Esas No
E. 2025/87
Karar No
K. 2025/50
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2025/87
KARAR NO: 2025/50

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:25/17/2024

NUMARASI:2024/267 E

DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit

KARAR TARİHİ: 13/01/2025

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin "... İstanbul " adresindeki işyerinde bulunan ... numaralı elektrik sayacının abonesi olup bu iş yerinde düğün davet ve organizasyon işi ile uğraştığını ve tüm organizasyon aşamasının elektrik enerjisi ile çalıştığını, 29.01.2024 tarihinde müvekkili şirketin şubesinin bulunduğu ... davalı şirket tarafından yapılan bakım onarım çalışması es- nasında müvekkili şirkete ait elektrik panosu ve jeneratörlerinde yanma , arıza ve hasar meydana geldiğini, oluşan hasarın davalı şirket ile paylaşıldığını, davalı şirket tarafından arızanın kendi yapmış oldukları çalışmadan kaynaklandığının tespit edildiğini , müvekkili şirketten "oluşan hasarın tamirinin yapılması ile faturaların kendilerine iletilmesi sonrasında faturaların kendileri tarafından ödeneceği"nin be- yan edildiğini ,müvekkil şirket tarafından onarım çalışmaları yaptırıldıktan sonra hasarın davalı tarafa fatura edildiğini ve davalı tarafça fatura tutarlarının 08.03.2024 tarihinde müvekkiline ödendiğini,07.03.2024 tarihinde (ödeme yapılmadan önceki gün)davalı şirket çalışanlarının mü- vekkiline ait işyerine geldiklerini, giriş katta bulunan sayıcı kontrol ederek " buradaki bir kablonun yan- dığını, bunun tamir edilmesi gerektiğini" belirtip oradan ayrıldıklarını, tamiratlar yeni yapıldığından mü- vekkili şirket yetkilisi tarafından bu tamiratları yapan elektrik ustasının hemen çağrıldığını ve ilgili kablonun aynı gün içerisinde tamir edildiğini, sonraki gün olan 08.03.2024 tarihinde ise müvekkili şirket yetkilisine kaçak kullanım yapıldığına dair iki ayrı mesaj geldiğini, Müvekkilinin ... A.Ş. tarafından tahakkuk ettirilen elektrik faturalarını düzenli bir şekilde ödediğini, kaçak elektrik kullanımının bulunmadığını, davalı tarafça tahakkuk olunun kaçak elektrik bedelinin dayanaksız olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkile ait iş yerinde dava konusu edilen , kaçak elektrik faturalarındaki meblağ kadar kaçak elek- trik enerjisi kullanımının fiziken de mümkün olmadığını, zira dosyaya sunulan ödeme dekontları ince- lendiğinde müvekkili şirketin kaçak elektrik tutanaklarının öncesi ve sonrasındaki güncel kullanım- larında bir değişiklik bulunmadığının görüleceğini, Davalı şirketin tahakkuk ettirdiği işbu dava konusu fatura bedellerini tahsil edebilmek için elektrik enerjisi kesme baskısı uyguladığını, faturaların son ödeme tarihi gelmeden işyerinde elektrik enerjisini kestiğini, bunun akabinde dava konusu faturalardan dolayı elektrik enerjisi kesme işlemlerinin durdurulması ve elektrik enerjisinin açılması için İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/113 D.İ. Sayılı dava dosyası ile ihtiyati tedbir talebinde bulunduklarını , mahkemece talep uygun görülerek teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verildiğini , müvekkili tarafından teminat bede- linin süresi içinde mahkeme veznesine depo edildiğini, Davadan önce dava şartı olan arabuluculuk sürecinin işletildiğini, ancak taraflar ara- sında anlaşma sağlanamadığını beyanla; davacının abonesi olduğu ... sözleşme hesap no1u ve ... tüketim hizmet nokta nolu elektrik sayacına müvekkil aleyhine ,davalı şirket tarafından usul ve yasa- lara aykırı olarak tahakkuk ettirilen ... fatura numaralı 18.03.2024 son ödeme tarihli 335.918,52 TL bedelli ve ... fatura numaralı 18.03.2024 son ödeme tarihli 230.774,21 TL bedelli iki adet kaçak elektrik faturasından dolayı, müvekkilinin abonesi olduğu ...sözleşme hesap nolu ve ... tüketim hizmet nokta nolu elektrik saya- cına dava konusu faturalardan dolayı borçlu bulunmadığının tespiti ile işbu faturaların iptaline , İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/113 D.