9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine, ... İcra Dairesi'nin ...
E. No.lu dosyası ile icra takibi başlatıldığını, daha sonra bu dosyadan alınan aciz vesikası ile 1 adet senet ve aciz vesikasının dayanak yapılarak yine müvekkili aleyhine .... İcra Dairesi'nin ...
E. Numaralı dosyası dolayısıyla, 30.101-TL’lik alacak için icra takibi başlatıldığını, söz konusu takibin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin söz konusu takip nedeniyle borcu bulunmadığını, takibin ve alacağın zaman aşımına uğradığını, bahse konu ilk icra takibinin 1999 tarihli olduğunu, takibe konu senet ve diğer evrakların da bu tarihten önceki tarihleri taşımakta olduğunu, öncelikle zamanaşımı nedeniyle taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin hiçbir şekilde senet imzalayarak ne davalı borçluya ne de daha önce dosyalardan alacaklı olarak görünen bankalara teslim etmediğini, takip konusu olduğu söylenen belgede müvekkilinin imzası olmadığını, müvekkilinin imzaladığı hiçbir senet olmadığını, bu hususta, karşı tarafa ... 3. Noterliği'nin ... yevmiye no.lu 12 Şubat 1999 tarihli ihtarnamesini göndermiş olduğunu, ihtarnamede müvekkilinin, "İhbarnamede mudi olarak görünen ... Ltd. Şti. Tarafından ... Serbest Bölge ... / ... Şubesi'ne teminat olarak verilen 12/2/1998 tarihli, 50.000.-DM bedelli, ve 10.03.1998 tarihli 45.000.-DM bedelli iki adet senedin borçlusu olarak görünmekteyim. Birinci olarak, ne ... İnşaat olarak, ne de şahsım ... olarak böyle bir borcum ve senedim yoktur" demiş olduğunu, dosyada daha önce alacaklı olarak görünen ... ... Yönetimi A.Ş. Tarafından ... Tic. San. Ltd. Şti'nin yetkilisi ... hakkında sahte senet vermeleri dolayısı ile resmi belgede sahtecilik suçundan şikayetçi olunduğunu, ... 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin .... Sayılı dosya ile görülen bu davada, sanık hakkında zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verildiğini, müvekkilinin söz konusu bonoya ve icra dosyasına ilişkin hiçbir borcu bulunmadığını, söz konusu icra dosyası dolayısı ile müvekkilinin maaşına haciz konulduğunu, gayrimenkul haczi yapıldığını, müvekkilinin imzasının kendisine ait olmayan bir belge yüzünden haciz tehdidi altında olduğunu, maaşını da tam alamadığını, işbu dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olunduğunu ve taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, yukarıda açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin her türlü haklarının iş bu sözleşme nedeniyle uğramış oldukları diğer maddi manevi zararlarının tazmini hakları saklı kalmak üzere, zamanaşımı nedeniyle davalarının ve tüm taleplerinin kabulünü, menfi tespit davalarının kabulü ile, müvekkilinin .... İcra Dairesi'nin 2016/ ... E. (... İcra Dairesi'nin ... E.) No.lu dosyası nedeniyle borçlu bulunmadığının tespitini, davalı – alacaklı aleyhine % 20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, esas hakkında karar verilinceye kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesini, dosyanın durdurulmasını, dosyadan tahsil edilen tüm paraların tahsilat tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkiline iadesini, icra dosyası dolayısı ile konulan hacizlerin fekkini, Mahkeme masrafı ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davaya konu, .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/ ... E. (... ... Dairesi'nin ... E.) sayılı icra dosyasında alacaklı olan ... ... A.Ş. alacağı ... ye temlik edilmiş olup ... tarafından da alacak temlik sözleşmesi kapsamında müvekkili şirkete temlik edildiğini, davacı yanın temlik eden bankanın ... Şubesinden kredi kullandığını ve genel kredi sözleşmesi akdedildildiğini, bireysel kredi niteliğindeki krediden kaynaklanan edimlerin davacı/borçlu tarafından yerine getirilmemesi üzerine, borçlu ve davadışı müşterek borçlu/müteselsil kefile ...
23.Noterliği'nin 05/02/1999 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek, kredi hesabı kat edildiğini, davacı/borçlu ile banka döneminde karşılıklı yapılan müzakerelere rağmen borç ödenmediğinden, alacağın tahsili amacıyla ...
1.İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından borçlu ve kefile karşı kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, takip dosya borçluları bakımından kesinleştiğini, davacı ... adına 02/02/2000 tarihinde borç ödemeden aciz vesikası alındığını, İİK'nın vermiş olduğu yetkiye dayanarak aciz vesikasının .... İcra Müdürlüğü'nün 2016/ ... E. dosyası ile takibe konu edildiğini, davacı/borçlu ... hakkında icra takibinin başlatıldığı tarihten bugüne kadar sürekli olarak sorgu talebinde bulunulduğunu ve haciz işlemleri uygulandığını, dosya alacağının tahsiline yönelik maaş haczi gönderildiğini, borçlunun mülkiyetindeki taşınmaza haciz konduğunu ve tahsilatının yapıldığını, davacı yanın, dosyaya sunmuş olduğu zamanaşımı ve imza itirazı iddialarının yersiz olup, davayı açmakta kötü niyetli olduğunu, borçlunun zamanaşımı iddiasıda yersiz olup, icra dosyasının celbinde alacağın zamanaşımına uğramadığının da açık olduğunu, somut olayda ispat yükünün davacı üzerinde olduğunu, müvekkili şirketin hissesinin %100’ü ...’ye ait olup fon iştiraki olarak kurulmuş bir ... yönetim şirketi olduğunu, bu sebeple davaya konu alacağın da fon alacağı olduğunu, 5020 Sayılı Kanun'un 27. maddesiyle 4389 Sayılı Bankalar Kanunu'na eklenen ve 26/12/2003 tarihinde yürürlüğe giren ek 3. maddeyle, fon alacaklarına dair dava ve takiplerde zamanaşımı süresinin yirmi yıl olarak öngörülmüş olduğunu, nitekim 4389 Sayılı Bankalar Kanunu’nun Ek-3.maddesinde “Bu Kanundan kaynaklanan Fon alacaklarına ve bu Kanuna göre Hazine alacağı sayılan alacaklara ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresi yirmi yıldır. Fon alacakları ve bu Kanuna göre Hazine alacağı sayılan alacaklar bakımından bu sürenin başlangıcı Fon tarafından ödeme yapılmasına veya yapılacak olmasına sebebiyet veren kişilerin fiillerinin gerçekleştiği tarihten itibaren başlar.” denmekte olduğunu, Yargıtay 12. H.D. E. 2016/29894 K. 2018/2800 T. 20.3.2018 kararında “Takibin dayanağı bono olup takip tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6762 Sayılı TTK.'nun 690. maddesinin göndermesiyle bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanun'un 661/l. maddesi gereğince, keşideciye karşı başlatılacak takiplerde zamanaşımı süresi vadeden itibaren üç yıldır. Öte yandan, 12.12.2003 tarihli 5020 Sayılı Kanun'un 27. maddesiyle 4389 Sayılı Bankalar Kanunu'na eklenen ve 26.12.2003 tarihinde yürürlüğe giren ek 3. maddeyle, Fon alacaklarına dair dava ve takiplerde zamanaşımı süresi yirmi yıl olarak öngörülmüştür. Aynı kural, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu'nun 141. maddesinde de benimsenmiş olup; anılan maddede; "Bu kanundan kaynaklanan Fon alacaklarına dair dava ve takiplerde zamanaşımı süresi 20 yıldır" hükmüne yer verilmiştir.” belirtilmekte olduğunu, yine Yargıtay 12. H.D. 19.10.2010 T. 2010/1326-23815, 27.03.2012 T. 2011/24703 E. ve 2012/9654 K. sayılı kararlarında da “5020 Sayılı Bankalar Kanunu Ek B. Maddesi ve 5411 sayılı yasanın 14. Maddesi uyarınca zamanaşımının takibe konu bononun vade tarihinden itibaren 20 yıl olduğu” belirtilmekte olduğunu, borçlu hakkında takibin kesinleştiğini, davaya konu icra dosyasında herhangi bir imzaya itirazı ve borca itirazı bulunmamakta olduğunu, temlik eden banka kayıtlarında yapılacak bilirkişi incelemesinde, davacı/borçlunun kullanmış olduğu davaya konu krediye ilişkin davacıya yapılan ödemede, borcun ikrarını, kredinin kullanıldığını ispatlamakta olduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle; haksız ve hukuka aykırı davanın öncelikle usulden reddini, esasa yönelik beyanları gözetilerek esastan reddini, davacı tarafın yasa ve usule aykırı tedbir talebinin reddini, huzurdaki davanın kötü niyetli olarak açılması sebebiyle, müvekkili şirketin uğrayacağı herhangi bir zararda dava açma hakları saklı kalmak kaydı ile her türlü yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ile cevap verdiği görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE; Dava, İİK 72 maddesinde düzenlenmiş olan ve icra takibinden sonra açılmış bulunan menfi tespit ve istirdat davasıdır. .... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş.'nin borçlu davacı ... aleyhine 30.101TL alacağın tahsili için ... ... Müdürlüğünün ... E. sayılı icra takip dosyasından verilen aciz belgesine dayalı olarak takip başlattığı görülmüştür. ... ... Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının tüm ekleri birlikte taranarak senet asılları ile birlikte gönderilmesi için Müdürlüğe müzekkere yazılmış ise de Müdürlüğün 21.03.2023 ve 29.05.2023 tarihli müzekkere yanıtlarında, dosyanın arşivde bulunamadığı, esas defterinden araştırıldığında 08.03.2000 tarihinde infaz ile kapatıldığı, 10 yıllık imha saklama süresinin dolduğunun bildirildiği görülmüştür.
22.02.2006 tarihli Temlik Sözleşmesi ile ...'nin ... ... Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasındaki alacağını ... A.Ş'ye temlik ettiği görülmüştür. Davalı şirket, 15.12.2023 tarihli dilekçesinde takibe konu senet asıllarının İcra Müdürlüğünde olduğunu beyan etmiştir.
