44. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/978
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 20/01/2022
NUMARASI: 2021/316 E. - 2022/1 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli) Marka (Manevi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/01/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin bayan tesettür giyimi alanında “...” markası ile faaliyet gösterdiğini, ... numaralı tasarımın tescilli olduğunu, davalının tescil belgesindeki 4 numaralı tasarımı taklit ettiğini, bu hususun İstanbul 1. FSHHM’nin 2019/267 D.İş dosyasında bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalı eyleminin tecavüz teşkil ettiğini, haksız rekabet hükümlerine aykırı olduğunu, seri üretimde kesim pastallar halinde yapıldığından ortalama 100 kat serim yapılabileceğini ve bu kat sayısı ile asgari 1 veya 2 pastalda kesim yapıldığını, her pastalda 5 ayrı bedende kesildiğini, basit bir hesaplamayla dahi sadece tek renk kumaştan bir pastal kesim yapıldığı düşünüldüğünde 500 adet ürün kesimi yapıldığını, davalının tasarım tecavüzü nedeniyle SMK 151/2/a maddesi uyarınca hesaplanarak şimdilik 500,00 TL maddi tazminat ve, 15.000,00 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 21/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: 01.12.2019 tarihinde delil tespiti kapsamında şirketin mağazasında keşfe gelindiğini, mağazada 1 adet ... GİYİM etiketli ürünün davacı şirketin tescilli tasarımı olduğundan bahisle tutanak tutulduğunu ,tespit edilen ürün üzerinde müvekkilinin üretim veya satış noktasında herhangi bir dahilinin olmadığını, davanın ... Giyim firmasına yöneltilmesi gerektiğini, tespit edilen elbisenin müşterilerinden ... tarafından elbise kumaşının iyi olduğu belirtilerek, örnek olarak mağazaya getirildiğini, elbisenin geçici olarak mağazada bırakılmış olduğunu, benzer yüzlerce modelin satışa sunulduğu bir piyasada tasarım hususunda kendisinden özel bir ihtimam göstermesi beklenemeyecek olan müvekkilinin söz konusu tasarımın davacıya ait olduğunu bildiği veya bilmesi gerektiğinin beklenilmeyeceğini, tecavüz eyleminde kusuru bulunmadığını, tespit edilen ürün sadece 1 adet olup, satış işleminin de gerçekleştirilmediğini , davacının uğradığı bir zarar bulunmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; " davanın reddine " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı iş yerinde yapılan tespite ilişkin raporun herhangi bir yerinde "üzerinde ... Giyim etiketi bulunan elbise" şeklinde veya benzer bir ifade bulunmadığını, ... Giyim etiketi bulunan elbisenin davalı tarafından tespit ve davadan çok sonra mahkemeye sunulduğunu, tespit esnasında söz konusu elbisenin üzerinde ... Giyim etiketi olmadığını, satışa hazır biçimde manken üzerinde bulunan elbisenin delil tespiti esnasında sadece fotoğraflanabildiğini, şirket personelince elbisenin tespit mahallinden kaçırıldığını, davalı yanın savunmalarına itibarla kurulan hükmün usul, yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, tanık beyanlarına itibar edilmesinin hukuken kabul edilemeyeceğini, İstanbul 1. F.S.H.H.M.'nin 2019/267 D.iş sayılı dosyası incelendiğinde ... Giyim tarafından üretimi yapılan ürün ile davalı yan tarafından üretimi yapılan üründe kullanılan malzemelerin farklı olduğunu davalının işyerlerinde tespiti yapılan ürünün ... Giyim'den kumaş numunesi olarak alındığı iddialarının gerçekle bağdaşmadığını, dikili ve mankene giydirilerek satışa hazır hale getirilmiş bir elbise olarak hazırlanması söz konusu ürünün kumaş numunesi olma ihtimalini ortadan kaldırdığını, davalının tasarımı daha düşük fiyattan piyasaya sürdüğünü piyasa paydaşlarından öğrendiğini, ürünü üretmemiş olduğu düşünüldüğünde dahi davanın açılmasına kendisi sebebiyet verdiğinden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin mahkemeye erişim hakkının engellenmesi mahiyetinde olduğunu beyanla , kararın kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İstinafa Cevap: Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen red kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının istinaf taleplerinin hukuki mesnetten uzak olduğu asılsız iddialarının yersiz olduğunu, verilen kararın onamasını davacının istinaf isteminin reddini talep etmiştir.
