12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2022/2890 E. , 2024/2745 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacı vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin haksız gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000 TL maddi ve 100.000 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile ödenmesine ilişkin talebinin kısmen kabulü ile 600 TL maddi ve 800 TL manevi tazminatın gözaltı tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacı hakkında terör örgütü propagandası yapmak suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararı verildiği, denetim süresinin temyiz incelemesi sırasında dolduğu dikkate alınarak, bahse konu kamu davasının neticesi araştırılarak, başka bir hükümden mahsup kararı verilip verilmediği de tespit edilerek tazminat davasının şartlarının değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Davacı vekilinin temyiz sebepleri; davacı hakkında mahsup işleminin yapılmadığına, bu nedenle sembolik hükmedilen tazminat miktarlarının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. DAVANIN KONUSU
İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/139 Esas – 2017/495 Karar sayılı ceza dosyası kapsamında, davacının silahlı terör örgütüne üye olma, patlayıcı madde bulundurma suçundan 07/01/2017 tarihinde gözaltına alındığı, 09/01/2017 tarihinde tutuklandığı, 18/07/2017 tarihinde tahliye edildiği, yapılan yargılama sonunda beraatine hükmedildiği, beraat hükmünün 06/12/2017 tarihinde kesinleştiği, tutuklama tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK'nın 142. maddesinde öngörülen süre içinde yetkili ve görevli mahkemeye davanın açıldığı, davacı hakkında aynı konuda açılan davanın bulunmadığı, tutukluluk süresinin infaz gördüğü ve davacının gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin mahsup edildiği, kanunda öngörülen yasal şartların oluştuğu belirlenerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kısmen kabul edilen davada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davacı vekilinin sair temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
Davacı hakkında Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, 2017/139 Esas– 2017/495 Karar sayılı karar ile, silahlı terör örgütüne üye olma, patlayıcı madde bulundurma suçlarından beraat, terör örgütü propagandası yapmak suçundan ise verilen 1 yıl 15 gün hapis cezası hakkında CMK'nın 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 27.12.2017 tarihinde kesinleştiği ve mahkeme hükmünde belirtilen 3 yıllık denetim süresinin temyiz incelemesi sırasında dolduğu, tutuklama müzekkeresinin incelenmesinde davacının sadece silahlı terör örgütüne üye olma suçundan tutuklandığı anlaşılmakla; 28.11.2017 tarihli kararla davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı açısından, davacının denetim süresine uygun hareket edip etmediğinin araştırılarak, bu hükmün mahkumiyete dönüşmüş olması halinde, beraat ettiği suç bakımından haksız olarak gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin mahsup edilebilirliği söz konusu olacağı, yine davacının adli sicilinde başka mahkumiyet hükmünün olduğu da dikkate alınarak davacının gözaltında ve tutuklu kaldığı sürelerin diğer bir hükümlülüğünden mahsup edilip edilmediğinin araştırılması gerektiğinin gözetilmeyerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca Diyarbakır 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.05.2024 tarihinde karar verildi.