7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2021/30017 E. , 2024/9603 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iade kararı üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; sanıklar hakkında verilen hapis cezalarının ertelenemeyeceğine, nakil aracının müsaderesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; faturalı eşyaların kaçak olduğu konusunda delil bulunmadığına, bir kısım eşya hakkında menşei araştırması yapılmadığına, sanığın kaçakçılık kastı bulunmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, sanığın beraatine ve faturalı eşyanın iadesi kararı verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek diğer sebeplerle kararın bozulması talebine ilişkindir. II.GEREKÇE
Kolluk birimlerine ulaşan istihbarata dayalı bilgiler üzerine savcılık makamlarından gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında alınan arama kararı ile sanık ...'a ait araçta ve sanık ...'a ait depoda yapılan aramalarda olay tutanağına konu farklı çeşit ve miktarda çok sayıda eşya ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık ...'ın savunmasında; atılı suçlamayı kabul etmediğini, cinsel uyarıcı haplar ve cep telefonları dışındaki eşyaların faturalı olduğunu, kaçak olmadıklarını, cep telefonlarını Gaziantep'ten, cinsel uyarıcı hapları da Kilis'ten tanımadığı şahıslardan satın aldığını, kol saatlerini, nikel, gümüş ve araç parçalarını Türkiye'den satın aldığını, faturalarının mevcut olduğunu, eşyaları Suriye'ye götürüp satacağını, eşyaların yakalandığı depoyu ...'dan arabaya koyacağını söyleyerek kiraladığını, diğer sanığın eşyalardan haberi olmadığını, suç işleme kastı olmadığını, beraatini talep ettiğini beyan ettiği görülmüştür. Sanık ...'ın savunmasında; atılı suçlamayı kabul etmediğini, olayla ilgisi olmadığını, olay günü evden çıkmak üzereyken depoyu verdiği diğer sanığın elinde poşetlerle kapıya geldiğini, bir anda polislerin müdahale ettiklerini, depoda ne olduğunu bilmediğini beyan ettiği görülmüştür. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "fahiş değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır.
A. Sanık ...
Hakkında Verilen Hüküm Yönünden
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 11.06.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin, ilgili taraflar usûlünce duruşmadan haberdar edildikten sonra karar yerinde duruşma açılarak yapılacak yargılamada değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır.
B. Sanık ...
Hakkında Verilen Hüküm Yönünden Olayın oluş şekli, sanığın aşamalardaki savunması ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;
1.Ele geçen bir kısım eşya hakkında sanık tarafından fatura ve belge ibraz edildiğinin anlaşılması karşısında, öncelikle faturaları düzenleyen kişi ve şirket yetkilileri dinlenip, faturayı düzenlediklerini kabul etmeleri halinde fatura ibraz edilen tüm eşyalar üzerinde inceleme yapılmasından sonra gerekirse dava konusu eşyalara dayanak olan tüm faturalar için zincirleme menşei araştırması tamamlanıp temin edilecek tüm belgeler ve dava konusu eşyalar ile birlikte konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilip miktar, cins ve sair özellikleri itibarıyla ayniyet tespiti yapıldıktan, faturaların ele geçen eşyaya ilişkin olup olmadığı, eşyayı karşılayıp karşılamadığı tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespit edildikten sonra sonucuna göre kaçak olup olmadıklarının belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde külçe gümüşlerin sanığa iadesine, diğer faturalı eşyaların ise müsaderesine karar verilmesi,
2.15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemesi hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapması halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha önce sanığa bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması ve ödeme yapılmadığından bahisle hakkında ilgili hükümlerin uygulanmaması,
3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas ve 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 18.07.2014, iddianame düzenleme tarihinin 22.07.2014 olduğu,
Sanığa ilişkin Dairemizce aynı gün incelenen Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/712 Esas, 2021/780 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 16.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 20.11.2014 olduğu gözetilerek suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyanın celp edilerek incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
4.Dosya kapsamına göre suçun işlenmesinde kullanılan nakil aracının sanığa ait olduğunun anlaşılması, dava konusu eşya ve nakil vasıtasının değerleri göz önünde tutulduğunda nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı ve bu nedenle 5237 sayılı Kanun'un 54 ncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkaniyete aykırı bir yanın da bulunmadığı dikkate alınarak dava konusu nakil vasıtasının müsaderesi yerine, yazılı şekilde iadesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
A. Sanık ...
Hakkında Verilen Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık ...'ın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
B. Sanık ...
Hakkında Verilen Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin ve sanık ... müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.11.2024 tarihinde karar verildi.