11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2010/15612 E. , 2010/15198 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçların uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre hükümlü müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; ancak:
1.Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 16.06.2009 gün, 2009/114-161 ve 06.04.2010 gün, 2010/57-75 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere lehe yasanın belirlenmesi yöntemi, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi, 23.02.1938 gün ve 23/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile birlikte değerlendirildiğinde, sabit kabul edilen olaya her iki yasanın ilgili tüm hükümlerinin birbirine karıştırılmaksızın uygulanmak suretiyle ayrı ayrı sonuçlar belirlenmesini ve bunların karşılaştırılmasını gerektirmektedir. Bu yapılırken önceki hükmün farklı bir madde uygulanmak suretiyle kesinleşmiş olması da lehe yasa uygulamasında hükümlü lehine bir sonuç doğurmayacaktır. Zira lehe Yasa uygulamasında, önceki hükümde uygulanan maddeler değil, sabit kabul edilen olaya yeni yasanın ilgili tüm hükümleri uygulanmak suretiyle elde edilecek sonuç ile önceki hüküm karşılaştırılacaktır. Aksi hal önceki yanılgılı uygulamaların benimsenerek, bu yanılgılara, yeni yanılgıların eklenmesi sonucunu doğurur. Bu açıklamalar ışığında; önceki hükümde sabit kabul edilen olay, hükümlünün şirket yöneticilerinden iki kişinin imzası ile düzenlenebilecek bankanın maddi varlığı olan çeki tek imza ile düzenleyip katılan şirkete vermek suretiyle bankanın maddi varlığı olan çeki kullanarak işlediği dolandırıcılık eylemi olup, suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 504/3. maddesine uygun olmasına rağmen aynı yasanın 503/1,522 ve 59/2. maddeleri ile tayin olunan cezanın temyiz incelemesi yapılmaksızın kesinleşmesinin hükümlü lehine lehe Yasa karşılaştırılmasında kazanılmış hak teşkil etmeyeceği cihetle; karşılaştırmanın kesinleşen önceki hüküm ile 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 158/1-f, 62. maddeleri uyarınca yapılması suretiyle belirlenmesi gerektiği ancak 158/1-f bendine göre önceki kesinleşen hükümde uygulanan 765 Sayılı Yasanın açıkça hükümlü lehine olduğunun anlaşılması karşısında; uyarlama yapılmasına yer olmadığına ve önceki hükmün aynen infazına” dair karar verilmesi gerekirken lehe Yasa belirlenmesinde hata sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Hükmün kesinleşmesinden sonra yürürlüğe giren yasanın hükümlü lehine olup olmadığının değerlendirilmesi için yapılan giderlerin yargılamaya neden olmayan hükümlüye yükletilmesi,
Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususlarda, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; yargılama giderlerini de içeren hüküm fıkrası bütünüyle çıkartılıp yerine “765 sayılı TCK.na göre verilip temyiz edilmeksizin kesinleşen önceki hüküm açıkça lehe olduğundan, uyarlama yapılmasına yer olmadığına ve önceki hükmün aynen infazına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.