GEREKÇE
HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, Davacının... numaralı tasarım hakkına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalının müvekkili adına tescilli olan elbise tasarımlarından tescil belgesindeki 4 numaralı tasarımı taklit ettiğini, davalı eyleminin tasarıma tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini beyanla, SMK 151/2/a maddesi uyarınca hesaplanarak şimdilik 500,00 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 21/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek değişken oranlardaki ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. İstanbul 1.FSHHM'nin 2019/267 Değişik İş dosyası ile delil tespiti ve bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 20/11/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda özetle: ... numaralı çoklu tasarımın 02-02 Locarno sınıfında tescil edilmiş olduğu, İstanbul 1. FSHHM’nin 2019/267 D.İş dosyası kapsamında yapılan incelemede tespit edilen elbise tasarımı ile davacının ... numaralı elbise tasarımının karşılaştırılması sonucunda her iki tasarımın ortalama algıdaki nihai kullanıcı tarafından ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, davacının elbise modeli ile iltibas oluşturacak nitelikte olduğu, davacı adına tescilli olan ... numaralı elbise tasarımı ile dava konusu elbise tasarımının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde iltibasa sebebiyet verecek benzerlik nedeniyle tasarım hakkına tecavüz koşullarının mevcut olduğu, tarafların iş yerlerinde ticari defterleri ile belgeleri üzerinde mali yönden yapılan incelemede davacının iş yerinde elbise modelleri üzerinde yapılan incelemede ve ticari defter kayıtları ile satış faturalarının tetkikinde; Mağazada takip açısından elbise modellerine göre kod numarası verildiği, ancak stok takibi açısından kod numarası verilerek satış faturalarına ve ticari defterlere kayıt yapılmadığı, dava konusu elbise modeline ait olduğu ifade edilerek ibraz olunan satış faturalarına göre, dava konusu elbise modelinin tasarım tescil tarihinden dava tarihine kadar olan dönemle sınırlı olmak kaydıyla, ortalama satış fiyatının 2019 yılında 140,00 TL ve 2020 yılında 200,00 TL olduğu, davalının ticari defter kayıtları ile ticari mal alışlarına ilişkin alış faturaları ve tüm ürünlerin satışına ilişkin satış faturalarının tetkiki neticesinde; Dava konusu elbise modeli üzerindeki etikette yazılı olan “... Giyim” firması ile ticari mal alışının ve borç-alacak ilişkisinin bulunmadığı tespit edilmiş olup, üretimi yapılan ürünlerin cinslerine ve modellerine göre kod numarası verilerek stok takibi yapılmadığından, dava konusu elbise modelinin üretiminin ve satışının yapıldığının tespit edilemediği, ayrıca tespit esnasında dava konusu elbise modelinden mağazada satış reyonunda bulunmaması, sadece manken üzerinde 1 adet tespit edilmiş olması ve etiketinde yazılı olan ... Giyim firması ile ticari mal alışının ve borç-alacak ilişkisinin olmaması ve üzerinde ... Giyim etiketi bulunan elbise ile ilgili tanık beyanları da dikkate alındığında, kumaş numunesi olarak temin edilmiş olduğu, davalının üretimini ve satışını yapmadığı kanaatine varıldığı, söz konusu nedenlerden dolayı davacının SMK 151/2-a “Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir.” hükmü uyarınca maddi tazminat hesabı yapılamadığı, aksi kanaate varılması halinde, davacının maddi tazminat talebinin BK 50. ve 51.maddeleri çerçevesinde mahkemece takdir edilmesinin uygun olacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Tanık ... ifadesinde özetle; ... Giyimden aldığı bir adet ürünü kumaş kalitesi açısından numune olarak davalı çalışanı ... beye götürüp gösterdiğini, birkaç gün kendisinde kalmasını istediği için söz konusu elbiseyi ... beye bıraktığını beyan etmiştir.
Tanık ... ifadesinde özetle; davalı şirket çalışanı olduğunu, tespitte mağazada ve depoda ürün tespit edilemediğini, iş yerinde bir mankenin üzerinde ... Giyim etiketli ürünü tespit ettiklerini bu ürünü üretmediklerini ve satmadıklarını , tanık ...'nın kumaş kalitesini göstermek için getirdiğini beyan etmiştir. Bilindiği üzere, herkes iddiasını ispatla mükelleftir. 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi hükmü ve TMK 6.maddesi hükmü gereğince, ispat yükü, bu konuda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan hak çıkaran tarafa aittir. Dosya kapsamına göre, davacıya ait elbise tasarımının taklit edilerek üretilip satıldığı ileri sürülmüş ise de, yapılan delil tespitinde bir adet manken üzerinde "... İstanbul" etiketli ürün tespit edildiği, tanık anlatımlarına göre tasarıma tecavüz teşkil ettiği bilirkişi raporu ile tespit edilen bu ürünün davalı iş yerine numune olarak bırakıldığı , söz konusu elbisenin satış reyonu ve depoda bulunmadığı, ... giyim isimli firmanın dava dışı başka bir firma olduğu ve davalı ile dava dışı bu firma arasında ticari ilişki tespit edilemediği dikkate alındığında tasarım hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerin davalı tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin delil tespit edilemediği davalı tarafından da dava konusu iddianın kabul edilmediği, davalının savunmasının aksinin ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından ispat olunamadığı, sübut bulmayan davanın reddi yönündeki mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.