara yönelik davanın feragat nedeniyle reddine, taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline, 160 ada 10 parsel sayılı taşınmaza ait tutanak aslı ve dayanağı belgelerin tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadastro Müdürlüğüne iadesine" sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 04.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.