3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
G E R E K Ç E L İ K A R A R
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ : ...
Adana 13 Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından 2020/...-2020/... EK sayılı dosyası görevsizlikle mahkememize gelmekle, yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili tarafından mahkememize sunulan dava dilekçesinde özetle davacının yaya geçidinden geçerken davalı ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile aşırı hızlı ve dikkatsiz olması nedeniyle çarptığını ve davacının sakat kaldığını, hayatını idame edemez hale geldiğini, dava konusu olay ile ilgili olarak asliye ceza mahkemesinde de yargılama yapıldığını, mahkemece aldırılan kusur raporunda davalıya %100 kusur atfedildiğini, kazaya sebep olan aracın diğer davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Anonim Sigorta Şirketi tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının talebinin net olmadığını, delillerin süresinde dosyaya sunulmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte sorumluluklarının poliçe miktarı ile sınırlı olduğunu, kusur tespitinin yapılması gerektiğini, müterafık kusurun göz önünde bulundurulması gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE : Maddi Tazminat Talebi Yönünden;
Dava maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, davacı vekili tarafından 24/10/2018 tarihinde meydana gelen kaza sonucu yaralanan müvekkilinin kısmı işgöremez hale gelmesi nedeniyle, 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'tan tahsili talebine ilişkindir. Davalı ... Sigorta AŞ vekilince sulh olduklarına dair dilekçe verildiği, anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafında 17/05/2022 tarihli dilekçesi ile davalı sigorta firması ile dava devam ederken karşılıklı olarak sulh ve ibra protokolü imzalandığını, söz konusu protokol uyarınca müvekkili kendi imzalı kabulüyle davadaki maddi tazminat yönünden sulh doğrultusunda feragat edeceğini, buna karşılık da davalıların herhangi bir yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi olamayacağı yönünde karşılıklı anlaşıldığını bu sulh protokolü doğrultusunda maddi tazminat taleplerinden müvekkilinin talimatı doğrultusunda sulh nedeniyle feragat etiğini, sulh protokolü uyarınca davalılara vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini, ayrıca maddi tazminat yönünden feragat etmesi nedeniyle dosyanın manevi tazminat yönünden davalı ... yönünden devamını talep etmiştir.
Davacının maddi tazminatlar yönünden davalı ... Sigorta AŞ ile sulh anlaşması yapmış olması ve aynı anlaşma ile işleten ve sürücünün de ibra edilmiş olmasına göre maddi tazminat yönünden her iki davalı için davanın konusuz kaldığı belirlenmiş her ne kadar davacı taraf bu amaçla verdiği dilekçede feragat kelimesini yazmış ise de, gerçek durumun konusuz kalma olduğu belirlenmiş ve bu yönde hüküm kurulmuştur.
Davacı vekilinin talep dilekçelerinde yargılama gideri taleplerinin olmadığı belirtilmiş olmasına göre arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır. Manevi Tazminat Yönünden;
BK 56. maddesinde "Hakim, bir kimsenin bedensel bütülüğünün zedelenmesi halinde olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktarda paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." hükmü düzenlenmiştir. Manevi tazminata hükmedilebilmesi için kişisel yararların haleldar olması gerekir. Doğaldır ki manevi tazminat için üzülme, elemin yoğunluk arz etmesi gerekir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir.
Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)
Somut olayda; davacının aldırılan kusur raporuna göre 24/10/2018 tarihinde meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun bulunmayıp kusurun tamamının davalı ... ... kullandığı ... plaka sayılı araçta olduğu ve davacının kaza nedeni ile aldırılan ATK raporuna göre %19 oranında malul kalıp 18 ay süre ile tedavi görecek şeklide yaralandığının anlaşılmasına göre davacının ve elem ve üzüntü duyduğu sabittir. Davacının duyduğu üzüntü ve elemin dindirilmesi amacı ile kazanın meydana geldiği tarih, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna göre SSK emeklisi olduğu 2100 TL gelirinin olduğu, dikkate alınarak davacının manevi tazminat talebinin kabulüne, 30.000 TL'nin kaza tarihi olan 24/10/2018 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... tahsili ile davacıya verilmesine, karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
1.Davacı tarafından her iki davalıya yönelik açılan maddi tazminat davasının KONUSUZ KALMASI NEDENİ İLE KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2.Manevi tazminat davasının KABULÜ İLE,
30.000 TL'nin kaza tarihi olan 24/10/2018 gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ... ...dan tahsili ile davacıya verilmesine,
3.Alınması gereken 2.049,3 TL karar harcının peşin alınan 683,10 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.366,20 TL harcın davalı ... ...dan tahsili ile hazineye irad kaydına
4.Düzenlenen sarf kararına göre hesaplanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin karar kesinleştiğinde davacıdan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,
5.Maddi tazminat yönünden talep bulunmaması nedeni ile vekalet ücreti takdiri yer olmadığına,
6.DAvacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan manevi tazminat yönünden AAÜT'nin ilgili maddesi uyarınca 5.100 TL vekalet ücretinin davalı ... ...dan tahsili ile alınarak davacıya verilmesine,
7.Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti, tebligat ve posta gideri, toplam 2.485,55 TL yargılama gideri ile peşin olarak yatırılan 683,10 TL harç olmak üzere toplam 3.168,65 TL'nin davalı ... ...dan tahsili ile davacıya verilmesine,
8.Hüküm kesinleştiğinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize yada mahkememize verilmek üzere bir başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı. 21/06/2022 Katip ... Hakim ...
(e-imzalıdır)
(e-imzalıdır)