İş ve 2024/116 Karar sayılı dava dosyasının iş bu dava dosyasının eki sayılmasına,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu adreste kurulu bulunan tüketim nok- tasına ait mahalde müvekkili kurum tarafınca yapılan saha kontrollerinde ... Seri nolu aktif sayaca EPDK Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42.madde 1/c bendine göre ilgili kullanım yerinde sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek sayacın eksik ölçüm yapmasına sebebiyet vermek suretiyle mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi kullandığının tespit edildiğini, işbu tespit doğrultusunda 06.03.2024 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı tanzim edildiğini, iş bu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağına istinaden 18.03.2024 son ödeme tarihli 230.774,21 TL ve 335.918,52 TL tutarında kaçak elektrik kullanımı faturası düzenlendiğini, davacının süre içerisinde faturalara itiraz etmediğini, kısmi ödeme yaparak faturaları kabul etmiş sayıldığını, açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğunu beyanla davanın reddini, davacının tazminat ile mahkumiyetini talep etmiştir.

TEDBİR TALEBİ İLE İLGİLİ OLARAK;1.a.)Davacı taraf iş bu davadan önce değişik yoluyla İstanbul 12. ATM'ne başvur- muş, 2024/113 D.İş - 2024/116 K. nolu 26.03.2024 tarihli ilam ile;"Davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin KABULÜNE, HMK.389. maddesi gereğince davacının bulunduğu adresindeki işyerine ait sözleşme hesap ... nolu 18.03.2024 tarihli ... fatura nolu 230.774,21 TL bedelli ve 18/03/2024 tarihli ... fatura nolu 335.918,52 TL bedelli faturalara ilişkin, dava konusu tahakkuk ettirilen borç ile sınırlı olmak üzere iki adet fatura toplam bedeli 566.692,73 TL'lik tahakkuk yönünden (bu bedel üzerinden %15 (85.003,91 TL) teminatın yatırılması koşuluyla) dava sonuna kadar tedbiren elektriğin kesilmemesi, kesilmiş ise yeniden açılması yönünde ihtiyati tedbir konulmasına,..." karar verilmiştir. b.)Karara karşı aleyhine tedbir istenilen ... vekili itirazda bulunmuş olmakla , duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda 21.05.2024 tarihli ek kararla "Yargılama aşamasında dosyaya sunulan beyan ve belgelere göre, davalı tarafın işlemlere devam etmesi halinde elek- triklerin kesileceği, davacı tarafın işletmesi açısından HMK 389/1 maddesinde belirtilen ciddi bir zararın doğma ihtimalinin olması ve sunulan beyan ve belgelerin HMK'nun 390/3 maddesinde belirtilen yaklaşık ispat için yeterli olduğu kanaatine varılmakla tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş olmasında herhangi bir yasaya aykırılık görülmediği" gerekçeleriyle ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmiştir. c.)21.05.2024 tarihli ara karar aleyhine tedbir istenen tarafça istinafa getirilmiş, dairemizce yapılan inceleme sonucu 2024/2025 E. 2024/2005 K. Nolu 11.07.2024 tarihli ilam ile; "İhtiyati tedbir talep eden tarafından ihtiyati tedbir talebinin D.iş dosyası ile istenildiği, bu karar sonrası esas hakkında davanın açılıp açılmadığı tedbir talep eden tarafından bildirilmemiştir.Bu nedenle, ihtiyati tedbir kararından sonra yasal süre içerisinde dava açıldığı takdirde ihtiyati tedbire itirazın esas davaya bakan mahkeme tarafından incelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiği gibi, değişik iş kararı ile verilen ihtiyati tedbir kararı sonrası yasal süre içerisinde asıl dava açılmadığı yada tedbir infaz edilmediği takdirde ihtiyati tedbir kararının da kendiliğinden kalmış sayılacağı gözetilecektir.O halde, öncelikle tedbir talep edenin tedbire yönelik taleplerini içeren konuda asıl davanın açılıp açılmadığı belirlenerek, asıl dava açıldı ise bu açıdan asıl dava dosyası celp edilerek tedbire itiraz tari- hinde asıl davanın açıldığı belirlendiği taktirde , ihtiyati tedbire itirazın asıl davaya bakan mahkemece incelen- mesi gerektiğinden ,asıl dava açılmadığı taktirde ise ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılması gerek- tiğinden bu husustaki kayıtlar celp edilmeden tedbire itirazın değerlendirilmesine dair mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmamıştır. " denilerek davalının istinaf talebinin kabulü ile belirtilen hususlarda inceleme yapılarak bir karar verilmesi için HMK 353/1-a-6 madde gereği kararın kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine geri gönderilmesine karar verilmiştir.d.)İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce 08.08.2024 tarihinde" davacı vekilinin "tedbir kararı üzerine İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2024/267 esas sayılı dosyasında dava açıldı- ğını bildirmesi" üzerine UYAP ortamından yapılan incelemede; tedbire itirazın 01.04.2024 tarihinde yapıldığı, İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/267 esas sayılı dosyasına konu davanın ise 06.05.2024 tari- hinde açıldığı, itiraz tarihinde açılmış bir asıl dava bulunmadığı " gerekçesiyle İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/113 D.İş - 2024/116 K. nolu 26.03.2024 tarihli tedbir kararının kendiliğin- den kalkmış sayılmasına karar verilmiştir.

e)) İş bu kararın davacı vekilince istinafı üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucu 2024/2601 E. 2024/2464 K. Nolu 01.10.2024 tarihli ilamda;" HMK MADDE 397'de " (1) İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar." düzenlemesi mevcuttur.Ancak; İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/306.

D. İş dosyasında vermiş olduğu karar 26.03.2024 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildikten sonra, aynı gün içerisinde dosyasına teminat tutarı yatırıldığı ve 02.04.2024 tarihinde de (süresi içinde) zorunlu dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapıldığı,taraflar arasında anlaşamama tutanağı 03.05.2024 tarihinde düzenlendikten sonra işbu huzurdaki menfi tespit davasının 06.05.2024 tarihinde açıldığı ,İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin D. İş dosyasında mahkeme tarafından tedbir kararı verildikten sonra davalı tarafça 01.04.2024 tarihinde tedbir kararına itiraz edildiği ve değişik iş dosyasında mahkemece duruşma yapılmasına karar verildiği, 7155 sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlık- larında Arabuluculuk Kanunu'nun (6325 sayılı Kanun) 16. Maddesi uyarınca bu durumda sürelerin işlemeyeceğine ilişkin düzenleme bulunduğu dikkate alındığında ,ara kararın usul ve hukuka aykırı olduğu anlaşılmıştır. " denilerek istinaf talebinin kabulü ile kararın HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek, yeniden;"DAVACININ İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KABÜLÜNE, HMK.389. maddesi gere- ğince davacının bulunduğu adresindeki işyerine ait sözleşme hesap ... nolu 18/03/2024 tarihli ... fatura nolu 230.774,21 TL bedelli ve 18/03/2024 tarihli ... fatura nolu 335.918,52 TL bedelli faturalara ilişkin, dava konusu tahakkuk ettirilen borç ile sınırlı olmak üzere iki adet fatura toplam bedeli 566.692,73 TL'lik tahakkuk yönünden (bu bedel üzerinden %15 oranında :85.003,91 TL teminatın yatı- rılması koşuluyla) dava sonuna kadar tedbiren elektriğin kesilmemesi, kesilmiş ise yeniden açılması yönünde ihtiyati tedbir konulmasına, Dosyaya yeterli teminat sunulmuş ise ,ayrıca teminat alınmasına yer olmadığına, aksi takdirde iş bu kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde teminatın nakit veya banka teminat mektubu şeklinde ilk derece mahkemesine yatırılmasına/sunulmasına " karar verilmiştir. 2. Davacı vekili değişik iş dosyası üzerinden verilen kararın istinaf incelemesi devam ederken, bilahare asıl davanın görüldüğü İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne 12.08.2024 tarihli dilekçeyi ibraz etmiş, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/306 D.