Esas No
E. 2024/1669
Karar No
K. 2024/2024
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2024/1669

KARAR NO: 2024/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:06/07/2023

NUMARASI:2023/169 E. - 2023/290 K.

DAVANIN KONUSU:Rücuen tazminat (Nakliyat sigortasından kaynaklanan) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, mahkemenin milletlerarası yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ... numara, 16.03.2021 - 2022 vade tarihli ... Poliçesi ile sigortalı bulunan ve .... A.Ş. tarafından satılan gıda emtiasının 17.02.2022 ... sorumluluğunda Belçika'dan Türkiye'ye nakledilen emtianın konteynerdeki delikten giren su neticesinde hasarlandığını, ekspertiz raporu ile ... numaralı konteynerin limanlarda stoklanma ve veya gemiye yükleme tahliye işlemleri sırasında tavan üst kısmından almış olduğu darbe neticesinde tavan kısmında delik oluştuğunu, buradan sızan yağmur suyu neticesinde bu bölgede bulunan emtianın ıslanması neticesinde hasar meydana geldiğini, ekspertiz incelemesinde yapılan tespit ve değerlendirmeler kapsamında 1.600,83 EURO zarar tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından sigortalıya 04.08 2022 tarihinde 1.600,83 EURO sigorta tazminat ödemesinde bulunulduğunu, yapılan ödeme nedeniyle karşı tarafın sorumluluğu bulunduğu iddiası ile başvuruda bulunulduğunu, rücu başvurusunun yanıtlanmadığını, müvekkili şirketin ödemiş olduğu tazminatın ferileri ile birlikte davalıdan tazmini amacıyla İstanbul Arabuluculuk Bürosuna başvuruda bulunulduğunu, ... Büro, ... Başvuru numaralı dosyada uzlaşma sağlanamadığını belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile 1.600,83 Euro sigorta tazminatının sigortalıya ödeme tarihi olan 04.08.2022 tarihinden itibaren yabancı para alacaklarına ilişkin 3095 sayılı kanun 4/a hükmü gereğince devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı dikkate alınarak işleyecek faizi ile hirlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, savunmasında özetle; ... tarafından dava konusu taşıma ile ilgili olarak düzenlenmiş olan konşimentoda Marsilya Mahkemelerinin münhasır yetkisi olduğunun kabul edildiğini, müvekkilinin ticari merkezinin de Marsilya/Fransa’da olduğunu, Türkiye’de daimi bir ikametgahı bulunmadığını, HMK madde 6 f.1 hükmü uyarınca da taşıyan/donatanın ikametgahı mahkemesi olan Marsilya Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, mahkemenin yetkisiz olduğunu, davacı tarafça sunulan poliçenin 16.2.2022 tarihinde düzenlendiğinin anlaşıldığını, yüklerin gemiye 21.1.2022 tarihinde yüklendiğini, poliçenin yüklerde hasar meydana geldikten sonra düzenlenmiş olması halinde bir ex gratie ödemenin olduğunun kabulü gerekeceğini, dava konusu yüklerin 21/01/2022 tarihinde Antwerp Limanı'ndan gemiye yüklenerek... Limanı'na taşındığını, 09/02/2022 tarihinde gemiden tahliye edilerek alıcıya teslim edildiğini, ilgili konşimentoların arkasında yeralan 7 nolu kloz uyarınca taşıyana karşı yük hasarı veya zayi nedeni ile açılacak her türlü davalar 1 yıllık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, konşimentoda yer alan 30 nolu uygulanacak hukuk klozu uyarınca derdest uyuşmazlığa Fransız hukuku uygulanması gerektiğini, Fransız hukuku uyarınca da taşıyana karşı açılacak her türlü dava 1 yıllık hak düşümü süresine tabi olduğunu, yüklerin tahliye tarihlerine göre 1 yıllık hak düşürücü sürenin 09/02/2022 tarihinde sona erdiğini, derdest dava ise 11/04/2023 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre sona erdikten sonra açıldığını, konşimentoda yer alan 7 nolu kloz uyarınca en geç malların teslim tarihinde hasarın yazılı olarak taşıyana bildirilmesinin zorunlu olduğunu, davacının sigortalısının bu ihbar yükümünü yerine getirdiğinin kanıtlanmadığını, konteynerde delik veya yırtık bulunduğunu gösteren ...'nin müvekkiline tebliğ edilmediğini, yüklerin gemiden hasarlı tahliye edildiğine ilişkin herhangi bir tutanak bulunmadığını, hasarın ne zaman ve nerede meydana geldiğinin belirsiz olduğunu, dosyaya davacı tarafından sunulan hasar tutanağında taşıyan ...'nın acentesi olan ... A.