7. Ceza Dairesi
7. Ceza Dairesi 2023/15824 E. , 2024/10945 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, karar tarihinde başka suçtan cezaevinde hükümlü olan sanığın SEGBİS sistemi ile hazır bulunduğu duruşmada hükmün tefhim edilmesine rağmen 5271 sayılı Kanun'un 263 üncü maddesi gereğince hüküm fıkrasında "tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek kanun yollarına başvurulabileceği" belirtilmediğinden sanığın yanıltıldığının anlaşılması karşısında, gerekçeli kararın 03.09.2022 tebliği üzerine hükmü 05.09.2022 tarihinde temyiz eden sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; Yasada lehine olan hükümlerden yararlanmasının engellendiğine, atılı suçla ilgili kötü niyetinin olmadığına, küçük olan kardeşleriyle kendisinden başka ilgilenecek kimse olmadığından ailesini ekonomik olarak düzlüğe çıkarttıktan sonra kendi rızasıyla giderek Birliğine teslim olduğuna, tekerrüre esas teşkil eden bir suçunun bulunmamasının göz önünde tutulmadığına ve beraat kararı verilmesi talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
1.Sanık savunmasına, bozma ilâmına ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın askerlik hizmetini yerine getirmekte iken Gelibolu İlçe Devlet Hastanesinin 03.10.2016 tarihli ve 1.232 sayılı istirahat raporu uyarınca 30 gün süreyle memleketine gönderildiği, istirahat süresinin bitiminde Çanakkale-İstanbul arası bir gün dönüş yol süresi tanındığında 03.11.2016 tarihine kadar Birliğine katılması gerekirken askerlik hizmetine tercih edilebilecek bir mazereti olmaksızın Birliğine katılmadığı, bir süre sonra 16.11.2016 tarihinde kendiliğinden birliğine katıldığı, bu şekilde sanığın 03.11.2016-16.11.2016 tarihleri arasında izin (hava değişimi) tecavüzü suçunu işlediği anlaşıldığından, sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gelibolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2022/225 Esas, 2022/281 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
05.12.2024 tarihinde karar verildi.