İş sayılı dosyası ile tedbir kararı verildiğini, tüm usulü işlemler yerine getirilip süresi içerisinde asıl dava olan menfi tespit davasının açıldığını, buna rağmen değişik iş dosyasında " asıl davanın süresinde açıl- madığı " gerekçesi ile tedbir kararının kendiliğinden kalkmış sayılmasına karar verildiğini, ancak asıl dava olan işbu dava açılmış olmakla değişik iş dosyası üzerinden tedbir ile ilgili itirazında asıl davaya bakan mahkemece incelenmesinin gerektiğini, neticede İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin "tedbirin kalkmış sayılmasına" ilişkin kararı usul ve yasaya aykırı olup bu karar aleyhine istinaf yoluna başvurulduğunu, ancak müvekkilinin ve dava dışı 3. kişilerin mağduriyet ve hak kaybının önlenmesi için asıl dava olan işbu dosya üzerinden elektrik kesintisi işleminin tedbiren durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. a.) İlk Derece Mahkemesi'nce 12.08.2024 tarihli ara karar ile;"Dosyadaki delillerle mevcut durumuna göre dosyasındaki ... ve ... faturalar toplamı 566.692,73 TL'nin %15'ine tekabül eden teminat karşılığı aleyhine ihtiyati tedbir istenen tarafın işbu davanın sonuna kadar, ihtiyati tedbir talep eden Bağcılar ...Bağcılar/İstanbul adresinde bulunan ... hizmet/ tüketim/sayaç numaralı iş yerine 6100 Sayılı Kanunun 389. Madde uyarınca anılan faturalar bakımından tedbiren elektrik kesintisi uygulamamasına, elektrik kesintisi uygulanmış ise kesintiye son verilmesine," karar verilmiş, davalı tarafça tedbire itiraz edilmiştir.b.)17.09.2024 tarihinde"davalının TEDBİRE İTİRAZININ REDDİNE" karar verilmiştir. c.) 17.09.2024 tarihli ara kararın davalı tarafça istinafı üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucu 2024/3037 E- 2024/2811 K. Nolu 22.10.2024 tarihli ilamda; "Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava konusu borcun varlığı ve miktarının yargıla- maya muhtaç olduğu, söz konusu faturalar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmiş ihtiyati tedbir dava konusu iki adet fatura ile sınırlanmış olmakla elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi HMK 389 md hükmüne uygundur. Mahkemece takdir olunan % 15 oranındaki teminat miktarının yeterli ve somut olaya uygun olduğu değerlen- dirilmiştir." denilerek davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir.3.Bundan sonra davacı vekili 21.11.2024 tarihli dilekçesinde; İstanbul 12. ATM 2024/306 D.İş sayılı dosyası üzerinden verilen " elektrik kesintisinin tedbiren durdurulmasına" ilişkin karar verdildiğini, mahkemece takdir olunun teminatı yatırdıklarını, ancak davalı tarafça ileri sürülen itiraz üzerine değişik iş dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucu "asıl davanın süresi içinde açıl- maması nedeniyle tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılmasına" karar verildiğini, bu karar aleyhine istinaf yoluna başvurduklarını, istinaf incelemesi sonuna karar davalı şirketin hak kaybı yaşamaması adına asıl dava üzerinden yeni bir tedbir talebinde bulunduklarını, asıl davada tedbir taleplerinin kabul edildiğini ve yeniden teminat yatırdıklarını, değişik iş dosyası ile ilgili istinaf başvurularının da kabul edildiğini ve istinaf mahkemesince tedbire hükmedildiğini, neticede aynı konudaki ayrı tedbir kararı ve yatırılmış iki ayrı teminat bulunduğunu, bu durumun müvekkili açısından ciddi anlamda maddi bir kayıp oluşturduğunu beyanla dosyada bulunan teminat tutarlarından bir tanesinin iadesine karar verilmesini istemiştir. a.) Mahkemece 25.11.2024 tarihinde ; "1-İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/306 D.İş sayılı tedbirin kararının uygulan- masının devamına,2-İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/306 D.