Ş. çalışanlarının imzası bulunmadığını, konteynerdeki deliğin gemiden tahliyeden sonra karayolu ile alıcının deposuna taşındığı sırada meydana gelme ihtimalinin de mevcut olduğunu, konşimentoda yer alan tahliye limanında terminal ücretlerinin tahliye masraflarının (...) alıcı tarafından ödeneceğine ilişkin klozun tahliye ile ilgili olarak davacının sigortalısı ile tahliye limanı arasında ayrı bir sözleşmenin kurulduğunun ortaya konulduğunu, tahliye limanının taşıyanın ifa yardımcısı olmadığını, yükteki ıslaklığın deniz suyundan kaynaklandığını, gümüş nitrat testi yapılarak tespit edilebileceğini, gümüş nitrat testi ile ıslaklığın deniz suyundan kaynaklandığının tespit edilmeyen hallerde taşıyanın bir sorumluluğu olmadığını, Nakliyat Emtia Sigortaları Genel Şartları madde 4 uyarınca da tatlı sudan ya da yağmur suyundan kaynaklanan hasarların teminat dışı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, "... Dava dışı sigortalı .... AŞ tarafından yurt dışından ithal edilen patates cipsi emtiasının dava dışı .... A.Ş.'ye teslimi hususunun davacı sigorta şirketi nezdinde 16/02/2022 tanzim tarihli ve... numaralı nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalandığı, Belçika .. Limanı'ndan Türkiye Gebze Limanı'na taşımasının davalı...'ya ait... numaralı konşimento tahtında ... isimli gemi ile yapıldığı, taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentonun taşıyıcı ... adına acente olarak... Limited tarafından imzalandığı, davalı ...'nın yabancı bir şirket olduğu, taşıyıcı şirket ile geminin yabancı olması ve emtiaların yurt dışından ithal edilmesi nedeniyle uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, konişmentonun arka sayfasında Yetkili Mahkeme başlıklı 31. bölümünde yer alan yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin Marsilya Ticaret Mahkemeleri olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.Yabancı unsur taşıyan uyuşmazlıkların çözümünde yetkili kanunun tayininden önce çözümü gereken sorun açılan davada mahkemenin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin olduğundan (Aysel Çeliker/Bahadır Erdem, Milletlerarası Özel Hukuk, Sayfa 19) uygulanacak hukuktan önce yetki konusunun karara bağlanması gerekmektedir. Eldeki dosyada somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dosyaya sunulan sigorta poliçesi kapsamında sigortalı hak sahibinin dava dışı ... AŞ olduğu, yetki kaydının bulunduğu konşimento tahtında emtiaların sigortalıya teslim edildiği ve hasar tazminatı ödemesinin de buna göre yapıldığı, dava konusunun Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin, 22/06/2020 tarihli, 2019/3799 Esas ve 2020/3051 Karar sayılı ilamına karşılık taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığından) davaya konu konşimentonun düzenlenmesinde Türk acentenin dahilinin bulunmadığı, navlununu ... Limanında düzenleneceği hususunu konşimentoda kayıtlı bulunduğu, Türkiye acentesi tarafından düzenlenene bir navlun faturasının dosyaya sunulmadığı, konişmentonun arka yüzünde bulunan yetki klozunun halefiyet hükümlerine göre davacı sigorta şirketini bağladığı değerlendirilerek konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Marsilya Mahkemesinin yetkili olduğu kanaatine varıldığından... " gerekçesiyle davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeni ile davanın usulden reddine, karar verilmiştir.Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkeme gerekçesinde belirtilen nedenle davanın usulden reddine karar verildiğini, davalının milletlerarası yetkiye ilişkin itirazının TTK 105/2 maddesi kapsamında geçersiz olduğunu, izafeten yöneltilen husumetin usul ve yasaya uygun olduğunu, ek olarak dosya kapsamından taşımaya ilişkin yalnızca konşimento mevcut olduğunu, navlun faturasının temini ardından yetki itirazının kesin olarak hükme bağlanması gerekir iken yazılı şekilde hüküm kurulmasının eksik hukuki inceleme niteliğinde olduğunu, davalı tarafça cevap dilekçesi ekinde sunulan tahkim şartının dava konusu konşimentoya ilişkin olduğu yahut müzakere edildiğinin belirsiz olduğunu, konşimentonun arka yüzünün sigortalıya teslim edildiğinin dahi ispata muhtaç olduğunu, sigortalı tarafından temin edilen evraklar arasında konşimento arka yüzünün bulunmadığını, her halükarda TBK ve MÖHUK genel işlem koşulları gereği davalının itirazının haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, konşimentoda yer alan yetki kaydının müzakere edildiği kabul edilse dahi TBK'nın 25.maddesine göre söz konusu genel işlem şartının içerik denetimine tabi olduğunu, yetki kaydının geçerli olduğunun kabulü halinde konşimento tahtında ortaya çıkan her türlü uyuşmazlıkta davacının yükle ilgili Cenova Mahkemelerine başvurması gerekeceğini, bu halin ise TBK'nın 25.madde çerçevesinde yetki kaydının geçersiz sayılmasına sebep olacağını iddia ederek, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, ... Poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tahsili istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, mahkemenin milletlerarası yetkisizliği nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, dava dışı sigortalı ile davacı sigorta şirketi arasında sigorta poliçesinin varlığı, davalı şirketin dava dışı taşıyıcı ...'nın acentesi olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, konşimentoda yer alan yetki düzenlemesinin usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığı, davacıyı bağlayıp bağlamadığı ile verilen kararın yerinde olup olmadığına ilişkindir.Dosya kapsamından, dava dışı sigortalı ... AŞ şirketi tarafından İngiltere'de yerleşik firmadan 13.01.2022 tarihli fatura kapsamında 11.880 adet... emtiası satın alındığı, emtianın 6 adet konteyner ile Belçika'dan sevk edildiği, Belçika'dan Türkiye'ye kadar deniz yolu ile olan nakliyesinin ... AŞ sorumluluğunda 21.01.2022 tarihli konşimento kapsamında altı adet muhtelif konteyner içerisinde gemiler ile nakliyenin gerçekleştirildiği, bir adet konteynerin 18.02.2022 tarihinde Dilovası Gümrük Müdürlüğüne bağlı antrepoya varışı sonrasında yapılan kontrollerde konteyner tavanında delik olduğu, bir palet patates cipsi emtianın ıslak ve hasarlı olduğunun görülmesi üzerine 18.02.2022 tarihli yük uygunsuzluk tutanağı düzenlendiği, hasar bedelinin ödenmesi sonrasında davacı sigorta şirketi tarafından iş bu davanın açıldığı, dava konusu taşımaya ilişkin ... numaralı konşimentoda (taşıma senedinde) "bu taşıma senedi ile kanıtlanan taşıma sözleşmesiyle ilişkili olarak taşıyıcı ve tüccar arasında doğan her türlü talep ve dava, münhasıran Marseille Ticaret Mahkemesinde görülecektir ve başka bir hiçbir mahkeme söz konusu talep veya dava ile ilgili yargı yetkisine sahip olmayacaktır. Yukarıdaki hususlara bakılmaksızın taşıyıcı ayrıca talep veya davayı davalının tescilli ofisinin bulunduğu yerin mahkemesine götürme hakkına sahip olacaktır." düzenlemesinin mevcut olduğunu, konşimentonun 21 ocak 2022 tarihinde verildiği, ...'da düzenlendiği, yükleten adına imzalayan başlığı altında yalnızca bu belgenin birleşik bir konşimento alarak kullanıldığı zaman uygulandığı hususuna yer verildiği, ayrıca taşıyıcı tarafça belgenin imzalandığı, konşimentoda yükletenin İrlanda'da mukim şirket olduğu, alıcının sigortalı şirket, bildirim gereken tarafın yine sigortalı şirket olarak gösterildiği, taşıyıcının bildirimde bulunmamaktan sorumlu olmayacağına ayrıca yer verildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ile birlikte milletlerarası yetki itirazında bulunularak konşimentoda yer alan yetki şartı nedeniyle yetkili mahkemenin Marsilya Ticaret Mahkemeleri olduğunu belirtmiştir. Davalının yetki itirazı üzerine mahkemece yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden davanın usulden reddine karar verilmiştir.MÖHUK 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür. Taşıyan ile gönderilen (konişmentonun meşru hamili) arasındaki ilişkide konişmento esas alınır (TTK.m.1237/1). Dolayısıyla konişmento hamili gönderilen eşyayı teslim alma hakkının kapsam ve koşulları, navlun sözleşmesinden bağımsız olarak konişmentoya göre belirlenir. TTK.m.1237/2 hükmünde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişki ise navlun sözleşmesi hükümlerine bağlı kalacağı öngörülmüş olmakla birlikte, navlun sözleşmesi hakkında ayrı bir belgenin düzenlenmediği hâllerde, taşıyan ile taşıtan arasındaki ilişkide de konişmento esas alınır; zira konişmento bir navlun sözleşmesi yapıldığını ve şartlarını tespit eder (TTK.m.1228/1) (Kender/Çetingil/Yazıcıoğlu, s.193). Sigortalı taşıtan ile davalı taşıyan arasında imzalanmış yazılı bir navlun sözleşmesi dosyaya sunulmamıştır. Buna göre dosyaya sunulan konişmentoya göre taraflar arasındaki hukuki ilişki belirlenecektir. Konişmento, TTK'nın 1228. maddesinde düzenlenmiş olup, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. TTK' nun 1229. maddesine göre konişmento yükletenin beyanına göre taşıyan tarafından düzenlenecektir.