... 3. ağır Ceza Mahkemesinin ... k sayılı kararı ile sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.
Alacaklı vekilince sunulan ... ... Müdürlüğünün ... E sayılı takibine dayanak senet suretlerinin incelenmesinde; düzenleyenin davacı olduğu, lehtarın dava dışı ... Tic. San. Ltd. Şti , lehtar tarafından ... ... A.Ş.'ye ciro edildiği, 23.07.1997 düzenlenme tarihli, 12.02.1998 vade tarihli , 50.000 DM bedelli ve 01.09.1997 düzenlenme tarihli 10.03.1998 vade tarihli 50.000 DM bedelli 2 adet bono olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 31.10.2023 tarihli 2 numaralı ara kararı ile davalı şirkete senet asıllarını sunması için 2 hafta kesin süre verildiği, davalı vekili 21.11.2023 tarihli dilekçesi ile ... ve Birleşik Fon Birliğine müzekkere yazılmasını talep ettiği, müzekkere yanıtlarında senet asıllarının ... ... Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında olduğunun bildirildiği, davalı vekiline senet asıllarını dosyaya sunması ve bulunduğu yeri bildirmesi için 2 hafta kesin süre verilmiş senet asılları kesin sürede dosyaya sunulmadığı takdirde mevcut duruma göre karar verileceği ihtar edilmiştir. Tüm deliller toplandıktan sonra, bilirkişiden rapor alınmasına karar verilmiş, icra hesap uzmanı bilirkişi ... tarafından hazırlanan 03/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "...
1.Dava tarihi (10.01.2022) itibariyle; bakiye borç miktarının 14.930,75 TL olduğu, borçludan 21.055,00 TL borç tahsilatı yapıldığı, işbu miktarın 421,10 TL’sinin Cezaevi Yapı Pulu Harcı olarak kesildiği, 957,97 TL’ sinin Tahsil Harcı olarak kesildiği, 19.675,93 TL ‘sinin ise alacaklı tarafa ödendiği,
2.Rapor tarihi (03.09.2024) itibariyle; bakiye borç miktarının 671,66 TL olduğu, borçludan 35.615,10 TL borç tahsilatı yapıldığı, işbu miktarın 602,04 TL’sinin Cezaevi Yapı Pulu Harcı olarak kesildiği, 1.369,53 TL’ sinin Tahsil Harcı olarak kesildiği, 33.643,53 TL ‘sinin ise alacaklı tarafa ödendiği..." sonuç ve mütalaa edildiği görüldü. 12/12/2003 tarih ve 5020 sayılı Kanun'un 27. maddesiyle 4389 sayılı Bankalar Kanunu'na eklenen ve 26/12/2003 tarihinde yürürlüğe giren ek 3. maddeyle fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde, zamanaşımı süresi yirmi yıl olarak öngörülmüştür. Aynı kural, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 141. maddesinde de benimsenmiş olup, anılan maddede "Bu kanundan kaynaklanan Fon alacaklarına ilişkin dava ve takiplerde zamanaşımı süresi 20 yıldır" hükmüne yer verilmiştir.
Davacı alacağın ve takibin zamanaşımına uğradığını iddia etmiş ise de takibin ... ... A.Ş. tarafından başlatıldığı, alacağın önce ...'ye, adı geçen tarafından da ... A.Ş'ye temlik olunduğu, yukarıda sayılan kanun maddeleri uyarınca zamanaşımının dolmadığı anlaşılmıştır.
Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. “imzanın sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.
Dosya kapsamı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyasının dayanağı olan borç ödemeden aciz vesikasının ... ... Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasından düzenlendiği, bu takip dosyasının 2 adet bonoya dayalı olarak başlatıldığı, davacının bonolardaki imzasını inkar ettiği, icra dosyası imha edildiği ve bono asılları alacaklı vekilince dosyamıza sunulmadığı için imza incelemesi yapılamadığı, imza inkarı mutlak defii olup alacaklının alacağını ispatlayamadığı anlaşıldığından davacının menfi tespit talebi yönünden davanın kabulüyle .... İcra Dairesinin ... E. sayılı icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli bulunarak davacının icra dosyasına yaptığı 21.055,00TL’nin ödenme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davacının menfi tespit talebi yönünden davanın kabulüyle .... İcra Dairesinin ... E. sayılı icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine
2.Davalının istirdat talebi yönünden davasının kabulüyle 21.055,00TL’nin ödenme tarihlerinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine
3.Davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesine göre, alınması gereken 2.056,19-TL. harçtan, peşin alınan 514,05-TL. harcın mahsubu ile geriye kalan 1.542,14-TL. harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 30.000,00-TL. vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan 80,70-TL. başvurma harcı + 514,05-TL. peşin harç + 4.000-TL. bilirkişi + 215-TL. tebligat-müzekkere giderleri olmak üzere toplam 4.809,75-TL. yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL. arabuluculuk ücretinin tamamının, davalıdan tahsiliyle hazineye irat kaydına,
8.Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere mahkememize hitaben yazılmış, mahkememize ya da en yakın Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile gidilebilecek İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/12/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)