İş sayılı kararı gereği HMK mad. 394/1 gereği süresinde Mahkememizde esas davası açıldığı anlaşıldığından Mahkememizin 12/08/2024 tarihli tedbirinin kaldırılmasına, 3-Kararın kesinleşmesi ile Mahkememize yatırılan teminatın iadesine, " karar verilmiştir.b.) Davalı vekili 28.11.2024 tarihli itiraz dilekçesi ile ;İhtiyati tebdir kararının teme- linde tarafların mağdur olmaması düşüncesinin yattığını, ancak icrai sürecinin durdurulması halinde müvekkilin alacak hakkı tehlikeye düştüğünü, işbu dosyada sunulan faturaların bakiyeleri ile dava- cının ödememeye dair beyanları dikkate alındığında tahsilat tehlikesinin söz konusu olduğunu, dava- cının benzer tutumlarla davayı kaybetmesi halinde de tahsil kabiliyetini düşüreceği ve bu arada değişen oranlarda faizin işleyeceği dikkate alındığında %15 teminat oranının müvekkilin alacak hak- kını korumadığını beyanla 25.11.2024 tarihli ara kararın kaldırılmasını, aksi halde teminat oranının % 115 olarak düzenlenmesini talep etmiştir.c.) Davalının 28.11.2024 tarihli dilekçesindeki talepleri ile ilgili olarak dosya üze- rinde yapılan değerlendirme sonucu mahkemece tesis olunan 02.12.2024 tarihli ara karar da;"kaçak kullanımı bulunmayan kişilerin elektrik kesintisinden etkilenme olasılığına ilişkin yaklaşık ispat koşulunun sağlanmış olması, davacının ihtiyaçları için elektriğin olmazsa olmaz koşul olması, davalının elek- trik dağıtım faaliyetinin tekel niteliği, kaçak kullanımın sabit görülmesi halinde bedelinin her zaman tahsil edilebilecek olması, idarenin yönetmelik gereği elektrik kesintisi yapma şartlarının oluşup oluşmadığının ancak yargılama sonucu tüm delillerin toplanmasından sonra belirlenecek olması, elektriğin kesilmesi halinde davacı aleyhine telafisi güç ciddi bir zararın doğacağı olasılığının bulunduğu ve yaklaşık ispat şartının gerçekleştiği, HMK 389. maddesinde düzenlenen yasal şartlar oluşmakla elektriğin kesilmemesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin dava değerinin % 15'i teminat karşılığı kabulüne karar verilmesinde ve mükerrer tedbirin kaldırılarak teminatın iadesinde usul ve yasaya bir aykırılık bulunmadığı" gerekçesi ile itirazların reddine karar veril- miştir.d.) 02.12.2024 tarihli ara karar davalı tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Aynı hususta verilmiş olan tedbir kararı mevcut iken davacının yeniden tedbir talep etmesinde ve tedbir kararı verilmesinde hukuki menfaat bulunma- dığını, HMK 394 uyarınca "itiraz dilekçeyle yapılır. itiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itira- zının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. itiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir." denilerek itirazın duruşmalı olarak inceleneceğinin belirtil- diğini, ancak yerel mahkemece itirazları üzerine duruşma açılmadığını beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Davalı vekili esasen ilk Derece Mahkemesi'nin 25.11.2024 tarihli ara kararının "İstan- bul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/306 D.İş sayılı kararı gereği HMK mad. 394/1 gereği süresinde esas davası açıldığı anlaşıldığından mahkememizin 12.08.2024 tarihli tedbirinin kaldırılmasına, kararın kesinleşmesi ile mahkememize yatırılan teminatın iadesine, " şeklindeki kısmına teminat miktarı yönün- den itiraz etmekte, bu ara karara itirazının reddine dair 02.12.2024 tarihli ara kararı istinafa getir- mektedir.1.Görüşün benimsenmesi halinde; HMK'nun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar " başlıklı 341 .maddesinde; (1) (Değişik:22/7/2020-7251/34 md.) İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir: a) Nihai kararlar.b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar.(2) (İptal birinci cümle: Anayasa Mahkemesi’nin 24/2/2022 tarihli ve E.:2021/34, K.:2022/21 sayılı Kararı ile)(2) (…) (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.) Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. (3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. (4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da bölge adliye mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, bölge adliye mahkemelerine başvurulabilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.Bu tespitlere göre ;davalının istinafa konu ettiği 02.12.2024 tarihli ara kararın HMK 341. Maddesinde belirtilen nihai kararlardan olmadığı gibi tek başına istinafa tabi ara kararlardan olmadığı anlaşılmakla davalının istinaf dilekçesinin HMK 341 ve 352/1-ç maddeleri uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.