1230.Vd maddelerde konişmentonun kıymetli evrak olduğu, eşyayı temsil ettiği, taşıyanı, navlunu ve eşyayı ispat eden, meşru hamiline eşyayı teslim alma hakkı veren cirosu kabil kıymetli evrak olduğu düzenlenmiştir. Konişmento kıymetli evrak olması nedeniyle taşıyanın imzasını içermesi yeterlidir. Yükletenin imzası ise isteğe bağlıdır. Kaldı ki söz konusu konişmento da alıcı imzası bulunmaması halinde de konşimento geçerli olacağından davacı vekilinin konişmentoda yazılı yetki sözleşmesinin geçerli olmadığına ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir.Davalının yabancı bir şirket olup uyruğunda olmadığı bir devletin mahkemesinde yargılanmamak üzere sözleşme serbestisi dahilinde tacirler ile yaptığı sözleşmelerde kararlaştırılan yetki kaydı TBK'nın 25. madde anlamında dürüstlük kuralına aykırı olarak değerlendirilemez. Konşimentodaki yazıların belirli bir puntoda yazılmamasının, sözleşmenin geçerliliğine etkili olmadığı kabul edilmelidir. Davacı sigorta şirketinin sigortalısını bağlayan yetki şartı halefi sıfatıyla davacı sigorta şirketini de bağlayıcı niteliktedir.Taşıma sözleşmesi, konşimentoya göre ifa edilerek yük alıcısına teslim edilmiş olup, konşimentodaki tüm şartların halefiyet yoluyla davacı açısından da bağlayıcı olduğu kabul edilmelidir.Taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisi mevcut olup, bu ilişkiden doğan uyuşmazlıkların yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda tarafların anlaşması mümkündür. Davada münhasır yetki veya kamu düzeni sözkonusu değildir. Konişmentonun koşullarıyla, dava dışı alıcı ve onun halefi olan davacı sigorta şirketi bağlıdır. Yetkili kılınan mahkemenin belirli olduğu, yetki sözleşmesinin taraflarının tacir olduğu, tacirler arasında TTK hükümlerinin uygulanması gerektiğinden TBK'nın 20.vd. maddelerinin haksız işlem şartlarına ilişkin hükümlerinin uygulanmasında tacirin özenli davranma borcunun da gözetilmesi gerektiği, buna göre yetki sözleşmesinin geçerlilik koşullarını taşımakta olduğu, HMK'nın 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesinde belirlenen yetki şartının genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığı, somut uyuşmazlıktaki gibi Türk mahkemelerinde dava açılamayacağı açıktır.Davalı yönünden taraflar arasındaki yetki şartının HMK'nın 18/2 maddesi kapsamında ve MÖHUK'un 47/1.maddesine göre geçerli olduğu, yetkili mahkemenin geçerli şekilde belirlendiği, yetki şartında öngörülebilirlik koşulunun gerçekleştiği, konişmentodaki yetki şartı yazılı, açık ve belirli olması nedeniyle geçerli olup, davanın yetki sözleşmesi gereği Marsilya Mahkemelerinde görülmesi gerekir.Açıklanan bu gerekçelerle, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden, HMK'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca, istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.27.12.2024

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog