4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Kayıt Kabul davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ---------- sayılı kararı ile ----------Ş. isimli şirketin iflasına karar verildiğini, bu karar doğrultusunda --------- İcra (İflas) Müdürlüğü nezdinde ---------- iflas numaralı dosyası ile iflas işlemleri başladığını, müvekkili bankanın müflis şirketten 24/01/2013 tarihli Kredi Sözleşmesi nedeniyle alacağı bulunduğunu, --------- İflas Müdürlüğü --------- iflas sayılı dosyasına alacak kaydına ilişkin başvuruda bulundularını, başvuru esnasında 24/01/2013 tarihli Kredi Sözleşmesi ve 24/01/2013 tarihli 85.000.000 USD tutarlı senet sunulduğunu, ancak iflas müdürlüğü tarafından işbu başvuru ile iflas masasına kaydı talep olunan alacakları hakkında 29.05.2017 tarihinde şirket yetkilisi ---------- tarafından 102.080.000 TL alacakları kabul edildiği halde red kararı verildiğini, davalı İflas İdaresi tarafından süresinde gerekli tüm belgeler ile yapılan usulüne uygun başvuruya rağmen taraflarına 14.06.2017 tarihinde tebliğ edilen yazıya göre---------- sıra numarası ile kaydedilen müvekkil banka alacağının yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile reddedildiğini, iflas idaresi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira müvekkil bankanın alacağının konusu müflis şirketle akdedilen Kredi Sözleşmesi olup İİK'nin 195. Maddesinde yazılı olan “Borçlunun gayri taşınır mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur” hükmü uyarınca -----------Ş. şirketinin iflasının açılmasıyla birlikte müvekkil bankanın alacağının muaccel hale geldiğini, bu nedenlerle, ---------- İflas Müdürlüğü ----------- İflas sayılı dosya kapsamında İflas İdaresi tarafından reddedilen alacaklarının kabulüne ve iflas masasına öncelikli alacak olarak kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, 5718 sayılı MÖHUK'un 48. Maddesine göre Türk Mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya takipte bulunan yabancı gerçek veya tüzel kişiler teminat göstermek zorunda olduğunu, davacının idare merkezi ------------ dışında bir ülkede olan tüzel kişilik olduğundan, muafiyete tabi değil ise MÖHUK madde 48 uyarınca teminat göstermekle yükümlü olduğunu, davacının teminat göstermek zorunda olup olmadığının resen gözetilen dava şartlarından biri olduğunu, bu nedenle teminat şartı yerine getirilmemiş ise davanın reddi gerektiğini, İ.İ.K. 223 ve 235. maddeleri uyarınca iflas idaresinin ret kararlarına ve sıra cetveline itiraz (kayıt-kabul) davaları tebliğden veya sıra cetvelinin ilanı tarihinden itibaren on beş (15) gün içerisinde ticaret mahkemesinde açılması gerektiğini, bu nedenle öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığı incelenmesi, dava süresinde değil ise reddine karar verilmesi gerektiğini, iflas dosyasında henüz ikinci alacaklılar toplantısının yapılmadığını, davacı şirketin iflas masasına ----------- no'lu kayıt ile 125.810.552.48 TL alacak kayıt isteminde bulunduğunu, iflas İdaresinin davacının alacak kayıt isteminin reddine karar verdiğini, davacının alacak kayıt talebinin iflas idaresinin "sunulan belgeler ile müflisin beyanı dikkate alındığında, belgeler alacağın varlığını tevsik edici nitelikte bulunmadığından ve yargılamayı gerektirdiği" gerekçesi ile reddedildiğini, İflas İdaresinin bu kararının haklı ve yerinde olduğunu, İİK gereğince alacağı kabul etmenin mümkün olmadığını, sunulan belgeler ile alacağın kesin ve tam olarak belirlenmesinin mümkün olmadığını, tarafların ticari defterlerinin incelenmesi gerektiğini, sadece müflis şirket yetkilisinin beyanı dikkate alınarak alacağın kabulüne karar verilemeyeceğini, iflas idaresinin alacağı kabule yeterli bulmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN VE UYUŞMAZLIK KONULARININ TESPİTİ, DELİLLER, DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ:1-Davanın ve uyuşmazlık konularının tespiti: Dava, İİK'nin 235. maddesi uyarınca davacı alacağının iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir.Ön inceleme duruşmasına kadar taraflar arasındaki uyuşmazlığın; A)Davacının davalı müflis şirketten alacaklı olup olmadığı, B)Alacaklı ise alacak miktarının ne kadar olduğu noktalarında toplandığı tespit olunmuştur.
2.Hukuki açıklama: İİK'nin 235. maddesi uyarınca, sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. Bu davada, iflas idaresi müflis şirketi temsilen hasım konumundadır. Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları davalar olup, genel mahkemelerdeki alacak davalarından farkı, süreye tabi olması, yetkinin kesin yetki olması, ticaret mahkemesinin görevli olması ve İİK'nın 235/3. maddesine göre basit yargılama usulünün uygulanmasıdır. Diğer yandan, genel mahkemelerde görülen alacak davası esnasında davalının iflasının açılması halinde dava, kendiliğinden kayıt kabul davasına dönüşür.İflasta kayıt kabul davalarının masraf verilmediği takdirde ilandan itibaren İİK'nın 235. maddesi uyarınca 15 gün içinde açılması gerekir. Bankaların kredi faiz oranlarının belirlenmesi ile ilgili olarak, bilindiği üzere, 01.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 30.6.1987 tarih ve --------- sayılı Kararname ve bu Kararname’ye ilişkin 19.02.1991 tarih ve ----------- sayılı ---------- yayınlanan ---------- no.lu----------- Tebliğinin 2. ve 4. maddelerinde bankaların mevduat ve kredilere uygulayacakları azami faiz oranlarını vade ve türlerine göre serbestçe tespit etmeleri, bu şekilde tespit edilen mevduat ve kredi faiz oranlarını ve bunların yürürlük tarihlerini banka şubelerinde ilan etmeleri, ayrıca bu faiz oranlarını ------------ bildirmeleri esası getirilmiştir. Bu yeni düzenlemeye göre, belirli istisnalar haricinde (Reeskont kredileri ve Kredi kartları faizleri gibi), kredi işlemlerinde alınacak faiz oranları vade ve türlerine göre bankalarca serbestçe tespit edilmektedir.
3.Deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hukuki nedenler ve sonuç: Dava, basit yargılama usulüne tabi olup, dilekçelerin teaitisi tamamlandıktan sonra, yöntemine uygun duruşma açılmış, kanıtlar toplanmak suretiyle ve konusunda uzman akademik ünvanlı muhasip bilirkişiden rapor ve ek rapor alınmış, ancak alınan rapora taraflarca yapılan itirazın değerlendirilmesi için daha önceki muhasip bilirkişinin yanına akademik ünvanlı nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişiye tevdi edilmek ve bu suretle farklı branşlardan oluşturulan iki kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle uyuşmazlığın çözümü yoluna gidilmiştir. Dosyaya sunulan evraklardan, davacı banka ile dava dışı -----------, yine dava dışı ------------ ve davalı ---------Ş. arasında 1 adet İşe Yönelik Kredisi Sözleşmesi imzalandığı anlaşılmıştır. Bu Kredi Çerçeve sözleşmelerinde dava dışı -------- ve ----------- müşterek borçlu-müteselsil kefil sıfatıyla imzaları bulunmaktadır. Dolayısıyla kefillerin anılan sözleşmelerden dolayı toplam 80.000.000 USD sorumluluğu bulunmaktadır.Davacı banka, müflis şirketten 24 Ocak 2013 tarihli Kredi Sözleşmesi sebebiyle 125.810.552,48 TL alacaklı olduğunu beyan ederek bu alacağın sıra cetveline kaydedilmesi için müflis şirket iflas idaresine başvurmuş, müflis şirket iflas idaresi ise "alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği" gerekçesiyle alacak kayıt talebini reddetmiştir. Davacı banka, talep ettiği alacağın dayanağı olarak 24 Ocak 2013 tarihli Kredi Sözleşmesini ve 85.000.000 USD bedelli bonoyu göstermiştir. Muhasip bilirkişi ----------- tarafından düzenlenen27/07/2018 tarihli kök ve 16/01/2019 tarihli ek raporlarda ayrıntıları gösterildiği üzere davacı bankadan kullanılan toplam 24 adet krediden dolayı 49.740.842 ABD Doları tutarlı kredi kullanıldığı tespit edilmiştir. Dosya içeriğindeki hesap hareketleri neticesinde kredilerden dolayı davalının toplam borcunun 38.822.010,83 ABD Doları olduğu hesaplanmıştır.Dava konusu alacakla ilgili olarak ----------- İcra ve İflas Müdürlüğünün ------------ iflas sayılı dosyasıyla takip devam etmektedir. Davacı tarafından 125.810.552,48 TL tutarında alacak talebinde bulunulmuştur. Muhasip bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde; toplam alacak tutarı 38.822.010,83 ABD Doları olarak hesaplanmıştır. Borçlunun iflas tarihi 09.11.2016 tarihidir. 09.11.2016 tarihinde --------- efektif döviz satış kuru 3,197 TL’dir. Buna göre bilirkişi ------------ tarafından alacak miktarı (38.822.010,83 x 3,197 =) 124.113.968,62 TL olarak hesaplanmıştır. Akademik ünvanlı muhasip bilirkişinin düzenlediği kapsamlı teknik kök ve ek raporla, itirazlar üzerine heyete dahil edilen yine akademik ünvanlı nitelikli hesaplamalar uzmanı bilirkişi ile birlikte düzenlenen ikinci ek rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve yeterli bulunduğundan hükme esas alınmıştır. Davalı ---------Ş. iflas idaresi vekilinin, 08.08.2018 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde, müflis şirket defterleri üzerinde inceleme yapılmadığını, alacak miktarının tespiti için ticari defterlerin de incelenmesi gerektiği, raporda müflis şirkete kullandırılan krediler 24 adet olarak tarih belirtilmek suretiyle belirlendiğini, dosyada yer alan hesap hareketlerine ait açıklamaya yer verilmediği, yabancı menşeili şirketin sunmuş olduğu belgeler üzerinde yapılan inceleme sonucunda oluşturulan raporun incelemeye elverişli olmadığı, hesap hareketlerine yer verilmemesi eksiklik teşkil ettiği, kullanılan krediler ve yapılan ödemelere itirazlarının olduğunu, iflas tarihinden sonra ticari temerrüt faizine itirazlarının olduğunu, alacak kaydının ancak anapara üzerinden yapılabileceği, raporda belirtilen faiz oranlarının kabul edilmediği belirterek bilirkişi raporuna itiraz edilmiştir.Dosyada, davacı tarafından ilgili kredi sözleşmesinin kat edildiğine ilişkin herhangi bir belge bulunmamaktadır. Bu noktada davacı vekili, iflas kararı ile birlikte alacağın muaccel hale geldiğini, bu durumun İİK m. 195’te hükme bağlandığını ileri sürmektedir. Davacının bu beyanlarına karşılık davalı iflas idaresi vekili, kredi sözleşmesinin varlığının, alacağın ispatı için yeterli olmadığı, müflisin ticari defterlerinin de incelenmesi gerektiğini beyan etmiştir. Bu beyan çerçevesinde araştırılması gereken husus, davacının sunduğu veriler kapsamında alacağın varlığının ispatının mümkün olup olamayacağıdır. Bu kapsamda incelenmesi gereken ilk belge, alacağın temelini teşkil eden 24 Ocak 2013 tarihli Kredi Sözleşmesidir. Söz konusu kredi sözleşmesi incelendiğinde, borçlulardan birinin müflis davalı şirket olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtildiği üzere muhasip bilirkişi ------------ tarafından düzenlenen 27/07/2018 tarihli bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere, ilgili kredi sözleşmesi gereğince kullandırılan kredi tutarı 49.740.842 ABD Doları'dır. Yine aynı rapordan tespit edilebileceği gibi, dosya içeriğindeki hesap hareketleri neticesinde kredi kullanımlarından ötürü ortaya çıkan borç tutarı 38.822.010,83 ABD Doları'dır. Bu krediler davalı müflis şirket tarafından değil, kredi sözleşmesinin diğer borçluları olan dava dışı ----------- ve ---------- tarafından kullanılmıştır. Her ne kadar davalı tarafın ödeme iddiası olduğu taktirde dava dışı yurt dışı menşeili şirketlerin ticari defterlerinin incelenebilmesi mümkün ise de davalı vekilinin iddiası "kesin olarak ödeme yapıldığına" ilişkin olmayıp, soyut olarak "ödeme yapılmış olabileceği" şeklinde olduğundan ve defterlerin incelenmesi sonuca etkili olmadığından, davalı iflas idaresi vekilinin bu yöndeki talebi kabul edilmemiştir. Zira, 24 Ocak 2013 tarihli Kredi Sözleşmesinde borçlu sıfatıyla yer alan davalı müflis şirket, krediyi kullanan dava dışı iki şirketin kredinin kullanımından kaynaklanan borçlarından dolayı hukuken sorumluluk taşımaktadır. Davalı müflis şirketin ticari defterlerinin incelenmesi halinde de bu kredi sözleşmesinden kaynaklanan borç miktarının tespit edilebilmesi mümkün olamayacaktır. Çünkü, yukarıda ifade edildiği gibi, söz konusu krediler müflis şirket tarafından kullanılmamıştır. Bu nedenle, davacı bankanın dosyaya sunduğu belgelerle alacağın varlığını ispat ettiği kanaatine varılmıştır.
Buna göre, davalının itirazına konu şekilde "alacağın davacının iddia ettiği kadar veya hiç olmadığını" bu iddiayı ileri süren davalı müflis şirket iflas idaresinin ispatlaması gerekmektedir. Davalı iflas idaresi dosyaya bu yönde bir bilgi ve belge sunmamıştır. Yine, müflis şirket kanuni temsilcisinin borcun 102.080.000,00 TL’lik kısmını kabul etmesi iflas idaresini bağlamadığı gibi işbu davaya da herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. Dosya kapsamından, davalı müflis şirketin, 24 Ocak 2013 tarihli Kredi Sözleşmesi ile aynı tarihte tanzim edilen bono ile de davacı bankaya karşı 85.000.000 USD borçlandığı görülmektedir. Söz konusu bonoda ---------- ve ---------- aval veren sıfatıyla imzaları bulunmaktadır. Bu bakımdan ilgili bononun, kredi sözleşmenin teminatı amacıyla davacı banka lehine tanzim edildiği düşünülmektedir.
Sonuç olarak, davacı bankanın kredi sözleşmesinden kaynaklanan iflas tarihi itibariyle (09/11/2016) mevcut alacağının 38.822.010,83 ABD Doları olduğu, söz konusu yabancı para alacağının iflas tarihi itibariyle Türk Lirası'na çevrilmesi gerektiği, 09/11/2016 tarihinde --------- efektif döviz satış kurunun 3,197 TL olması sebebiyle, davacının sıra cetveline kaydedilmesi gereken alacağının 124.113.968,62 TL olduğu, bu alacağın kat edilmesine ilişkin dosyada herhangi bir belge bulunmaması sebebiyle İİK'nin 195. Maddesi gereğince iflas tarihi itibariyle bu alacağın muaccel olduğunun kabulü gerektiği, iflas sonrası faiz bakımından da her ne kadar İİK m. 196’da ticari olmayan işlerdeki faizin talep edilebileceği hükme bağlanmış ise de, yine aynı maddenin son fıkrası gereğince bu faiz ödemesinin tüm ana paraların ödenmesi sonrasında yapılacak olması nedeniyle iflas sonrası dönem için Mahkememizce faize hükmedilemeyeceği kanaatine varıldığından, davanın kısmen kabulü ile; davacı Bankanın, ---------Ş.'den iflas tarihi itibariyle 124.113.968,62 TL alacağı olduğunun tespiti ile alacağın ----------- İcra ve İflas Müdürlüğünün ------------ esas sayılı dosyasında müflis şirket masasına kayıt ve kabulüne, davacının fazlaya ilişkin talebin reddine ilişkin mahkememizce verilen 08/07/2020 tarih ve --------- Esas - --------- Karar sayılı karar yasal süresinde katılma yolu ile davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. --------- sayılı ilamıyla "DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava,
İİK'nun 235. Maddesi gereğince açılan kayıt kabul davasıdır.
