7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2010/1416 E. , 2011/684 K.
"İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 112 ada 26 parsel sayılı 40.824,27 m2 yüzölçümündeki taşınmaz tapu kaydına, miras yolu ile gelen hakka ve paylaşmaya dayanılarak davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., aynı tapu kaydına ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın 283430/1290240 payına yönelik tapu iptal ve tescil davası açmıştır. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacı ...’ın tutunduğu ve tespitte uygulanan 2.4.1974 tarih ve 128 sayılı tapu kayıt malikleri arasında yapılan paylaşım sonucu dava konusu 112 ada 26 parsel sayılı taşınmazın davalı ...’ın babası ...’e düştüğü, ...’in ölümü ile de mirasçıları arasında yapılan paylaşım sonucu davalı ...’a kaldığı, davalı ...’ın dava konusu taşınmaz üzerinde 20 yıla ulaşan zilyetliğinin bulunduğu, davacı ...’ın tapu kaydındaki payını tapu dışı sattığından herhangi bir hakkının bulunmadığı gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma soruşturma hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Davacı ...’ın tutunduğu ve tespitte uygulanan tapu kaydının dava konusu taşınmaza uyduğu yönünde yanlar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, tapu kaydı malikleri arasında paylaşmanın yapılıp yapılmadığı, paylaşma yapılmış ise dava konusu taşınmazın kime düştüğü ve tespit tarihine kadar paylaşmanın bozulup bozulmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak tapu dışı paylaşmadan sonra tapuda yapılan pay satışı paylaşmayı bozar. Bu şekilde yapılan pay satışının zeminde yapılan paylaşma sonucu kendisine düşen taşınmazın satışına ilişkin olması bu kuralın istisnasıdır.
Davacı ..., babası ...’dan miras yolu ile gelen payını sattığını, sonradan tapuda kayden satın aldığı payını ise satmadığını öne sürmüştür. Yerel bilirkişiler, davacı tarafın köydeki bütün taşınmazlarını 1968 yılında amca çocukları ..., ... ve ...’a haricen satarak zilyetliklerini teslim ettiklerini beyan etmelerine karşılık, tespit bilirkişileri tespit tutanağında davacı tarafın köydeki taşınmazlarını 1986 yılında haricen sattığı şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için mahkemece önceden dinlenen yerel bilirkişiler, tespit bilirkişileri, taraf tanıkları ve uzman fen bilirkişi hazır olduğu halde dava konusu taşınmazın başında yeniden keşif yapılmalı, tapu kayıt malikleri arasındaki paylaşmanın ne zaman yapıldığı, hangi tapu kayıt malikine hangi taşınmazın düştüğü, davacı tarafın amca çocukları ..., ... ve ...’a yaptığı harici satıştan önce mi yoksa sonra mı tapuda kayden pay satın aldığı, davacı tarafından yapılan harici satıştan sonra kayden pay almış ise tapu kayıt malikleri arasında yapılan paylaşmanın bozulup bozulmadığı üzerinde durulmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan 91,05 TL harcın istek halinde davacı ...’a iadesine, 14.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.