4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2021/26296 E. , 2024/451 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki destekten yoksun kalma tazminatı davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 28.05.2016 tarihinde davacının desteği olan ...'ın sürücüsü olduğu ve davalı ... şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortalı aracın yaptığı tek taraflı kaza sonucu vefat ettiğini, davacının desteğin annesi olduğunu ve kaybı sebebi ile desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek HMK'nın 107 nci maddesine göre şimdilik 500,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; aracın müvekkili şirket tarafından tanzim edilen 14.04.2016-14.04.2017 vadeli zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, davaya konu talep karşısında müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, zira Trafik
Poliçesi Genel Şartlarının değiştiğini, değişen genel şartlar ile A.6 Teminat Dışında Kalan Haller d maddesinde açıkça destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat dışında olduğunun belirtildiğini, bu nedenlerle davaya konu talebin teminat dışı olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı annenin sigortalı sürücü desteğin sevk ve idaresindeki kendisine ait araçla tek taraflı olarak yapmış olduğu trafik kazasında desteğin %100 kusuru ile tek taraflı olarak 01.09.2017 tarihinde meydana geldiğini, muris ile davalı ... arasında düzenlenen poliçenin teminat başlangıç ve bitiş tarihleri 14.04.2016-14.04.2017 tarihleri olduğu, davalı ... şirketinin sorumluluğunun kapsamı ise 01.06.2015 tarihinde, poliçenin teminat başlangıç tarihi olan 14.04.2016 tarihinden önce yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları’na göre sürücü murisin üçüncü kişi olarak kabul edilemeyeceği, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamında tutulamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; değişen genel şartların işbu davada uygulanmaması gerektiğini, davalı yanca belirtilen değişen ve yürürlük tarihi 01.06.2015 olan yeni genel şartlara paralel hükümlerin Karayolları Trafik Kanunu'nda yer almadığını, değişiklik öncesi Karayolları Trafik Kanunu'nun 90. maddesine göre; 'Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır' denildiğini, 26.04.2016 tarihinde yapılan değişiklik sonrasında ise tazminat taleplerinde genel şartlarda öngörülen usul ve esasların uygulanacağının kabul edildiğini, bu değişikliğin 26.04.2016 tarihinde yapılmış olması nedeniyle Genel Şartların ilgili kanunlara aykırı hükümlerinin, 01.06.2015'ten sonra ancak 26.04.2016 tarihinden önce imzalanmış sözleşme (poliçe) hükümlerine uygulanamayacağını, dava konusu poliçenin de, 26.04.2016 tarihinden önce imzalanmış olduğu ve 14.04.2016 - 14.04.2017 vadeli olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu'nun 92. maddesinin g bendinde 'Hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat talepleri' nin 26.04.2016 tarihinde yapılan değişiklikle zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamı dışında bırakıldığı, dava konusu olayda poliçenin imzalandığı tarihte (14.04.2016 tarihinde), söz konusu değişikliğin yürürlükte bulunmaması nedeniyle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine göre ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla oluşan destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamında olacağı ancak eldeki davada ise, murisin üçüncü kişi olarak kabulünün mümkün olmadığı, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, %100 kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü murisin tam kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında bulunmadığından davanın reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararında hukuka aykırı bir yön olmadığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları.
3.Değerlendirme: Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, somut olayda tam kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü murisin destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında olmadığından ve poliçenin teminat başlangıcı tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanunu'nda destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme de bulunmadığından malik ve sigortalı desteğin davaya konu trafik kazasında tam kusurlu olduğu ve davacıların desteğin idaresindeki aracın sigortacısı olan davalı ... şirketinden destek tazminatı talep etme hakları bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.