İİK 235. maddede, sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren 15 gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecbur oldukları, 223’üncü maddenin üçüncü fıkrası hükmünün mahfuz olduğu belirtilmiştir. Maddede düzenlendiği üzere, sıra cetveline itiraz davası açma süresi 15 gündür. Süre, sıra cetvelinin ilanından itibaren başlar.
İİK 166. maddedeki gazetelerde yapılan ilanlardan en son ilan tarihinden itibaren işlemeye başlar. İflas masasına alacak yazdırırken, tebligatı kabulü elverişli adres gösterilerek, ------------ çıkarılan tarifede gösterilen yazı ve tebliğ giderlerini avans olarak vermek suretiyle, iflas idaresince alınacak kararların kendisine tebliğ edilmesini istemiş olan alacaklılara, alacaklarının kabul veya ret edildiği ayrıca tebliğ edilir (İİK 223. M). Bu alacaklılar için sıra cetveline itiraz davası açma süresi, sıra cetvelinin ilanından itibaren değil, bu tebligatın yapıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. İş bu davanın, masaya kayıt için başvurunun reddinden itibaren 15 gün içinde açılması gerekir, bu süre hak düşürücü süredir. Somut davada, Mahkemece iflas masası ile yazışma yapılmış olup, davacının 8 nolu alacak kayıt numarası alarak 15.02.2017 tarihli dilekçesi ile 125.810.552,48TL miktarlı alacak kayıt talebinde bulunduğu ve tebliğ gideri avansının hesabına yatırıldığı, davacının talep ettiği alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile iflas idaresince reddedildiği, sıra cetveli ve masa kararının alacaklı vekiline 14.06.2017 Tarihinde tebliğ edildiği, davanında 28.06.2017 tarihinde açıldığı ve süresinde olduğu belirlenmiştir. Müflis şirket hakkında------------ esas sayılı dosyasından 09.11.2016 günü saat 14.00 itibari ile iflasına karar verildiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında, davacı banka ile müflis şirket arasında genel kredi sözleşmelerinin bulunduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık yoktur. İstinafa konu uyuşmazlık, davacının alacak kalemlerinin yerinde olup olmadığı hükme esas alınan bilirkişi raporlarının ve kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir. Mahkemece uyuşmazlık ile ilgili bilirkişi raporu alındığı görülmüştür. Somut davada, 24/01/2013 tarihli sözleşmenin noter onaylı tercümesi dosyada yer almadığından, borca konu kredi sözleşmesinde banka kayıtlarının kesin delil teşkil edeceğinde dair bir düzenlemenin bulunup bulunmadığı anlaşılamamıştır. Bu nedenle 24/01/2013 tarihli sözleşmenin yeminli tercüman tarafından tercüme edilmiş ve usulen onanmış örneklerinin Mahkemeye sunulması gerekmektedir. Mahkemece, davacı bankanın ticari defter ve kayıtları incelenmeden, sadece davacı tarafından sunulan hesap hareketleri ve davalı müflis şirket kayıtları incelenerek düzenlenen bilirkişi raporu esas alınarak hüküm tesis edilmiştir.
Bilirkişi raporunda, davalı müflis şirketin kredileri kullanan şirket olmaması, krediyi kullanan şirketlerin dava dışı ----------- ve ------------ şirketleri olması nedeniyle davalı müflis şirketin kayıtlarında bir bilgiye rastlanmadığı belirtilmiştir.
TTK'nun 83.maddesi gereğince, ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına resen ve taraflardan birinin istemi üzerine karar verebileceği düzenlenmiştir. Yine HMK 222/1 maddesinde "mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" şeklinde düzenlenme yer almaktadır.
HMK'nın 219. maddesi uyarınca taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Eldeki davanın ticari bir dava olduğu ihtilafsızdır. Eldeki davada ispat yükü davacıda olup; davacı tarafından sunulan hesap hareketleri tek başına alacağı ispata yeterli olmayıp, alacağa dayanak davacı defter ve kayıtların da incelenmesi gerekmektedir. Bu nedenle davacı banka vekiline öncelikle 24/01/2013 tarihli sözleşmenin yeminli tercüman tarafından tercüme edilmiş ve usulen onanmış örneklerini sunması için kesin süre verilmesi, yine davacı vekiline TTK 83,
HMK 219 ve HMK 222. Maddeleri gereğince uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtlarının yeminli tercüman tarafından tercüme edilmiş ve usulen onanmış örneğini sunması için usulüne uygun kesin süre verilmesi, sunulduğunda taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri ve davacı banka ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak denetime elverişli rapor düzenlenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken buna ilişkin bir inceleme yapılmaması isabetli görülmemiştir. Bu nedenle davalı müflis iflas idaresinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmüştür. Diğer taraftan davacı bankanın ---------- uyruklu olduğu ve ---------- devletinin ---------- Sözleşmesine taraf olması sebebi ile teminat muafiyetinin bulunduğu anlaşılmakla davalı müflis iflas idaresinin bu yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, kaldırma nedenine göre davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden şimdilik karar verilmesine yer olmadığına, Dairemizin kararına uygun şekilde yargılama yapıldıktan sonra yeniden karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine" karar verildiği görülmüştür.
Davacı banka vekiline, 24/01/2013 tarihli sözleşmenin yeminli tercüman tarafından tercüme edilmiş ve usulen onanmış örneklerini ile TTK 83, HMK 219 ve 222. Maddeleri gereğince uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtların yeminli tercüman tarafından tercüme edilmiş ve usulen onanmış örneklerini sunması için süre verilmiştir.
Davacı vekili, müvekkili Bankanın ----------- mukim bir banka olduğundan, ilgili ülke kanunlarına göre ----------- yerleşik şirketlerdeki/bankalardaki gibi ticari defter tutulmamakta olup "ticari kayıt" şeklinde bilgi ve belgelerin resmi kaydı sağlanmakta olduğundan ilgili döneme dair kayıtları Mahkeme'nin dikkatine sunulduğunu, taraflarınca işbu dilekçe ekinde Müvekkili Banka'dan istenen bilgi ve belgelerin apostil şerhli olarak yeminli tercüman onaylı ve noter tasdikli şekilde, orijinalleri ve tercümanları olmak üzere Mahkeme'ye sunulduğunu bildirmiştir. Dosyanın konusunda uzman 2 bankacı ve 1 mali müşavir bilirkişiye tevdi ile istinaf kararı doğrultusunda rapor hazırlamaları istenilmiştir.
Mali müşavir bilirkişi -----------, bankacı bilirkişiler ---------- ve ----------- tarafından 11.12.2024 tarihinde sunulan bilirkişi raporunda özetle; "VII-SONUÇ VE KANAAT Taktiri münhasıran Sayın Mahkemeye ait olmak üzere gerekçeleri raporumuzda detaylı olarak açıklandığı üzere; 1-) Davacı ----------- ile Dava dışı firma ------------, Dava dışı ---------- ve Davalı ---------Ş. arasında 24.01.2013 tarihinde İŞLEM BAZLI KREDİ SÖZLEŞMESİ (Proje Bazlı Nakdi Kredi Anlaşması) akdedilmiş olup, imzalanan sözleşme kapsamında firmaya 80.000.000,00 USD toplam kredi tutarı tanımlanması için taraflar anlaşmaya vardığı, Kredi Sözleşmesinde borçlu sıfatıyla yer alan davalı müflis şirketin krediyi kullanan dava dışı iki şirketin kredinin kullanımından kaynaklanan borçlarından dolayı hukuken sorumluluk taşıdığı, 2-) Davacı ---------- ----------- kayıt numarası ile 125.810.552,48 TL Alacak kaydı yaptırıldığı, iflas idaresince alınan kararda alacağının yargılamayı gerektirmesi sebebi ile tamamının reddedildiği, 3-) Davacı bankanın iflas tarihi 09/11/2016 itibariyle, 24 Ocak 2013 tarihli Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağının 38.791.116,90 USD olduğu, söz konusu yabancı para alacağının iflas tarihi itibariyle (38.791.116,90 x 3.1970=) 124.015.200,7293 TL olarak hesaplandığı, 4-) Davacı bankanın ----------- mukim bir banka olması nedeniyle tabi olduğu kanunlar gereği ----------- yerleşik şirketler ve bankaların tutmakla zorunlu olduğu ticari defterler gibi defter tutulmadığı yönünde beyanda bulunduğu, 5-) Tarafların masraf, vekalet ücreti, tazminat ve benzeri diğer taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirleri içinde kaldığı, Yukarıda yapmış bulunduğumuz açıklamalar sonucunda, tüm bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi ve 6100 sayılı HMK'nın 266/c.2 hükmü uyarınca bilcümle hukuki takdir ve tavsif sadece Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, kanaatimizi arz ederiz." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.
DAVANIN VE UYUŞMAZLIK KONULARININ TESPİTİ, DELİLLER, DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ NEDENLER VE SONUÇ:Dava,
İİK'nun 235. Maddesi gereğince açılan kayıt kabul davasıdır. Davacı ---------- ile dava dışı firma ----------, dava dışı firma ------------ ve davalı ... arasında 24.01.2013 tarihinde İşlem Bazlı Kredi Sözleşmesi (Proje Bazlı Nakdi Kredi Anlaşması) akdedildiği, imzalanan sözleşme kapsamında firmaya 80.000.000,00 USD toplam kredi tutarı tanımlanması için tarafların anlaşmaya vardığı, Kredi Sözleşmesinde borçlu sıfatıyla yer alan davalı müflis şirketin krediyi kullanan dava dışı iki şirketin kredinin kullanımından kaynaklanan borçlarından dolayı hukuken sorumluluk taşıdığı, davacı bankanın iflas tarihi 09/11/2016 itibariyle, 24 Ocak 2013 tarihli Kredi Sözleşmesinden kaynaklanan alacağının 38.791.116,90 USD olduğu, davacı --------- 15/02/2017 tarihinde ---------- kayıt numarası ile 125.810.552,48 TL alacak kaydı başvurusu yaptığı, iflas idaresince alınan kararla alacağın yargılamayı gerektirmesi sebebi ile reddedildiği, iflas davalarının kamu düzenini ilgilendiren davalardan olması ve mahkemece kayıt kabulüne karar verilecek miktarın diğer alacaklıların alacak miktarlarını ve haklarını da etkileyecek olması sebebiyle, davacının müflis şirketten olan alacağının iflasın açıldığı tarihteki ---------- Bankasının efektif satış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek masaya kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerektiği, öte yandan, kayıt kabul davalarında genel ilke iflas tarihine kadar olan yasal faizin hesaplanıp, işlemiş faizi ile birlikte kaydı gereken toplam alacak miktarının infazı mümkün ve tereddüde yer vermeyecek şekilde bilirkişi aracılığıyla belirlenmesinden sonra, bu miktar üzerinden iflas masasına kayıt kabulüne karar verilmesi olduğu, bu hususlar ve istinaf kararı göz önünde bulundurularak yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu söz konusu yabancı para alacağının iflas tarihi itibariyle (38.791.116,90 x 3.1970=) 124.015.200,7293 TL olarak hesaplandığı, sözleşmenin 15. Maddesi gereği davacı banka kayıtlarının davalı tarafça açık ve ikna edici kanıtlar sunulmadığı takdirde doğru ve gerçek kabul edileceğinin kararlaştırıldığı, denetime elverişli bilirkişi raporuyla davacı bankanın, iflas tarihi olan 09/11/2016 tarihi itibariyle davalı ...'nden 124.015.200,73 TL alacağı olduğu tespit edildiğinden davanın kısmen kabulü ile ---------- İcra Dairesi ---------- İflas dosyasında müflis şirket masasına alacağın kayıt ve kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın KISMEN KABULÜ ile;
a)Davacı Bankanın, ...'nden iflas tarihi olan 09/11/2016 tarihi itibariyle 124.015.200,73 TL alacağı olduğunun tespiti ile alacağın ---------- İcra Dairesi --------- İflas dosyasında müflis şirket masasına KAYIT VE KABULÜNE,
b)Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2.Harçlar Kanununa göre alınması gereken 615,40 TL harcın, davacı tarafından peşin yatırılan 31,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 584,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3.Peşin yatırılan 31,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4.Davacı tarafından sarf edilen toplam 32.505,00 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen red oranına göre hesaplanan 32.041,14 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafından sarf edilen toplam 64,50 TL yargılama giderinin davanın kısmen kabul kısmen red oranına göre hesaplanan 0,92 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,
6.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihin yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihin yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının re'sen yatırana iadesine, Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ------------ Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/01/2025