Esas No
E. 2012/2346
Karar No
K. 2012/8855
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

7. Hukuk Dairesi         2012/2346 E.  ,  2012/8855 K.

"İçtihat Metni"

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Kadastro sırasında dava konusu 104 ada 64 parsel sayılı 23.056,48 m2 yüzölçümündeki taşınmaz davacı ... yararına zilyetlikle edinim süresinin dolmadığından sözedilerek ve tutanağın beyanlar hanesinde tek katlı kerpiç ev ve motor damı ve iki adet islim damının davacıya ait olduğu gösterilmek suretiyle, 104 ada 68 parsel sayılı 5.886,81 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise davacı ...'un zilyetliğini iradi olarak terk ettiğinden bahisle davalı Hazine adına tespit edilmiştir.

Davacı ... satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.

2.12.2011 tarihli celsede verilen kısa kararda dava konusu 104 ada 64 ve 68 parsel sayılı taşınmazlar hakkında hüküm kurulmuş, gerekçeli kararda ise dava konusu olmayan 1195 ada 51 parsel sayılı taşınmaz hakkında hüküm kurularak kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulduğu dosya kapsamı ile belirlenmiştir. Konuya ilişkin 10.04.1992 gün ve 7/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olmasının başlı başına bozma sebebi sayılacağı vurgulanmıştır. Bu olgular dikkate alındığında kısa kararla uyumlu olmak üzere (çelişkisiz) gerekçeli kararın oluşturulması zorunludur.

Öte yandan, öğretide ve yerleşik Yargıtay uygulamasında kararlılık kazanan görüşlere göre 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36.maddesi hükmünün uygulanabilmesi için dava dosyasının keşfe hazır hale getirilmiş olması, uyuşmazlığın sağlıklı biçimde çözümlenebilmesi için taşınmaz başında keşif yapılmasının zorunlu olması, kanıtlama yükümlülüğü kendisine düşen tarafın mahkemece verilen makul ya da kesin önel içerisinde keşif giderlerini özürsüz olarak mahkeme veznesine depo etmemiş olması gerekir. Bu olgular eşliğinde somut olayda uyuşmazlığın sağlıklı bir biçimde çözümlenebilmesi için dava konusu taşınmazlar başında keşif yapılmasının zorunlu olduğu kuşkusuzdur. Ne var ki; dosya içeriğinden daha önce taşınmazlar başında iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden keşif yapıldığı da anlaşılmaktadır. Somut olayda 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 36.maddesi hükmünün uygulama olanağının bulunmadığı kuşkusuzdur. Hal böyle olunca mahkemece daha önce taşınmaz başında keşif yapıldığı gözönüne alınmalı, toplanan deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna göre bir başka deyişle "mevcut delil durumuna" göre karar verilmelidir.

Mahkemece dava konusu taşınmazlar başında yapılan keşif ve uygulama yetersiz görüldüğü takdirde önceki günlü yetersiz keşfi tamamlayacı nitelikte dava konusu taşınmazlar başında keşif yapılmalı, gerekli keşif giderlerinin ileride haksız çıkacak taraftan tahsil edilmek koşuluyla Hazine'den karşılanacağı düşünülmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'un temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 04.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 3402 sayılı Kadastro Kanunu K3402 md.36
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.