K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf dilekçesinin HMK 341 ve 352/1-maddeleri uyarınca reddine,Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.13/01/2025

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 7155 sayılı Kanun ile değişik 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlık- larında Arabuluculuk Kanunu 6325 sayılı Kanun) 16. Maddesi uyarınca bu durumda sürelerin işlemeyeceğine ilişkin düzenleme bulunduğu dikkate alındığında ,ara kararın usul ve hukuka aykırı olduğu anlaşılmıştır. " denilerek istinaf talebinin kabulü ile kararın HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca düzeltilerek, yeniden;"DAVACININ İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KABÜLÜNE, HMK.389. maddesi gere- ğince davacının bulunduğu adresindeki işyerine ait sözleşme hesap ... nolu 18/03/2024 tarihli ... fatura nolu 230.774,21 TL bedelli ve 18/03/2024 tarihli ... fatura nolu 335.918,52 TL bedelli faturalara ilişkin, dava konusu tahakkuk ettirilen borç ile sınırlı olmak üzere iki adet fatura toplam bedeli 566.692,73 TL'lik tahakkuk yönünden (bu bedel üzerinden %15 oranında :85.003,91 TL teminatın yatı- rılması koşuluyla) dava sonuna kadar tedbiren elektriğin kesilmemesi, kesilmiş ise yeniden açılması yönünde ihtiyati tedbir konulmasına, Dosyaya yeterli teminat sunulmuş ise ,ayrıca teminat alınmasına yer olmadığına, aksi takdirde iş bu kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde teminatın nakit veya banka teminat mektubu şeklinde ilk derece mahkemesine yatırılmasına/sunulmasına " karar verilmiştir. 2. Davacı vekili değişik iş dosyası üzerinden verilen kararın istinaf incelemesi devam ederken, bilahare asıl davanın görüldüğü İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne 12.08.2024 tarihli dilekçeyi ibraz etmiş, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/306 D.İş sayılı dosyası ile tedbir kararı verildiğini, tüm usulü işlemler yerine getirilip süresi içerisinde asıl dava olan menfi tespit davasının açıldığını, buna rağmen değişik iş dosyasında " asıl davanın süresinde açıl- madığı " gerekçesi ile tedbir kararının kendiliğinden kalkmış sayılmasına karar verildiğini, ancak asıl dava olan işbu dava açılmış olmakla değişik iş dosyası üzerinden tedbir ile ilgili itirazında asıl davaya bakan mahkemece incelenmesinin gerektiğini, neticede İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin "tedbirin kalkmış sayılmasına" ilişkin kararı usul ve yasaya aykırı olup bu karar aleyhine istinaf yoluna başvurulduğunu, ancak müvekkilinin ve dava dışı 3. kişilerin mağduriyet ve hak kaybının önlenmesi için asıl dava olan işbu dosya üzerinden elektrik kesintisi işleminin tedbiren durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. a.) İlk Derece Mahkemesi'nce 12.08.2024 tarihli ara karar ile;"Dosyadaki delillerle mevcut durumuna göre dosyasındaki ... ve ... faturalar toplamı 566.692,73 TL'nin %15'ine tekabül eden teminat karşılığı aleyhine ihtiyati tedbir istenen tarafın işbu davanın sonuna kadar, ihtiyati tedbir talep eden Bağcılar ...Bağcılar/İstanbul adresinde bulunan ... hizmet/ tüketim/sayaç numaralı iş yerine 6100 Sayılı Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.353/1 HMK md.394 HMK md.389 K7155 md.16 HMK md.355 HMK md.362/1 HMK md.389/1 K6100 md.389 HMK md.341 HMK md.390/3 K6100 md.355
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog