4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Yayımlama Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkilinin davalının borçlu olduğu ---------- İcra Müdürlüğü'nün ----------- Esas sayılı dosyasında davalıya karşı aralarında akdedilen sözleşme ve fatura alacağına dayalı olarak ilamsız icra takibi başlattığını, davalı tarafa gönderilen ödeme emrine itiraz edilmesi sonucu takibin durduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını, takibe konu borcun konusunun taraflar arasında düzenlenen 29/03/2024 tarihli "Programa Katılım Sözleşmesi" başlıklı sözleşme gereği davalı şirketin müvekkil şirkete olan para borcu olduğunu, müvekkilinin yapımcı şirket olduğunu, ulusal yayın kanallarında yayınların üstlenildiğini, davalı şirketin bahse konu programa katılarak markasını tanıtmak ve daha geniş bir kitleye hitap etmek istemesi ile taraflar arasında sözleşme akdedildiğini, 30/03/2024 tarihinde program çekiminin gerçekleştirildiğini, çekimlerin kurgu-montaj işlemlerinin yapılarak yayına hazırlandığı süreçte davalı şirketin 04/04/2024 tarihinde müvekkiline -----------Noterliği aracılığı ile ----------- yevmiye numarası ile ihtar çekilerek sözleşme bağı olmadıklarını bildirdiklerini, davalının haksız ve kötü niyetle taraflarının borçtan sorumlu tutulamayacağını iddia ettiğini ve sözleşmeden kaynaklı yükümlülüğü olan borcu ifa etmediğini, çekim esnasında saf edilen emek ve masrafların karşılığını bulamadığını, müvekkilinin maddi olarak zarara uğratıldığını, müvekkilinin zararın tazmini amacıyla reklam hizmet bedeli olan 280.000,00 TL tutarında 15/04/2024 tarihli irsaliye tarihli fatura keşide edildiğini, davalı şirketin fatura bedelini ödememesi ve çekilen programın da yayınlanmasına müsaade etmediğini şifahen bildirmesi üzerine taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 4.5 maddesinde kararlaştırılan cezai şart bedelinin dava konusu icra takibi ile talep edildiğini, davalı borçlu şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz edilmesi sonucu takibin durduğunu, davalının borca konu sözleşmede imzası bulunan dava dışı ---------- şirketi temsil ve imzaya yetkili olmadığını iddia ederek borçtan kurtulmaya yönelik mesnetsiz iddialarının bulunduğunu, davalı şirket ----------Ş. hizmet verdiği alanda bilinirliği olan bir şirket olduğunu, basında da sıkça adından söz ettirdiğini, sözleşmeyi davalı şirket kaşesi ile birlikte imzalayan "-----------" isimli şahsın birçok mecrada, çeşitli yayın kuruluşlarına davalı ---------Ş. adına demeçler verdiğini, kendisini şirket yetkilisi olarak göstermekten çekinmediğini, davalı -----------Ş.'nin eski ticaret unvanı ------------ Şirketi olduğunu, ---------- Şirketi 25.12.2017 tarihli --------- tescil edildiğini ve şirketin kurucusu ve münferit temsilcisi ---------- olarak ilan edildiğini, ----------Ş.'nin kurucusu konumundayken şirketin unvan değişikliğine gitmesi ile tescil tarihinde ---------Ş. Yönetim kurulu üyeleri arasında sayıldığını, buradan ---------- ile ------------ arasında organik bağ olduğu anlaşıldığını, basit bir arama motoru araştırması ile de bu iki şirketin bağlı ortaklık şeklinde faaliyet gösterdikleri gerçeği ortaya çıktığını iddia ederek; davanın kabulünü,---------İcra Müdürlüğünün ----------- esas sayılı dosyasına ilişkin olarak davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, özetle, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin ----------- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, icra takibine konu sözleşmede imzası bulunan ----------- müvekkil şirketi imzaya ve temsile yetkili olmadığını, yetkisiz kişi tarafından imzalanan iş bu sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacı tarafça icra takibine 15/04/2024 irsaliye tarihli faturaya konu 29/03/2024 tarihli "Programa Katılım Sözleşmesi" incelendiğinde sözleşmeye müvekkili şirket adına ---------- imza attığı görüldüğünü, davacı şirkete keşide edilen hitarname ile ilgili şahsın müvekkili şirkete temsil ve imzaya yetkili olmadığını, iş bu sözleşmenin hukuken geçersiz nitelikte olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin gerek şirket esas sözleşmesinde gerekse TTK m.370 vd maddelerinde yer alan düzenlemelere uygun şekilde şirketi temsile yetkili kişileri belirlediğini ve usulüne uygun şekilde ticaret sicilinde tescil ve ilan ettirdiğini, 14/03/2023 tarihli ----------- ilanı incelendiğinde ----------- Yönetim Kurulu başkan vekilliği ve şirketi temsil görevinin sona erdiği hususunun tescil ve ilan ettirildiğini, 29/03/2024 tarihinde müvekkili şirketi temsile yetkisi bulunmayan ----------- imzaladığı sözleşmenin müvekkil şirket açısından herhangi bir bağlayıcılığının ve hukuken geçerliliğinin bulunmadığını savunarak; davanın reddini, davacı aleyhine takibe konu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :---------- Bürosu, ---------- Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkereler yazıldığı görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:Dava, taraflar arasında akdedildiği iddia edilen 29/03/2024 tarihli programa katılım sözleşmesinden kaynaklanan hizmet bedelinin ödenmemesi nedeniyle kesilen ------------ numaralı, 15/04/2024 Tarihli 280.000,00 TL bedelli faturanın tahsili amacıyla başlatılan --------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davasıdır.Davalının genel yetki kuralları gereğince --------- Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair yetki ilk itirazında bulunduğu görülmüştür.
Davalı şirketin 04/12/2023 tarihli ----------- ilanı aşağıdaki gibidir: Davacı şirketin 16/02/2023 tarihli sicil gazetesi ilanı aşağıdaki gibidir: Dava belirtildiği gibi sözleşmeden kaynaklanan hizmet bedeline ilişkin para alacağının tahsiline dair itirazın iptali davasıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir."6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca "Sözleşmeden doğan davalar, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir."6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89/1-b.1 maddesi uyarınca "Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır;
1.Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, (...) ifa edilir."Mahkememizce yapılan değerlendirmede, taraflar arasında akdedildiği iddia edilen 29/03/2024 tarihli programa katılım sözleşmesinden kaynaklanan hizmet bedelinin ödenmemesi nedeniyle kesilen ----------- numaralı, 15/04/2024 Tarihli 280.000,00 TL bedelli faturanın tahsili amacıyla başlatılan ---------- İcra Dairesi'nin ----------- Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali davası olduğu, genel yetkili mahkemelerin yanında alacağın sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle sözleşmenin ifa yeri mahkemelerinin de yetkili olduğu, belirtildiği gibi davanın davacının sözleşmeden kaynaklanan hizmet bedeline ilişkin para alacağının tahsiline dair itirazın iptali davası olduğu, bu sebeple yetkili mahkeme belirlenirken para alacağının borçlusunun edimine göre belirlenmesi gerektiği, sözleşmede hizmet bedeli borcunun nerede ifa edileceğine dair bir hüküm bulunmadığı, bu sebeple TBK 89 uyarınca para borcunun ifa yerinin alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yeri olduğu, bu sebeplerle eldeki uyuşmazlıkta yetkili mahkemelerin genel yetkili mahkemeler olarak davalının yerleşim yeri ve sözleşmelere ilişkin özel yetki kuralı gereğince davacının yerleşim yeri olduğu, yukarıda da ortaya konulduğu üzere, davanın açıldığı tarihte davacının yerleşim yerinin ------------, davalının yerleşim yerinin ise ----------olduğu, mahkememiz yargı çevresi dışında bulunduğu, bu sebeple anılan yetki kuralları gereğince --------- Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu kanaatine varılmış, mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
1.Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, ----------- Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğunun TESPİTİNE,
2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20. maddesi uyarınca; yetkisizlik kararının süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın ---------- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3.Yukarıda hüküm fıkrasında belirtilen süre içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 20/1. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına dair resen karar verilmesine,
4.Harç ve yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevli ve yetkili mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/01/2025